Mera vasfındaki taşınmazın zilyetlikle iktisabı talepli tapu iptali ve tescil davasında, Yargıtay bozması sonrası yerel mahkeme kararının onanması.
Özet: Davacı tarafından mera vasıflı taşınmazın tapu kaydının zilyetliğe dayalı olarak iptali ve kendi adına tescili istemiyle açılan davada; ilk derece mahkemesinin davanın kabulüne yönelik kararı, köy tüzel kişiliğinin hasım gösterilmemesi nedeniyle usulden bozulmuş; bozma sonrası yeniden yapılan yargılamada mahkeme, taşınmazın mera vasfında olması ve davacının Kanunda aranan zilyetlik koşullarını sağlamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar vermiş; davacının bu karara karşı yaptığı temyiz başvurusu ise, mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında isabetsizlik bulunmadığı ve temyiz nedenlerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek üst mahkemece reddedilmiş ve yerel mahkeme hükmü onanmıştır.
1. Hukuk Dairesi         2025/5546 E.  ,  2025/6171 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2019/68 E., 2024/130 K.
Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; Sivas ili, ... ilçesi, ... köyünde bulunan 1 01... ve 3 parsel sayılı taşınmazların davacıya ait olduğunu, davacıya ait olan taşınmazların bir kısmının 1 01... parsel içerisinde tespit edildiğini belirterek çekişmeli taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Hazine vekili; dava konusu taşınmazın mera vasfında olup zilyetlikle edinilemeyeceğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. MAHKEME KARARI, BOZMA VE BOZMA SONRASI YARGILAMA SÜRECİ
Mahkemenin 24.11.2015 tarihli ve 2014/226 Esas, 2015/858 Karar sayılı kararıyla; dava konusu taşınmaz üzerinde davacı lehine zilyetlikle edinim koşullarının oluştuğu gerekçesi ile davanın kabulüne, dava konusu 1 01... parsel içerisinde kalan fen bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 867.39 metrekare ve (C) harfi ile gösterilen 75.056,97 metrekare kısmın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile son parsel numarası verilerek davacı ... adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir. Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 21.11.2018 tarih ve 2016/3565 Esas, 2018/6893 Karar sayılı kararıyla; mera parseli hakkındaki davaların, Hazine ve Köy Tüzel Kişiliği birlikte hasım gösterilmek suretiyle açılması, davada Köy Tüzel Kişiliğinin de taraf olması gereğine değinilerek karar bozulmuştur.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda, Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı yazılı kararıyla; davacının dava konusu etmiş olduğu 1 01... parselin meradan açma yoluyla elde edildiği, mera vasfını haiz olan yerlerin 3402 sayılı Kadastro Kanunu madde 18/II'ye göre orta malları, hizmet malları, ormanlar, Devletin hüküm ve tasarrufu altında olup da bir kamu hizmetine tahsis edilen yerler ile Devlete kalan taşınmazların tapuda kayıtlı olsun ya da olmasın kazandırıcı zamanaşımı yoluyla iktisap edilemeyeceği, dava konusu 1 01... parselin de olağanüstü kazandırıcı zamanaşımı ile iktisap edebilmesi için aralıksız 20 yıl boyunca malik sıfatıyla zilyet olma koşulu arandığı ancak davacının dava konusu yapmış olduğu alan üzerinde kadastro tespitinin yapıldığı 2007 yılından geriye doğru 20 yıl süre ile zilyetlik sürdürmediği, davacı lehine iktisap koşullarının oluşmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacının dava konusu taşınmaz içerisinde tarım arazisi olarak kullandığı alanlar bulunduğunu, kararın gerekçe içermediğini, dosya kapsamından dava konusu taşınmazın mera vasfında olmadığının anlaşıldığını, dava konusu taşınmaz bölümleri üzerinde davacı lehine zilyetlikle edinim koşullarının gerçekleştiğini, bozma kararından sonra keşif yapılmadığını, davacının tanıklarının tamamının dinlenmediğini, ek rapor alınarak hüküm kurulduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporlarının hatalı olduğunu, delillerinin tam olarak toplanmadığını, davacının hukuki dinlenilme ve adil yargılanma haklarına aykırı ve önceki kararın tersi yönünde karar verildiğini, davacı lehine oluşan usuli müktesep hakların dikkate alınmadığını, bozma gereklerinin tam olarak yerine getirilmediğini, yargılama giderleri ve harçlar konusunda da hatalı karar verildiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Kadastro sonucu; Sivas ili, ... ilçesi, .. köyü çalışma alanında bulunan 1 01... parsel sayılı 935.172,24 metrekare yüz ölçümündeki taşınmaz mera vasfıyla kamu orta malı olarak tespit ve tescil edilmiştir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) geçici 3/2. maddesinin yollamasıyla, 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (HUMK) 428. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan Mahkeme kararının ONANMASINA,
Alınması gereken harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın Şarkışla 1. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,
1086 sayılı HUMK'un 440/III-1. maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere,24.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.