Limited şirket ortağı veya müdürünün kendi şirketinde 4/1-a kapsamındaki sigortalılığının yaşlılık aylığı için geçersiz sayılmasına yönelik hizmet tespiti davası.
Özet: Kendi limited şirketinin ortağı ve yöneticisi olan davacının, şirketi üzerinden 4/1-a (SSK) kapsamında bildirilen hizmetlerinin geçerliliği ve yaşlılık aylığına hak kazanma talebiyle ilgili uyuşmazlıkta, Yüksek Mahkeme, 5510 sayılı Kanun uyarınca limited şirket ortaklarının kendi şirketlerinden 4/1-a kapsamında sigortalı bildirilemeyeceğini ve bu nedenle yaşlılık aylığına esas alınamayacağını belirterek, ilk derece mahkemesinin bozmaya uyarak davacının talebini reddetme kararını onamıştır.
10. Hukuk Dairesi         2025/10930 E.  ,  2025/15155 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

SAYISI : 2023/330 E., 2025/31 K.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesi ile özetle, 1989 yılından itibaren 5510 sayılı Kanun'un 4/1-a maddesi uyarınca sigorta kaydının bulunduğunu, 29.05.2019 tarihinde yaşlılık aylığı bağlanması için Kuruma başvurduğunu, ancak Kurum tarafından 10.06.2019 tarihli işlemi ile vergide kayıtlı olduğu 04.07.2006-2019 tarihleri arasında kendisine ait şirkette SSK'lı çalışmasının mümkün olmayacağı gerekçe gösterilerek bu sürelerdeki 4/1-a sigortalılığının iptal edildiğini ve aylık için gerekli olan prim gün sayısı eksildiğinden yaşlılık aylığı bağlanmadığını, Kurum işleminin iptali ile 04.07.2006-2019 tarihleri arasında hizmetinin geçerli sayılması gerektiğini ve tahsis talep tarihi itibari ile aylığa hak kazandığının tespitini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili, yapılan işlemin hukuka uygun olduğunu, davacının emeklilik için gerekli şartları taşımadığını belirterek açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 15.09.2022 tarihli 2021/415 Esas, 2022/400 Karar sayılı kararıyla davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
İlk Derece Mahkemesi kararına karşı davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Dairenin 11.09.2023 tarihli 2023/2532 Esas, 2023/7935 Karar sayılı ilamında; davacının 29.05.2019 tarihinde yaşlılık aylığı tahsis talebinde bulunduğu, Kurumun davacının 04.07.2006-20.02.2019 tarihleri arasında kendi şirketi olan ... .... Ticaret Ltd. Şti.'nin kurucu ortağı ve müdürü olması nedeniyle, kendisine ait şirketinde sigortalı çalışamayacağı gerekçeleriyle sigortalılık süresini iptal ettiği ve şartları taşımadığından aylık bağlamadığı, dava dışı ... Sanayi Ticaret Ltd. Şti. tarafından 27.09.2006 tarihinde Kurum kayıtlarına intikal eden 01.09.2006 tarihli işe giriş bildirgesinin verildiği ve 04.07.2006-20.02.2019 tarihleri arasında bu işyerinden Kuruma hizmet bildirimi yapıldığı, Ticaret Sicili kayıtlarından dava dışı .....Ltd. Şti.'nin 04.07.2006 tarihinde kurulduğu, davacının şirketin ortağı ve yöneticisi olduğu anlaşılmakta olup, önceki bozma ilamındaki ilkelere dayalı açıklamalı bozma kararına yanlış anlam yükletilmeksizin 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun Geçici 7. maddesi uyarınca davanın yasal dayanaklarından olan 1479 sayılı Kanun'un 24/I-d maddesine göre “Limited Şirketlerin Ortakları” Bağ-Kur sigortalısı sayıldığı yine 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Kanun'un 4/b-3. maddesine göre de "Limited Şirketlerin Ortakları” aynı kapsamda sigortalı sayıldığı, Aynı Kanun'un 53. maddesinde, "... 4. maddenin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında sayılanlar, kendilerine ait veya ortak oldukları işyerlerinden dolayı 4. maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı bildirilemezler." düzenlemesi karşısında davacının ortağı ve yöneticisi olduğu limited şirketinden bildirilen 4/1-a kapsamında hizmetlerin geçersiz olduğu gözetilerek tahsis koşullarının buna göre incelenip karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde karar verilmesinin hatalı olduğu gerekçelerine dayalı olarak karar bozulmuştur.
Bozma sonrası İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; Mahkemece eksik inceleme ve araştırma sonucu karar verildiğini, davacının ortağı olduğu şirketteki çalışmalarının gerçek ve fiili olduğunu, haklı davalarının kabulüne karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının 4/1-a kapsamında bildirilen hizmetlerinin geçerli olduğunun tespiti ile yaşlılık aylığına hak kazandığının tespiti istemine ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
12.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.