Mirasbırakanın diğer mirasçıdan mal kaçırma ve muvazaa iddiasıyla bir mirasçısına düşük bedelle devrettiği taşınmazın tapu iptali, tescil ve tazminat talepli davanın temyiz incelemesi.
Özet: Bir mirasçı, murisin mal kaçırma kastıyla, piyasa değerinin oldukça altında ve muvazaalı olarak diğer mirasçıya devrettiği taşınmazın tapu kaydının iptali ile kendi adına tescilini istemiş; davalılar murisin devlete olan borçları nedeniyle taşınmazı sattığını savunmuş olsa da, ilk derece mahkemesi, taşınmazın gerçek değerinin yaklaşık 2.5 kat altında satılmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu ve alıcının iyiniyetli olmadığını belirterek davacının muvazaa iddiasının ispatlandığına karar vermiştir.
1. Hukuk Dairesi         2023/5871 E.  ,  2025/4628 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2022/1316 E., 2023/1432 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Küçükçekmece 5. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/399 E., 2022/17 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma istekli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartları ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 21.10.2025 Salı günü duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde, temyiz eden davacı vekili ............... ile temyiz edilen davalılar ... ve ... vekili Avukat ................ ve davalı ... vekili Avukat ................ geldiler, süresinde verilen ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı ile davalı ...'in muris ...'ın mirasçıları olduğunu, murisin davacıdan mal kaçırmak amaçlı ve muvazaalı olarak 31... parsel sayılı taşınmazını davalı ...'a çok düşük bedelle devrettiğini, bu satış işlemini davalı ...'in karısı davalı ...'nın muristen aldığı vekaletnameye istinaden yaptığını, murisin bu taşınmazı satmasını gerektirir neden bulunmadığını, taşınmazın çok düşük bedelle satıldığını, murisin işlem tarihinde yaşı gereği fiil ehliyeti hususunda da şüpheleri olduğunu ileri sürerek dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacının 1/2 miras payı oranında adına tescilini, bunun mümkün olmaması halinde taşınmazın rayiç değerinin tazminini, bunun da mümkün olmaması halinde tenkis talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; dava konusu 31... parsel sayılı taşınmazda murisin işgalci olması nedeniyle İstanbul Defterdarlığı Milli Emlak Daire Başkanlığı ve Küçükçekmece Belediye Başkanlığı Emlak ve İstimlak Müdürlüğü tarafından 251.500 TL bedelin ödenmesi halinde taşınmazın muris adına tescil edileceği aksi halde taşınmazın satışa çıkarılacağının bildirildiğini, murisin taşınmazı satın almaya karar verdiğini yaklaşık 81.000 TL ödeme yaptığını ancak sonraki taksitleri ödeyememesi nedeniyle taşınmazın emlakçılar vasıtasıyla satışa çıkarıldığını, dava konusu taşınmaz satılmadan önce Hazine'ye aitken satıldıktan sonra davalı ...'a devredildiğini, taşınmazın hiçbir zaman murise ait olmadığını, davalı ...'ın dava konusu taşınmazı 360.000 TL bedelle aldığını, bu miktarın 174.000 TL'lik kısmının Hazine hesabına yatırıldığını, 186.000 TL'lik kısmı davalı ... tarafından çekilerek murise verildiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; dava konusu 31... parsel sayılı taşınmazda murisin işgalci olduğunu, taşınmazın peşin bedelinin ve ilk taksitinin muris ve davalı ...'in birikimleri ile ödendiğini ancak geri kalan taksitlerin ödenememesi nedeniyle taşınmazın satılmak istendiğini, davalı ...'ın dava konusu taşınmazı 360.000 TL bedelle aldığını, bu miktarın 174.000 TL'lik kısmının Hazine hesabına yatırıldığını, 186.000 TL'lik kısmı davalı ... tarafından çekilerek murise verildiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
3. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın ... ve onun emlak işlerini yürüten ..............ile görüşülerek 360.000 TL bedelle satın alındığını, davalının bu bedeli kredi olarak çektiğini, 173.054,23 TL'lik kısmının murisin Defterdarlık'a olan borcuna mahsuben verildiğini, kalan miktarın banka hesabına yatırıldığını, murisin satıştan haberdar olduğunu, davalının ekonomik durumunun iyi olduğunu, adına kayıtlı birçok taşınmazı bulunduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
1.İlk Derece Mahkemesinin 18.12.2019 tarihli ve 2016/295 Esas, 2019/683 Karar sayılı kararıyla; davalı ...'ın taşınmaz alabilecek maddi güce sahip olduğu ancak taşınmazın resmi senedinde belirtilen bedel olan 260 bin TL miktarında bir bedeli ödeyebileceği kabul edilebilir ise de taşınmazın devir tarihindeki değeri olan 660 bin TL miktarındaki bir parayı ödeme imkanının olup olamayacağının anlaşılamayacağı, 660 bin TL değerindeki bir taşınmazın gerçek değerinden yaklaşık 2,5 kat daha düşük bir bedel ile satıldığını bildiği halde taşınmazı bu hali ile satın almış olmasının gerçeği yansıtmadığı, belirlenen durumun hayatın olağan akışına uygun olmadığı, tapu tahsis belgesinin murise ait olduğu, taşınmazın tapu kaydının Hazineden alınmış olmasının, murisin taksitleri ödeyecek maddi gücünün bulunmayışı sebebi ile davalı ...'a satılmış olduğu yönündeki savunmaların yerinde olmadığı, davalı ...'ın banka kredisi kullanmış olmasının da bu anlamda yeterli kabul edilemeyeceği, davalı ...'ın iyi niyetli üçüncü kişi konumunu haiz olmadığı, davacı tarafın ileri sürdüğü muvazaa iddiasını ispat etmiş olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Davalı ... vekilinin istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 27.10.2020 tarihli kararıyla ehliyetsizlik iddiasının araştırılması gerektiği belirtilerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
2. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; resmi kayıtlarda görülen bedelin düşük olmasının tek başına muvazaa olgusunu ispat için yeterli olmadığı, taşınmazın halihazırdaki maliki olan davalı ...'ın iyi niyetli üçüncü kişi olmadığını ispat etme yükümlülüğünün davacı tarafta olduğu, misli fark haricinde davalının iyi niyetli olmadığı yönünde davacı tarafça hiçbir delil sunulamadığı, Mahkemece yemin hakkı hatırlatılmasına rağmen davacı tarafın yemin deliline başvurmayacaklarını beyan ettiği, bu sebeplerle davacı tarafın, davalı ... yönünden talep ettiği tapu iptali ve tescil talebinin reddine; tazminat talebi yönünden yapılan değerlendirmede ise murisin, davacı kızı ile olan beşeri ilişki durumu, davacının aileden dışlanması, murisin taşınmaz satmaya ihtiyacının olmaması, devrin davalı ...'ya verilen vekalet ile yapılması, diğer davalı ...'in vekil ............nın eşi olması sebebi ile meydana gelen olayları bildiği, murisin davacıya miras kalmasını istemediği, bu yöndeki tanık beyanlarının inandırıcı olup itibar edilecek nitelikte olduğu gerekçesiyle terditli tazminat talebinin kabulü ile davalılar ........... ve ...'ın, dava konusu edilen taşınmazın dava tarihindeki değeri olan davacının miras payına düşen 670 bin TL'yi davacıya ödemelerine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalılar ........ ve .............vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; taşınmazın murise satış için milli emlak tarafından belirlenen bedel ve murisin taşınmazı davalı ...'a satış bedeli ve tüm dosya kapsamına göre murisin yaptığı tasarruf işleminde gerçek irade ve amacının diğer mirasçı davacıdan mal kaçırmak olduğunun ispatlanamadığı, resmi senetteki satış bedelinin rayiç değerinden düşük gösterilmiş olsa bile temlikin muvazaalı olduğunun kabulüne tek başına yeterli olmadığı, murisin iradesinin davacı mirasçıdan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olmadığı dosya kapsamı ile sabit olduğundan somut olayda 01.04.1974 gün ve 1/2 sayılı İBK’nda sözü edilen muris muvazaasının uygulama yerinin bulunmadığı; dava konusu taşınmazın dava tarihindeki değerini miras payı oranında davalılardan tahsilini talep etmiş ve Mahkemece bu talep kabul edilmiş ise de satış bedelinin bir kısmı davalı ... tarafından İstanbul Defterdarlığına ödendiğine dair dosyada dekont bulunmakla ve esasen murisin gerçek irade ve amacının diğer mirasçı davacıdan mal kaçırmak olduğu ispatlanamadığından bedele hükmedilmesinin hatalı olduğu, aynı şekilde murisin davacıya yönelik saklı payı ihlal kastı bulunmadığından satış bedelinin büyük bir çoğunluğunun alıcı davalı ... tarafından İstanbul Defterdarlığına ödenmesine yönelik dekontların dosyada bulunması göz önüne alındığında tenkis koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalılar .......... ve ................. vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili duruşma talepli temyiz dilekçesinde özetle; davalı ... tarafından İstanbul Defterdarlığına ödenen 173.054,23 TL bedelin taşınmazın devir tarihindeki değeri olan 660.000 TL'nin 1/3'üne tekabül ettiğini, davalı tarafın taşınmazın gerçek bedelle alındığını ispat edemediğini, diğer yandan satış bedelinin murisin terekesinden de çıkmadığını, Defterdarlığa ödenen bedel haricinde murise ödendiği belirtilen kısımla ilgili davalı tanıklarının beyanlarında çelişki bulunduğunu, davacı ile murisin arasının kötü olduğunun tanık beyanlarından anlaşıldığını, murisin taşınmazı satma ihtiyacının da bulunmadığını ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, ehliyetsizlik ve muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, mümkün değilse tazminat, olmazsa tenkis istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; 1938 doğumlu ...'ın 14.05.2015 tarihinde öldüğü, geriye mirasçı olarak kızı davacı ... ve oğlu davalı ...'in kaldığı; murisin,..............Noterliğinin 22.12.2009 tarihli ve ... numaralı ve dava konusu 31... parsel sayılı taşınmazı satış yetkisi içeren vekaletnamesi ile oğlunun karısı davalı ...'yı vekil tayin ettiği, murise vekaleten davalı ...'nın 06.07.2010 tarihinde dava konusu 31... parsel sayılı 5 03... yüz ölçümlü arsa nitelikli taşınmazı davalı ...'a satış suretiyle devrettiği, satış nedeniyle taşınmaz üzerinde ipotek tesis edildiği; Adli Tıp Kurumu 4. İhtisas Kurulunun 05.07.2021 tarihli raporuyla murisin işlem tarihinde fiil ehliyetinin bulunduğu anlaşılmıştır.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
03.10.2024 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca gelen temyiz edilen davalılar ... ve ... vekili ile davalı ... vekili için 28.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınmasına,
Aşağıda yazılı 345,55 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
21.10.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.