Yer kayması nedeniyle fabrika zararı ve hırsızlık iddialarıyla açılan tazminat davasında, Ticaret Mahkemesi sigorta teminatı dışı kalma ve davacının kendi kusuru gerekçeleriyle tüm talepleri reddetmiştir.
Özet: Davacı şirket, tahsisli arsaya inşa ettiği fabrikasının heyelan sonucu kullanılamaz hale gelmesi ve akabinde hırsızlık olayına maruz kalması nedeniyle uğradığı zararların (eksik ödenen sigorta bedeli, hırsızlık zararı ve üretim durması kaynaklı zarar) çeşitli davalılardan (OSB, Bakanlık, sanayi bölge müdürlüğü ve sigorta şirketi) tazminini talep etmiş; mahkeme ise bina hasarının sigorta tarafından karşılandığını, hırsızlığın sigorta teminatı dışında kaldığını ve üretim kaybı zararının davacının kendi ihmali (önlem almaması, etüt yapmaması) nedeniyle oluştuğunu belirterek tüm talepleri reddetmiştir.

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2021/204 E., 2022/132 K. Mahkeme kararı davacı vekili ile davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmiş, incelemenin duruşmalı olarak yapılması davalılar ... ve .... Bakanlığı ve ....Sanayi Bölge Müdürlüğü vekilleri tarafından istenilmekle kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 14.10.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.Belli edilen gün ve saatte davacı vekili Avukat ... ile davalı ... Bakanlığı vekili Avukat ..., davalı ...Sanayi Bölge Müdürlüğü vekili Avukat ..., davalı ...Ş. vekili Avukat ... ve Feri Müdahil ... A.Ş. vekili Avukat ... ... geldiler. Tarafların vekilinin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 14.10.2025 gününde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; davalılardan ... OSB Müdürlüğü ile müvekkili arasında yapılan bedelsiz arsa tahsis sözleşmesi ile bölge içindeki 1 27... parselde kayıtlı taşınmazın müvekkili şirkete tahsis edildiğini, müvekkilinin bu arsa üzerine bir fabrika binası inşa ettiğini, fabrikada üretime başlandığını, fabrika içerisinde 635.450,00 TL değerinde makine bulunduğunun tespit edildiğini, Eylül 2010 tarihinde yer kayması meydana geldiğini, ...1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/170 D. İş sayılı dosyasında yapılan tespit sonucu alınan bilirkişi raporunda binanın tabanında ve duvarlarında gözle görülür çatlak ve yırtılmalar meydana geldiğini, fabrika binasında insan ve diğer canlıların bulunmasının çok tehlikeli olduğu görüşünün açıklandığını, imar düzenlemesinin de bozulduğunu, imar çalışması yapılmadan mevcut binaların kullanılmasının da mümkün olmadığını, fabrikada üretime ara verildiğini, binada insan bulunmamasından faydalanan hırsızların fabrika içerisine girerek bazı malları çaldıklarını, yer kayması ve hırsızlık nedeniyle oluşan zararların sigorta şirketine bildirildiğini ve zararın tazmin edilmesinin istenildiğini, sigorta şirketi eksperleri tarafından hazırlanan raporda yer kayması sonunda binanın yıkılmadığını, sadece çatlaklar oluştuğu ve çatlakların da 90.000,00 TL'ye giderileceğinin bildirildiği tespit edilerek bu miktardan ödeme yapıldığını, diğer zararların ödenmediğini, davalı Bakanlığın BK'nın 41 ve devamı maddelerine göre uğranılan zararlardan sorumlu olduğunu, davalı ... Sanayi Bölgesi Müdürlüğünün BK'nın 194 ve devamı maddeleri uyarınca sorumlu olduğunu, davalı ... şirketinin poliçede yer kayması ve hırsızlık sonucu oluşan zararlara karşı sigortalı olup tam hasar gerçekleştiğini, malların da çalındığını, ödenen miktarın yetersiz ve tam hasara ilişkin olmadığından sorumlu olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile binanın kullanılamaz duruma gelmesinden dolayı oluşan zarardan şimdilik 120.000,00 TL'lik kısmının davalılardan ticari faizi ile birlikte, hırsızlık sonucu oluşan davacı zararının şimdilik 1.000,00 TL'sinin davalı ... şirketinden ticari faizi ile birlikte, yer kayması nedeniyle fabrikanın çalışamaz duruma gelmesi nedeniyle davacı şirketin uğradığı zararlardan şimdilik 1.000,00 TL tazminatın davalılar ... ve ... Bakanlığı ile ... Sanayi Bölgesi Müdürlüğünden olayın meydana geldiği tarihten itibaren ticari faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiş; 21.10.2015 tarihli ıslah dilekçesiyle