Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, ticari satımdan kaynaklanan itirazın iptali davasında teslimat eksikliği ve ürün kalitesi uyuşmazlığını karara bağladı.
Özet: Bu hukuki evrak, ticari satıştan kaynaklanan alacak nedeniyle davacı tarafından başlatılan icra takibine davalının yaptığı itirazın iptali talebiyle açılan davada, davacının davalıya ticari satıştan kaynaklanan borcunu ödememesi üzerine icra takibi başlattığını, davalının haksız itirazı sonrası kısmi iadeler dikkate alınarak takibin devamını istediğini; davalının ise malların teslim edilmediğini, sipariş fazlası veya ayıplı (eriyen bardaklar gibi) malzemelerin olduğunu ve faturanın borcu tek başına ispatlamadığını savunarak davanın reddini talep ettiğini; tanıkların ise teslimatları teyit ederken, davalının bahsettiği gibi fazla ve ayıplı ürün sorunlarının davacıya bildirildiğini gösteren iddia ve savunmaları ile delilleri özetlemektedir.

T.C. ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/193 Esas - 2026/68

TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
ANKARA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2025/193 Esas
KARAR NO : 2026/68
HAKİM :....
KATİP : ....
DAVACI :....
VEKİLİ : Av.....
DAVALI : ....
VEKİLİ : Av. ....
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 05/03/2025
KARAR TARİHİ : 03/02/2026
GEREKÇELİ KARAR TARİHİ : 05/02/2026
Mahkememizde görülen davanın açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ile aralarındaki ticari satım ilişkisi nedeni ile fatura düzenlendiğini, davalının borcunu ödememesi üzerine .... esas sayılı dosyası ile icra takibi açıldığını, davalının talebi üzerine takipten sonra bir kısım ürünün iade edildiğini ve 36.300,00 TL iade faturası düzenlendiğini, davalının alacağın tamamına haksız itirazı üzerine takibin durduğunu iddia ederek itirazın iptali ile takibin şimdilik 450.000,00 TL üzerinden devamına, alacağın %20'sinden az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili 26/12/2025 tarihli ıslah dilekçesi ile, takibin asıl alacak 539.764,10 TL ve faiz 10.126,22 TL olmak üzere toplam 549.890,32 TL yönünden iptaline karar verilmesini talep etmiştir. İcra takibine vaki itirazın davacı yana 08/01/2025 tarihinde tebliğ edildiği görülmekle davacının ıslah talebinin kabul edilebilir olduğu değerlendirilmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; faturalara konu malzemelerin teslim edilmediğini, faturanın düzenlenmesinin tek başına alacağın varlığını ispatlamayacağını, taraflar arasında cari hesaba ilişkin bir anlaşma da bulunmadığını savunarak davanın reddine ve davacı aleyhine % 20'den az olmamak kaydı ile kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:
Tarafların bildirdiği deliller toplanmış, .... esas sayılı dosyası, BA-BS bildirimleri, faturalar dosya arasına alınmış, taraflara ticari defterlerini sunmak üzere HMK'nun 220. ve devamı maddeleri uyarınca ihtarat yapılarak süre verilmiş, taraflarca sunulan defterler incelenmek üzere bilirkişiye tevdi edilmiştir.
Mahkememizce dinlenen davacı tanığı ..., "Davacı şirkette sevkiyat şoförü olarak çalışıyorum davalı şirkete birden fazla kez teslimat yaptım ... kantinleri bulunmaktadır, malzemeleri kantinde kullanılacak kadar kutuyu teslim ederim orada görevli arkadaşı aracıma alarak psikiyatri bölümündeki depoya kadar gideriz, oradaki malzemeler sayılarak teslim alınır ve temsilcisi faturayı imzalar, ben bizzat 8-9 kez 2024 yılı içerisinde davalıya teslimat yaptım, benim dışında teslimatlar yapanlarda vardır, 2024 yılında ben faturaları .... isimli kişilere imzalattım, bu kişiler teslimat sırasında oradalardı davalı çalışanları olduklarını düşünüyorum, gitmeden önce depo görevlisini arayıp bilgi veriyorduk, ilk sevkiyatta depo görevlisini öğrenip numarasını kayıt edip bu şekilde ulaşıyorduk, davalı yandan iadeye ilişkin herhangi bir talep almaktan zaten bizim iade konusunda yetkimiz yoktur " şeklinde beyanda bulunmuştur.
Mahkememizce dinlenen davalı tanığı ..., "Davalı şirkette tezgah şefi olarak çalışıyorum 2023 yılından beri oradayım, malzemeleri depo yetkilimiz yada o yoksa müdürümüz ve ben teslim alırız, aralık ayında depo yetkilimiz değişmiştir, ismini hatırlamıyorum, sonraki çalışanların isimleri .... isimli arkadaşlarımızdı davacıdan teslimat aldığımızı ben hatırlamıyorum, davacıdan malzeme alırdık, 2024 yılında almıştık, net ne kadar alışveriş yaptığımızı hatırlamıyorum, dava konusu faturalarla ilgili bilgi sahibiyim çünkü faturaları ben toplayıp muhasebeciye teslim ediyordum, dava konusu faturalara konu malzemeler bizim siparişimizden fazla düzenlenip bize teslim edilmeyen malzemeleri içeriyordu, bu nedenle davacı yan ile irtibata geçtik siz elinizdekiler ile idare edin biz size yeni ürün temin edeceğiz dediler, malzemeler eksik olarak teslim edilmiştir, bardaklarda da sorunlar vardı, durumu birden fazla kez bildirdik müşterilerimizden ve bizim personelimizden de bu yönde şikayetler oldu ancak sorunumuz giderilmedi, bardaklar ile ilgili bu sorun 7-8 ay sürmüştür, malzemeler eksik teslim edildiğinde bu hususla muhasebeci yada depocu ilgileniyordu, teslim edilen malzemelerde en çok bardaklarda sorun yaşadık elimizde dağılıyordu poşetlerinde altları delikti, depo sorumlusu arkadaşların isimleri ....'dır," şeklinde beyanda bulunmuştur.
