Kalp krizi sonrası maluliyet nedeniyle yaşlılık aylığı talebinin, vergi indirimi şartı, adli tıp raporları ve 5510 sayılı Kanun hükümleri kapsamında temyiz incelemesi.
Özet: Kalp krizi sonrası çalışamaz duruma gelen sigortalının maluliyet tespiti ve yaşlılık aylığı bağlanması talebiyle açtığı davada, davalı kurumun başvuruyu reddetmesi ve zamanaşımı itirazında bulunmasına rağmen, ilk derece mahkemesi, Adli Tıp Kurumu raporları doğrultusunda davacının 13.05.2019 tarihi itibarıyla %50 vücut fonksiyon kaybı oranına sahip olduğunu ve 5510 sayılı Kanunun 28/5 maddesi uyarınca maluliyet aylığına hak kazandığını tespit ederek, ödenmeyen 1 TL yaşlılık aylığının yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline hükmetmiş, bu karar davacı ve davalı kurum tarafından istinaf edilerek dosya bölge adliye mahkemesinde incelemeye alınmıştır.
10. Hukuk Dairesi         2025/7674 E.  ,  2025/13277 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/2537 E., 2025/420 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Zonguldak 1. İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/255 E., 2024/271 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ve davalı Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının sigortalı olarak çalıştığı iş yerinde kalp krizi geçirmesi sonucu çalışamaz duruma geldiğini, yaşlılık aylığı bağlanması talebinin vergi indiriminden faydalanmadığı gerekçesi ile reddedildiğini, ilk çalışmaya başladığı tarihte malul sayılmayı gerektirecek hastalığının olmadığını, kalp krizi geçirmesi sonucu sakat olduğunu belirterek davacının sakatlık derecesinin tespitini ve fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydı ile ödenmeyen 1,00 TL yaşlılık aylığının ödenmesi gereken tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili, davanın süresi içerisinde açılmadığını, zamanaşımı süresi geçtikten sonra davanın açıldığını, davacı Kurum tarafından alınan raporlar ile malul olmadığının anlaşıldığını belirterek haksız açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava dilekçesi, cevap dilekçesi, kurum kayıtları, tedavi evrakları, İstanbul Adli Tıp Kurumu 3. Adli Tıp İhtisas Kurulunun 24.06.2019 tarihli ... ve Adli Tıp İkinci Üst Kurulunun 09.07.2020 tarihli 1038 karar sayılı raporu, Sakarya BAM 11. Hukuk Dairesinin 20.10.20 22... /1 48... /1894 Karar sayılı ilamı, Adli Tıp İkinci Üst Kurulunun 25.05.2023 tarihli 1817 karar sayılı raporu, SGK bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacı ... 'in dava konusu talebinin dosya kapsamı ile ve Kuruma yapılan başvurucu sonucu alınan red cevabı doğrultusunda ve davacının iki defa kesin ve ihtaratlı süreye rağmen idari yargıya başvurmadığı da nazara alınarak davacının, 193 sayılı Kanun'a göre vergi indiriminden yararlanma hakkının olmadığı ve davacının 506 sayılı Kanun'un 60 ve Geçici 87. maddeleri kapsamında yaşlılık aylığı şartlarını taşımadığı davacının 5510 sayılı Kanun'un 28. maddesi kapsamında maluliyeti nedeni ile yaşlılık aylığı bağlanması talebi açısından, davacının 1999/01 döneminden itibaren 5510 sayılı Kanun'un 4/-a maddesi kapsamında 5899 gün Uzun vade primi ödenmiş gün sayısının bulunduğu ve Adli Tıp Kurumu İkinci Üst Kurulunun 25.05.2023 tarihli 1817 karar sayılı raporda; ...'in Koroner Arter Hastalığı arızası nedeniyle, 30.03.2013 tarih, 28603 Resmi Gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre; Kardiyovasküler Sistem, B.Koroner arter hastalığı, Klas 3 Hastalar %50, engel durumuna görü tüm vücut fonksiyon kaybı oranının davacının
13.05.2019 tarihi itibariyle %50 olduğu, 26.02.2015 tarihinde ve 30.05.2017 tarihinde kişinin engel oranının %40’ın altında olduğu anlaşıldığından davacının Özürlülük Ölçütü ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre tüm vücut fonksiyon kaybı oranının %50 olduğunun ve davacıya adli tıp kurumu 2.üst kurul raporunda belirtilen 13.05.2019 tarihinden itibaren 5510 sayılı Kanun'un 28/5 maddesi kapsamında yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespiti ile bu kapsamda ödenmeyen 1,00 TL yaşlılık aylığının ilk aylığın ödenmesi gereken tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yapılan yargılamada davacının 506 sayılı Kanun kapsamında yaşlılık aylığı koşullarını taşımadığı, zira kapıcı olarak çalışmış olması nedeniyle vergi indiriminden yararlanma hakkı bulunmadığı anlaşılmış davacı tarafça vergi dairesi kararına karşı dava açmayacakları belirtilmiş ve 5510 sayılı Kanun 28/5 uyarınca işlem yapılması istenmiştir. Kaldırma kararı sonrası Adli Tıp Kurumu 2.Üst Kurulu tarafından tanzim edilen rapora göre davacının Kuruma başvuru ve dava tarihi itibariyle engel oranının %40'ın altında olduğu; 13.05.2019 tarihinden itibaren ise %50 olduğunun belirtildiği görülmüş, davacının sigorta başlangıç tarihinin 03.02.1999 olduğu; Kurumun 28/12/2015 tarihli davacıya hitaben düzenlenmiş yazısından aylık bağlanması için 26.02.2015 tarihinde başvurduğunun anlaşıldığı buna göre başvuru tarihinde davacının 16 yıl sigortalılık ve 4320 gün sigortalılık şartını yerine getirdiği anlaşılmaktadır.