talebini sigorta şirketi yönünden 660.000,00 TL’ye yükseltmiştir.II. CEVAPDavalılar vekilleri cevap dilekçelerinde; ayrı ayrı davanın reddine karar verilmesini istemiştir.III. MAHKEME KARARIMahkemenin 13.07.2016 tarihli ve 2011/358 Esas, 2016/516 Karar sayılı kararı ile hesaplanan hasar tutarının olay tarihi itibariyle piyasa rayiçlerine göre makul olduğunun bilirkişi raporunda belirtildiği ve hasar bedelinin davalı ... şirketince davadan önce tazmin edildiği, bina hasarına ilişkin talebin yerinde olmadığı; ... Sigortası Genel Şartlarının A.1.1 maddesine göre, hırsızlığın kırma, delme, yıkma ve zorlamayla girilme suretiyle meydana gelmesi halinde sigorta teminatı kapsamında sayılacağı, somut olayda hırsızlığın binanın korumasızca terk edilmiş olmasından yararlanılarak gerçekleştirildiği, bu haliyle olayın sigorta teminatı kapsamında kalmadığı, hırsızlık sonucu oluştuğu iddia edilen zararın davalı ... şirketinden tahsili talebinin yerinde bulunmadığı; yer kayması nedeniyle fabrikanın çalışamaz duruma gelmesinden kaynaklı zarara uğranıldığından bahisle tazminat isteğinde bulunulmuş ise de; davacı tarafın sorumluluk sahasında alması gereken tedbirleri almadığı, kendisine yapılan uyarılara dikkat etmediği, detaylı jeolojik-jeoteknik etütleri yaptırmadan fabrika inşaatına başladığı, sonrasında ortaya çıkan olumsuz koşullar ile ilgili de tedbirleri almadığı anlaşılmakla bu kalemden talebin de yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİA. Bozma KararıMahkemenin 13.07.2016 tarihli ve 2011/358 Esas, 2016/516 Karar sayılı kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 20.02.2020 tarihli ve 2017/2173 Esas, 2020/1756 Karar sayılı ilamı ile iddia ve savunmaların karşılanması ve denetime olanak sağlayan jeoloji mühendisi, inşaat mühendisi ve sigorta hukukçusu bilirkişilerinden oluşan yeni bir bilirkişi heyetinden mahallinde keşif yapılarak dosya kapsamında aldırılan tüm raporların değerlendirildiği, hasarın heyelan hareketlerine bağlı olarak devam edip etmeyeceği, sigortalının alacağı olup olmadığı, önlem alması durumunda ne kadar etkili olacağı, hasarın tam hasar veya kısmi hasar olup olmadığı, binanın yıkılıp yıkılmadığı konusunda hüküm kurmaya ve denetime olanak sağlayacak şekilde ayrıntılı ve denetime elverişli rapor alınması ve sigortalı ile davalı ...Müdürlüğü ile yapılan yazışmalar ile sigortalının zararın artmasında ihmali bulunup bulunmadığı poliçe kapsamında ve TTK hükümleri değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde karar verilmesinin doğru görülmediği gerekçesi ile kararın bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen KararMahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının hırsızlık sonucu oluşan zarara yönelik ve yer kayması nedeniyle fabrikanın çalışamaz duruma gelmesi nedeniyle zarara yönelik davalarının reddine ilişkin bozma öncesi verilen karar kesinleştiğinden bu hususta yeniden karar verilmesine yer olmadığına, davacının yer kayması sonucu binanın kullanılamaz duruma gelmesinden kaynaklı zarar talebine yönelik davanın kısmen kabulü ile 360.000,00 TL'nin (tüm davalıların 120.000,00 TL'sinden müteselsilen, geri kalan 240.000,00 TL'sinden sadece davalı ...Ş.'nin sorumlu olmak üzere) davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, alacağa davalı ... yönünden 15.03.2011 tarihinden itibaren, diğer davalılar yönünden 29.12.2010 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı vekili temyiz dilekçesinde; devam eden heyelan nedeni ile fabrika binasında meydana gelen zararın gerek oluşmasının ve gerekse artmasının önlenmesi için davacı şirketin yapabileceği hiçbir şey bulunmadığı halde mahkemenin hasarın artmasından davacı ... kusurlu sayması ve tazminattan indirim yapmasına karar vermesinin usul ve kanuna aykırı olduğunu, müterafik kusuru kabul etmediklerini belirterek mahkeme kararının bozulmasını istemiştir.Davalı ... Ticaret Bakanlığı vekili temyiz dilekçesinde; davanın idari yargıda çözümlenmesi gerektiğini, hizmet kusuru nedeni ile açılan davalara idari yargıda bakılabileceğini, dava konusuna ilişkin taraflarına husumet yöneltilemeyeceğini, yer seçimi sürecinde