Mahkememizce dinlenen davalı tanığı ..., "Davalı şirkette tezgahtar olarak çalışırım davacı ile aralarında ticari ilişki olduğunu biliyorum, davacı bazen 10 bardak istediğimizde 20 bardak gönderiyordu, bizde iadesini yapıyorduk bardaklarda erime oluyordu, bende bu şekilde teslimat aldım, bu teslimatlar 2024 yılı içerisindeydi, bu şekilde teslimat yapıldığında önce müdürlerimize danışıp sevk irsaliyelerini iade ediyorduk, ne kadar faturanın iade edildiğini hatırlamıyorum, fazla teslimatla ve bardakların erimesi 3 ay kadar sürmüştür, ben depocunun isimlerini bilmiyorum," şeklinde beyanda bulunmuştur.
Mali müşavir ve nitelikli hesap bilirkişisi 06/11/2025 tarihli raporunda özetle, tarafların defterlerinin usulüne uygun olarak tutulduğu ve sahibi lehine delil teşkil ettiği, dava konusu faturanın taraf defterlerinde kayıtlı olduğu ve takip ve dava tarihi itibari ile taraf defterlerinin birbirini teyit ettiği, BA-BS bildirimlerinin karşılıklı olarak yapıldığı, ticari defter kayıtlarına göre davacının takip tarihi itibari ile alacağının 539.765,10 TL olduğu ve TTK'nun 1530. maddesine göre takip tarihine kadar 10.126,22 TL işlemiş faiz talep edebileceği bildirilmiştir. Rapor oluşa ve dosya kapsamına uygun bulunarak hükme esas alınmıştır.
DEĞERLENDİRME:
Dava, satış sözleşmesine dayalı fatura alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Tüm dosya kapsamının değerlendirilmesinde, faturaya konu malı teslim almadığına ilişkin davalı savunmasına karşın, tarafların ticari defterleri üzerinde yapılan incelemede her iki taraf defterinde davaya konu faturanın kayıtlı olduğu ve defterlerin alacak/borç hususunda birbirini doğruladığı, faturaların üzerinde "sevk irsaliyesi yerine geçer" ibaresinin bulunduğu, takibe konu faturaların üzerinde teslim alan kısımlarında davalı tanıklarının beyanında adı geçen teslimle yetkilendirilmiş depo görevlilerinin adının bulunduğu, bir adet faturada isim ve imza bulunmadığı ancak tarafların karşılıklı olarak BA-BS bildirimlerinin yapılmış olduğu, bu hali ile teslim iddiasının karine olarak sübut bulduğu, davalı tarafça aksinin ispatına elverişli delil sunulmadığı, ayıp hususunda cevap dilekçesinde bir savunma bulunulmadığı, savunmanın genişletilmesine davacının açık muvafakatinin bulunmadığı, bu hali ile icra takibine ve davaya konu edilen asıl alacak yönünden davalının itirazının yerinde olmadığı değerlendirilmiştir.
Alacağın faturadan doğması ve temerrüt ile vadeye ilişkin taraflar arasında bir sözleşme bulunduğuna ilişkin dosyada delil bulunmasa dahi, faturaların taraf defterlerinde kayıtlı olduğu dikkate alındığında TTK'nun 1530/4 maddesi uyarınca işlemiş faizin bilirkişi tarafından hesaplandığı ve icra takibinde talep edilen işlemiş faize ilişkin davalı itirazının ıslah dilekçesi doğrultusunda yerinde olduğu değerlendirilmiş olup buna ilişkin olarak davanın kabulüne karar vermek gerekmiş, alacak faturadan kaynaklandığından likit olduğu değerlendirilerek davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
DAVANIN KABULÜ İLE,
Davalının .... esas sayılı icra takibine yapmış olduğu itirazının iptali ile, takibin 539.764,10 TL asıl alacak ve 10.126,22 TL işlemiş faiz üzerinden devamına,
Alacağın %20’si oranında hesaplanan 109.978,06 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Alınması gereken 37.563,00 TL harçtan peşin alınan 4.834,12 TL peşin ve 1.705,88 TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye 31.023,00 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat KAYDINA,
4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak Hazine'ye irat KAYDINA,
Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 87.982,45 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
Davacı tarafından yapılan ve UYAP sisteminde kayıtlı toplam 11.000,00 TL yargılama gideri ve toplam 6.540,00 TL peşin ve ıslah harcının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde .... Bölge Adliye Mahkemesi'ne başvurmak suretiyle istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.03/02/2026
Katip .... Hakim ....
¸¸ ¸¸