Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi, iplik ve kumaş ticareti yapan firmalar arasındaki cari hesap alacağından kaynaklanan icra takibine itirazın iptali davasında bilirkişi raporu ve ticari defter kayıtlarını inceleyerek hüküm verdi.
Özet: Bu hukuki evrak, davacı iplik ve kumaş örme şirketinin, davalı şirkete yaptığı kumaş satışından kaynaklanan 172.746,11 TL alacağının tahsili için başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptali ile %20 icra inkar tazminatı talebini içermektedir; davacı, davalının akdi ilişkiyi inkar etmeden kötüniyetle itiraz ettiğini belirtirken, davalı ise öncelikli olarak yetki itirazında bulunarak dosyanın Büyükçekmece Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesini talep etmiştir; yapılan bilirkişi incelemesinde, davacı defterlerinin TTK ve HMKya uygun tutulmadığı ancak bu defterlere göre davalı borcunun 146.952,86 TL olduğu, davalı defterlerinin ise usulüne uygun olduğu rapor edilmiştir.

T.C. BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/911 Esas
KARAR NO : 2026/50
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 30/10/2024
KARAR TARİHİ : 26/01/2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 25.02.2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkili iplik ve kumaş örme konusunda ticari faaliyet gösterdiğini, Davalı şirket de aynı sektörde faaliyet göstermekte, bu çerçevede davalı şirket müvekkili şirketten bir takım kumaş almış, taraflar arasında akdi ilişki gerçekleştiğini, Müvekkili firma ile davalı firma arasında cari ilişkiden kaynaklı davalı borçlu firmanın borcunu ödememesi nedeniyle Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı borçlu firma tarafından soyut ve dayanaksız şekilde takibe itiraz edildiğini, Davalı, dayanak icra takibindeki akdi ilişkiyi inkar etmediğini, Taraflar arasındaki akdi ilişki davalı tarafından da inkâr edilmediğinden dolayı ayakta olduğunu, Davalının, kendisine herhangi bir hizmet ifa edilmediğine yönelik açık bir itirazı da bulunmadığını, Davalı tarafından icra takibine yapılan itiraz üzerine 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu kapsamında arabulucuya müracaat edilmiş, ... Arabuluculuk Numaralı dosyasıyla davalı tarafa anlaşmaya davet mektubu gönderildiğini, davalı ile anlaşma sağlanamadığını, Müvekkili alacağı cari hesaptan kaynaklanan likit bir alacak olduğunu, Davalı tarafından sırf zaman kazanmak için kötüniyetle dayanak icra takibine itiraz edildiğini, İcra inkar tazminatı şartlarının mevcut olduğu göz önünde bulundurulduğunda davamızın kabulü ile davalı borçlunun haksız ve hukuki dayanaktan yoksun itirazının iptalini, dava konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatı ile sorumlu tutulmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı cevap dilekçesinde özetle: Davacı tarafça müvekkili şirket aleyhine ikame edilen ve müvekkil şirkete e-tebligat yoluyla iletilen tebligat müvekkil şirkete 06.11.2024 tarihinde tebliğ edildiğini, Öncelikle icra takibine itiraz dilekçemizde belirtildiği üzere müvekkili şirketin faaliyet merkezi Esentyurt'ta olup Büyükçekmece icra dairesinin yetki sınırlarında kaldığını, yetki itirazlarının kabulü ile dosyanın yetkili Büyükçekmece Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesini, davanın reddi ile yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Bakırköy .... İcra dairesi ... Esas sayılı icra takip dosyasından ... Örme Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti tarafından ... Tekstil Dış Ticaret Ltd. Şti. aleyhine 172.746,11- TL toplam alacak için icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin 08/10/2024 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu tarafından icra takibine 09/10/2024 tarihinde borca itiraz edildiğinden takibin durdurulduğu anlaşılmıştır.