Davalının davacının ilk defa 506 sayılı Kanun kapsamında çalışmaya başlaması nedeniyle 5510 sayılı Kanun'dan faydalanamayacağına ilişkin istinafı da yerinde görülmemiştir.
Ancak aylıkların geç ödenmesi nedeniyle işleyen faizler bakımından, 5510 sayılı Kanun'un 42. maddesinin “Kurum, sigortalıya veya hak sahiplerine bağlanacak gelir, aylık veya toptan ödemeleri, gerekli belgelerin ve incelemelerin tamamlandığı tarihten itibaren en geç üç ay içinde hesap ve tespit ederek sonuçlarını yazı ile bildirir.” hükmü uyarınca, Kurum'un, yaşlılık aylığı tahsis tarihini takip eden 3 aylık sürenin sonundan itibaren (örneğin 01.01.2019 tarihine göre 01.04.2019 tarihinden) faiz alacağı ile sorumlu tutulacağı nazara alındığında, mahkemece bu durumun dikkate alınmaması ve infazda tereddüt uyandıracak şekilde karar verilmesi ve aylık başlangıç tarihinin şartların oluştuğu tarihi takip eden ay başı olarak belirtilmemesi hatalı olmuştur.
Öte yandan Kuruma başvuruda bulunulduğu tarih veya dava tarihi itibarıyla tümüyle oluşmayan tahsis koşullarının yargılama aşamasında gerçekleşmesi durumunda, özellikle, Anayasa’nın 141. maddesindeki, davaların en az giderle ve mümkün olan süratle sonuçlandırılmasının, yargının görevi olduğunu belirten hüküm, 6100 sayılı Kanunun “Usul ekonomisi ilkesi” başlıklı 30. maddesinde yer alan, hâkimin, yargılamanın kabul edilebilir süre içinde ve düzenli bir biçimde yürütülmesini ve gereksiz gider yapılmamasını sağlamakla yükümlü olduğu yönündeki düzenleme, sosyal koruma, dayanışma, sosyal denkleştirme ve zorunluluk ilkelerine dayanan sosyal sigortalar, bireyin onuru ile kişiliğinin geliştirilmesi için kaçınılmaz ekonomik, sosyal ve kültürel hakların doyurulması temeline dayanan sosyal güvenlik hukukunun ilkeleri dikkate alındığında, bütün şartların yerine getirildiği tarihi izleyen aybaşından itibaren aylığa hak kazanıldığının tespitine ilişkin hüküm kurulması, kuşkusuz, yargılama aşamasında gelir/aylık bağlama koşulları gerçekleşen sigortalı yönünden tahsis talep günü itibarıyla şartlar oluşmamakla Kurumun dava açılmasına sebep olan herhangi bir haksız işleminin de söz konusu bulunmadığı gözetilerek yargılama giderlerinin taraflar arasında paylaştırılıp vekil ile temsil olunan davalı Kurum yararına da avukatlık ücreti belirlenmesi gerektiğinin düşünülmemesi de doğru olmamıştır.
Açıklanan bu nedenlere göre davalının istinaf isteminin HMK353/1-b.2 maddesi uyarınca kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın kısmen kabulüne davacıya tahsis şartlarının oluştuğu 13.05.2019 tarihini takip eden ay başı olan 01.06.2019 tarihinden itibaren 5510 sayılı Kanun 28/5 uyarınca aylık bağlanmasına ve hak edilen aylıkların 01.09.2019 tarihi başlangıç kabul edilerek, her bir aylık için hak kazanılan tarihten itibaren yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili; eksik inceleme ve hatalı değerlendirme ile karar verildiğini beyan etmektedir.
Davacı vekili; hatalı değerlendirme ile karar verildiğini, davanın tam kabulü gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, sakatlık sebebiyle bağlanması gereken yaşlılık aylığının ödenmemesi nedeniyle sakatlık derecesinin tespiti ile bağlanması gereken aylığın fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 1.00 TL aylığın ödenmesi gereken tarihten itibaren yasal faizi ile ödenmesi istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı ve davalı Kurum vekilleri tarafından temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Temyiz yoluna başvuru harcı ve aşağıda yazılan temyiz harcının ilgilisine yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.