Nitelikli dolandırıcılık suçundan ilk derece mahkemesince verilen mahkumiyetin Bölge Adliye tarafından beraate çevrilmesinin ardından Yargıtay, beraat hükmünü onadı.
Özet: Nitelikli dolandırıcılık suçundan ilk derece mahkemesince mahkumiyet kararı verilen sanık hakkında, istinaf mahkemesi suçun sanık tarafından işlenmediği gerekçesiyle hükmü kaldırarak beraat kararı vermiş; katılan vekilinin temyiz başvurusu üzerine yapılan incelemede, istinaf mahkemesinin beraat kararında hukuka aykırılık bulunmadığına kanaat getirilerek, söz konusu kararın onanmasına hükmedilmiştir.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2018/2649 E., 2019/216 K.SUÇ : Nitelikli dolandırıcılıkHÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : OnamaYapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇA. İlk DereceAydın 1. Ağır Mahkemesinin, 02.10.2018 tarihli ve 2018/527 Esas, 2018/657 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 158/1-e, 168/2, 62/1 ve 52/2,4maddeleri uyarınca 1 yıl 3 ay hapis ve 160,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.B. İstinafİzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile duruşma açılmaksızın yapılan inceleme neticesinde, İlk Derece Mahkemesinin kararı kaldırılarak, yüklenen suçun sanık tarafından işlenmediğinin sabit olduğu gerekçesiyle 5271 sayılı Kanun'un 223/2-a maddesi uyarınca sanığın beraatine karar verilmiştir.II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan Vekilinin Temyiz İstemiKararın usul ve yasaya aykırı olduğu ile sanığın cezalandırılması istemine ilişkindir.III. TEMYİZ Değerlendirme ve GerekçeKabul edilebilir bir temyiz başvurusu üzerine yapılan inceleme neticesinde;Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve Kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşılmakla, katılan vekilinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.IV. KARARGerekçe bölümünde açıklanan nedenle, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.01.2026 tarihinde karar verildi.