Sigortasız traktör kazasında tam kusurlu desteğin mirasçılarının destekten yoksun kalma tazminatı talebinin temyiz incelemesi sonucu reddi.
Özet: Zorunlu mali sorumluluk sigortası bulunmayan iki traktör arasında meydana gelen ve bir kişinin ölümüyle sonuçlanan kazada, ölenin tam kusurlu olduğunun tespit edilmesi üzerine, ailesinin talep ettiği destekten yoksun kalma tazminatı davası hem ilk derece hem de bölge adliye mahkemelerince reddedilmiştir; temyiz incelemesinde, tarafların iddia ve savunmaları ile deliller doğrultusunda, ölenin tam kusurlu olduğu yönündeki gerekçe usul ve yasaya uygun bulunarak davacı vekilinin tüm temyiz itirazları reddedilmiş ve yerel mahkeme kararı onanmıştır.
4. Hukuk Dairesi         2023/6471 E.  ,  2025/15230 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2020/1208 Esas - 2023/263
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2017/967 Esas - 2018/163 Karar
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar dava dilekçesinde; davacılardan ...'ın eşi, diğer davacıların babası olan ...'ın 29.10.2016 tarihinde iki traktörün arasında kalarak hayatını kaybettiğini, kazaya karışan iki traktörün de olay tarihinde Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesi bulunmadığını, olayda müteveffanın bir kusuru olmadığını, davacıların müteveffanın desteğinden yoksun kaldıklarını, kazaya karışan iki traktör yönünden de davalıya başvuru yapıldığını, ancak zararın giderilmediğini belirterek fazlaya ilişkin talep hakkı saklı kalmak kaydıyla davacılardan ... için 500,00 TL, diğer davacılar için 250,00 TL olmak üzere toplam 1.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; kazanın meydana gelmesinde müteveffanın asli ve tam kusurlu olduğunu, bu nedenle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkili tarafından rücu hakkı kullanılacağından ve ödenecek tazminat davacılara rücu edileceğinden alacaklı ve borçlu sıfatının birleştiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; kusur raporu alınmadan desteğin tam kusurlu olduğu yönündeki kabulün yerinde olmadığını, kazaya karışan araçlarda kazaya etki eden bir kusurun bulunup bulunmadığının araştırılması gerektiğini, müvekkillerinin taleplerini doğrudan teminat dışı kaldığına bir kanuni düzenlemenin bulunmadığını, müteveffanın kusurunun destek alacaklılarına yansıtılamayacağını ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davacıların eşi ve babası olan destek ...'ın, olay tarihinde ZMSS poliçesi bulunmayan iki traktör arasında sıkışarak vefat etmesi nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kurallarına, olayın meydana gelmesinde desteğin tam kusurlu olduğunun anlaşılması ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacılar vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda dökümü yazılı temyiz harcının temyiz eden davacılardan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
06.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.