Usulüne uygun duruşma açılmış, ön inceleme aşamasında uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır
SMMM Bilirkişisinin mahkememize sunmuş olduğu 12/10/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Davacı şirket tarafından, dava konusu uyuşmazlık kapsamında incelemeye ibraz olunan 2024 yılı ticari defterlerinin TTK ve HMK 222/2 hükümlerine uygun tutulmadıkları anlaşılmakla, anılan ticari defterlerin davacı şirket lehine delil kabiliyetlerinin Sayın Mahkemeniz takdirinde bulunduğu; . Davalı şirket tarafından, dava konusu uyuşmazlık kapsamında incelemeye ibraz olunan 2024 yılı ticari defterlerinin TTK ve HMK 222/2 hükümlerine uygun tutuldukları anlaşılmakla, anılan ticari defterlerin davalı şirket lehine delil kabiliyetlerinin Sayın Mahkemeniz takdirinde bulunduğu; Dava konusu uyuşmazlık kapsamında davacı şirket tarafından incelemeye ibraz olunan ticari defter ve belgelerin tetkikinde, Davacı şirketin davalı şirketle olan ticari ilişkisini 120 Alıcılar Hesabı, 120.00.535 alt hesap kodunda takip ettiği; davalı şirket adına düzenlenen faturaların anılan hesaba borç, yapılan tahsilatın ise alacak kaydedildiği; taraflar arasında 08.01.2024- 31.05.2024 tarih aralığında var olan ticari ilişki kapsamında davacı alacak tutarının 146.952,86 TL olduğu; 31.05.2024-31.12.2024 tarih aralığında ise borç alacak kaydına rastlanmadığı; neticeten davacı şirket ticari defter ve belgeleri kapsamında 08.10.2024 icra takip ve 30.10.2024 dava tarihi itibarıyla davalı borç tutarının icra takibi ile tahsili talep edilen 146.952,86 TL olduğu: Dava konusu uyuşmazlık kapsamında davalı şirket tarafından incelemeye ibraz olunan ticari defter ve belgelerin tetkikinde, Davalı şirketin davacı şirketle olan ticari ilişkisini 320 Satıcılar Hesabı, 320.1.6007.T alt hesap kodunda takip ettiği; Davacı tarafından, davalı adına düzenlenen alış faturalarının davacı adına alacak, yapılan ödemenin ise borç kaydedildiği; taraflar arasında 08.01.2024- 31.05.2024 tarih aralığında var olan ticari ilişki kapsamında davacı alacak tutarının 146.952,86 TL olduğu; 31.05.2024-31.12. 2024 tarih aralığında borç alacak kaydına rastlanmadığı; neticeten davalı şirket ticari defter ve belgeleri kapsamında 08.10.2024 icra takip ve 30.10.2024 dava tarihi itibarıyla davacı alacak tutarının icra takibi ile tahsili talep edilen 146.952 86 TL olduğu: . Sayın Davalı vekili tarafından sunulu cevap dilekçesinde yer alan; “Davacı tarafça müvekkili şirkete bir kısım mal sipariş edilmiş ise de davacı tarafça teslim edilen ürünlerin gizli ayıplı olduğunun tespit edildiği ve müvekkili şirketin zararına sebep olduğu;...” Beyanları kapsamında dava dosyası içeriğinde davalı yanca ürünlerin ayıplı olduğuna ilişkin bir bildirime rastlanmadığı; . Ancak hiç şüphesiz takip ve dava konusu bedele esas faturaların davacı şirket ticari defterlerine zamanında ve usulüne uygun kayıtlı olması alacağın varlığını ispata tek başına yeterli olmayıp, faturalar ve içeriği mal/hizmetin de davalı ... tebliğ ve tesliminin ispatı gerektiği; . Bu bağlamda anılan davalı ticari defter kayıtlarında yer alan faturaların davalı ... tebliğ edildiği sabit olup, faturalar içeriği mal/hizmetin davalı ... teslimine ilişkin tarafların bağlı bulunduğu vergi dairelerine yazılan müzekkereler ile dosyaya celbi sağlanan BS BS Formlarının tetkikinde davacı tarafından davalı adına düzenlenen 13 adet faturanın her iki tarafça BA BS Formu ile beyan edildiği; tarafların BA BS Formlarında mutabık oldukları anlaşılmakla, hukuki yorumu tamamen Sayın Mahkemenize ait olmak üzere, Yerleşik Yargıtay Kararları doğrultusunda, davalı tarafın dava konusu faturaları ilgili vergi dairesine bildirmesi halinde, bu bildirimin fatura kapsamındaki malların teslim edilmiş/alınmış olduğunu göstereceği hususu gözetilerek, davacı şirket tarafından davalı şirket adına 2024 yılında düzenlenen takip ve dava konusu bakiye bedele esas 13 adet faturanın davalı şirket tarafından BA Formu ile beyan edilmesi anılan faturalar ve içeriği mal/hizmetin davalı şirket tarafından teslim ve tebliğ alındığının anlaşıldığı; Neticeten davacı şirket tarafından davalı şirket aleyhine 08.10.2024 tarihinde Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyasında başlatılan icra takibi ile tahsili talep edilen 146.952,86 TL tutarında alacağı olduğu; Sayın Mahkemenizce davacının davasının kabulü halinde davacı şirketin davalı şirketten 146.203,75 TL tutarın tahsilini talep edebileceği; ihtarla temerrüde düşürülmeyen asıl alacak tutarına takip tarihine kadar faiz hesabının yapılamadığı; sonuç ve kanaatine varılmıştır.
