Şirket ortağının SGK prim borcu nedeniyle menfi tespit davasında; usulüne uygun tebligat yapılmadığından gayrimenkul üzerindeki haczin kaldırılmasına, borç ödense dahi borçsuzluk talebinin reddine dair karar.
Özet: Bir şirketin eski ortağı olan davacı, sosyal güvenlik kurumu tarafından gönderilen prim ve gecikme zammı borcuna ilişkin ödeme emrinin zamanaşımına uğradığı ve usulsüz tebliğ edildiği gerekçesiyle iptalini ve borçlu olmadığının tespitini talep etmiş; ilk mahkeme davanın süresinde açılmadığı gerekçesiyle reddetmiş, ancak Yargıtay tarafından verilen bozma kararı sonrası davacının menfi tespit talebinin bağımsız olarak incelenmesi gerektiği belirtilmiştir; bunun üzerine mahkeme, davacının şirketteki ortaklık ve müdürlük dönemine ilişkin 8.100 TL borçlu olduğunu, ancak bu borcun müteselsil sorumlu diğer ortağın gayrimenkul satışı ile ödendiğini tespit ederek, ödeme emrinin usulsüz tebliği nedeniyle davacının mal varlığı üzerindeki haczin kaldırılmasına karar vermiş, ancak borcun varlığı nedeniyle "borçlu olmadığına" dair talebini reddetmiştir.