müvekkilinin kusur ve ihmalinden söz edilemeyeceğini, eksik inceleme yetersiz araştırma ile yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak hukuka aykırı şekilde hüküm kurulduğunu belirterek mahkeme kararının bozulmasını istemiştir.Davalı ...Sanayi Bölgesi Müdürlüğü vekili temyiz dilekçesinde; müvekkilinin, davacı şirkete fabrika kurması ve işletmesi için dava konusu fabrikanın bulunduğu arsayı tahsis ettiğini, arsa tahsisinin, davacının kabulü doğrultusunda mevcut arsalar arasından yapıldığını, davacının fabrika binasında meydana gelen hasardan müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını, davacının jeolojik, statik, mimari çalışmayı yapıp inşaata başlaması gerektiğini, oysa davacının, jeolojik, statik ve mimari teknik çalışmayı yapmadan ve gerekli önlemleri almadan inşaata başladığını, fabrika inşaatında meydana gelen hasardan müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını, davacının bizzat kendisinin belirlediği arsa ile ilgili jeolojik çalışmayı yapmaması ve alması gereken önlemleri almaması nedeniyle hasarın meydana geldiğini, müvekkilinin kusursuz sorumluluğuna gidilemeyeceğini, kusursuz sorumluluğun illiyete dayalı sorumluluk olduğunu, bu nedenle illiyet bağının bulunmaması halinde sorumluluğun doğmayacağını, davacı ile davalı ... arasında yapılan sözleşmeden ve sözleşme içeriğinden davalı müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını, sigorta ettiren ile sigorta şirketi arasındaki hukuki durumu düzenleyen yasa hükmünün müvekkili ile davacı arasındaki hukuki ihtilafa uygulanamayacağını, davalı müvekkilinin davacı şirkete arsa tahsisini yaptığı günden itibaren inşaatın her aşamasında davacı şirketin yapması gerekenleri yapmadığını, sorumluluklarını ihtarla bildirmiş olması, müvekkilinin üzerine düşen yükümlülükleri gerine getirmiş olması birlikte değerlendirildiğinde davalı müvekkilinin sorumluluğuna gidilemeyeceğini, kaldı ki davalı müvekkilinin davacıya yapmış olduğu ihtarların zararın başlangıçtan itibaren doğmamasına yönelik olması, davacının da ihtar içeriğindeki önlemleri almamış olmasından kaynaklı zararın doğmuş olması birlikte değerlendirildiğinde müvekkilinin sorumluluğuna gidilemeyeceğini belirterek mahkeme kararının bozulmasını istemiştir.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; davacının talebinin zamanaşımına uğradığını, faiz başlangıç tarihinin yanlış tespit edildiğini, müvekkili şirketin hasar tazminatını ödediğini, bakiye borcun bulunmadığını, bozma öncesi mahkemece aldırılan bilirkişi raporları doğrultusunda taşıyıcı sisteme ilişkin hasara rastlanmadığı, duvarlardaki ve zemindeki hasarın onarılmasına ilişkin yapı hasarı olan 89.983,00 TL'nin müvekkili şirket tarafından ödendiği, bina hasarına ilişkin talebin yerinde olmadığının tespit edildiğini, ilgili raporlarda ve kararda görüleceği üzere müvekkili şirketin eksper raporu ve tespitleri doğrultusunda ödeme yaptığını, bakiye tazminat sorumluluğu bulunmadığını, davacının hasarın artmasına ve binanın tam hasarlı gelmesine kasten sebep olduğunu belirterek mahkeme kararının bozulmasını istemiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık; davacıya tahsis edilen taşınmaz ve üzerinde inşa edilen fabrika binasında üretim devam ederken yağış nedeniyle yer kayması sonucu binada oluşan zararın, fabrikanın çalışamaz duruma girmesi nedeniyle oluşan zararın ve hırsızlıktan kaynaklı zararın davalılardan tazmini isteğine ilişkindir.Bozma sonrası mahkemece verilen kararın bozmaya uygun olmasına, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmamasına göre; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Davacı vekili ile davalılar vekillerinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan kararın ONANMASINA,Aşağıda dökümü yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıdan ve davalılar ... ve ... OSB'den alınmasına,28.000,00 TL vekalet ücretinin davalılar San. ve Tic. Bak. ile .. San. Bölge Müdürlüğünden alınarak duruşmada vekille temsil olunan davacıya verilmesine,Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 14.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.