TÜM DOSYA MUHTEVİYÂTI KÜLLÎYEN TETKÎK EDİLDİĞİNDE;
Dava, ticari ilişki kapsamında davacının davalıdan alacaklı olduğu iddiasıyla davalı aleyhine yapılan icra takibine itirazın iptali davasıdır.
Öncelikle ispat müessesesini açıklamakta fayda var. Bilindiği üzere, hakim, davada hangi vakıaların ispat edilmesini tespit ettikten sonra, bu vakıaların kimin tarafından ispat edilmesi gerektiği sorusuyla karşılaşır; buna ispat yükü denir. Kendisine ispat yükü düşen taraf için, bu bir yükümlülük(mükellefiyet) değil, sadece bir yüktür(külfettir). Taraf kendisinin ispat etmesi gerektiği vakıayı ispat edemezse karşı taraf ve mahkeme onu mutlaka ispat etmesini isteyemez, bilakis kendisine ispat yükü düşen taraf , o vakıayı ispat edememiş sayılır.(Kuru, Medeni Usul Hukuku, 2016, sy 319)
Dava dosyamızda ispat yükü alacaklı olduğunu iddia eden davacı üzerinde, ayıp iddiası yönünden ise davalı üzerinde olup taraf iddia ve savunmaları bu muvaceheye göre değerlendirilmiştir.
Davalının ayıp iddiası üzerinde ispat yükü bu konuda kendi üzerinde olduğunda atanan tekstil mühendisi bilirkişi ücretini yatırması için ihtaratlı kesin süreye rağmen delil avansını yatırmadığından bu iddiasında vazgeçmiş sayılmasına karar verilmiştir.
İddia ve savunmalar kapsamında mahkememizce taraf defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış ve yapılan inceleme neticesinde, taraf defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, davacı defterleri ile davalı defterlerinin birbirini doğruladığı, taraf defterlerine göre davacı alacağının 146.952,86 TL olduğu, ayrıca tarafların vergi dairesine bildirdikleri BA/BS formlarının da karşılıklı olarak verildiği, bu kapsamda davacının davalıya faturalara konu hizmeti verdiğini ispatladığı, davalının ayıp iddiası bakımından süresinde delil avansını yatırmamış olması nedeniyle inceleme yapılamadığından kendi üzerine düşen ispat yükünü yerine getiremediği, ayıp iddiasının soyut nitelikte kaldığı, bu aşamadan sonra davalının ödeme yaptığını ispat etmesi gerektiği buna ilişkin bir delil de sunulamadığı, alacağın ayrıca likit olduğu dikkate alınarak dava hakkında aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
DAVANIN KABULÜNE,
1-Davalının Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyasında yapmış olduğu itirazının 146.952,86-TL asıl alacak yönünden iptaline, takibin bu miktar üzerinden DEVAMINA,
2-Takip tarihinden itibaren asıl alacağa ticari avans faizi İŞLETİLMESİNE,
3-Hüküm altına alınan asıl alacağın % 20'si üzerinden hesap edilen 29.390,57-TL icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
4-Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 10.038,34-TL harçtan davacı tarafça peşin yatırılan 2.134,26-TL peşin, başvurma, vekalet harçların mahsubu ile bakiye 7.904,08-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat KAYDINA,
5-Davacı tarafından yatırılan toplam 2.134,26-TL harcın davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine,
6-Davacı tarafından yatırılan tebligat, müzekkere gideri, bilirkişi ücreti toplamı 5.705,00-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
8-6235 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife Hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
9-Taraflarca yatırılıp harcanmayan gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
10-HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine,
Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere, hazır olan tarafların yüzüne karşı karar verildi.26/01/2026
Katip ...
¸E-imza
Hakim ...
¸E-imza