Trafik kazası sonrası haksız eylemden kaynaklanan zararın ihtiyarî mali mesuliyet sigortası kapsamında eksik ödenen kısmının tahsili amacıyla itirazın iptali davası.
Özet: Davacı sigorta şirketinin, sigortaladığı aracın karıştığı ve karşı tarafın %100 kusurlu olduğu bir kazada, sigortalısına ödediği hasarın bakiye kısmının tahsili amacıyla, kusurlu aracın ihtiyari mali mesuliyet sigortacısı olan davalı aleyhine başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptali davasında, davacı, davalının alacağı eksik ödediğini ve itirazın haksız olduğunu iddia ederken; davalı, zararın ispatlanmadığı, davanın görevsiz mahkemede açıldığı ve başvuru şartlarının usulüne uygun yerine getirilmediği gerekçeleriyle taleplerin reddini savunmaktadır.

T.C. İstanbul Anadolu 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/257 Esas
KARAR NO : 2026/147
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 21/03/2025
KARAR TARİHİ : 10/02/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Dava dışı müvekkil şirketin sigortalısına ait --------- plaka sayılı araç müvekkil şirket tarafından 29.04.2022-29.04.2023 tarihleri arasında --------- sayılı Genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesi teminat limitleri ile sınırlı olmak kaydı ile poliçede yer alan rizikolar kapsamında teminat altına alındığını, 10.11.2022 tarihinde sürücü -------- sevk ve idaresindeki--------- plakalı araç ile --------- Otoyolunda --------- ilinden --------- istikametine seyir halindeyken sürücü --------sevk ve idaresinde------- plakalı araç ile KTK 67/1_b kuralını ihlal ederek polisten kaçmak maksadıyla kurallara aykırı şekilde manevra yaparak geriye gitmeye çalışırken çarpıştığını, bu kazada -------- plakalı araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğu izahtan vareste olduğunu, -------- plakalı araç sürücüsü ---------, trafik güvenliğini tehlikeye sokacak şekilde aracın frenlerinin tutmaması sebebiyle müvekkil şirket tarafından sigortalı --------- plakalı araca çarpmasından dolayı ağır kusurlu olduğu görüldüğünü, davalı tarafa ait olan çekicinin freninin tutmaması sebebiyle çekici ve römorkun geri geri kaçması, arkadaki aynı istikamette seyreden --------- plakalı araç sürücüsü için hayatın olağan akışında olmayan ve beklenmeyen bir durum olduğunu, davaya konu olayda aracın geri geri kayma durumu söz konusu olduğu için rampaya doğru hareket edildiği anlaşıldığını, ayrıca aracın ağırlığı da dikkate alındığında freni tutmayan aracın hızlı bir şekilde geri kaydığı kabul edildiğini, arkadan gelen ---------- plakalı aracın rampaya doğru çıktığı ve tır (çekici ve römork) olduğu düşünüldüğünde hızının oldukça düşük olduğu izahtan vareste olduğunu, bu durumda hayatın olağan akışında geri geri kendi üzerine gelen tırı gören --------- plakalı araç sürücüsünün hızını azaltması, durması ya da geri geri gitmesiyle kazadan kurtuluşu mümkün olmayacağını, bununla beraber, ---------- plakalı araç sürücüsü ancak yol müsait ise sola doğru manevra yapabilir fakat dosyada bulunan kaza tespit tutanağındaki krokiden de anlaşılacağı üzere müvekkil şirketin kaskolu aracın sürücüsü de sadece yapabileceği tek manevrayı yapmış ancak kazanın meydana gelmesine engel olamadığını, bu sebeple arkadan gelen sigortalı araç olan --------- plakalı aracın sürücüsüne, takip mesafesine uymadığı gerekçesiyle veya KTK nın başka bir maddesinin ihlaline dayanarak kusur atfedilemeyeceğini, işbu dava ile kazaya sebebiyet veren ---------- plakalı aracın %100 kusurlu olması sebebiyle aracın sigorta şirketine rücu hakkının bulunduğu hususunda tereddüt bulunmadığını, müvekkil şirket tarafından öncelikle --------- plakalı aracın ZMMS poliçesi bulunan sigorta şirketinden poliçe limitine kadar tahsilat sağladığı için bakiye alacak için konu aracın İMMS poliçesi bulunan davalı sigorta şirketinin sorumluluğu olduğu izahtan vareste olduğunu, kazaya sebebiyet veren -------- plaka sayılı araç davalı taraf olan ---------Ş tarafından İhtiyari Mali Mesuliyet Sigortası(İMMS) kapsamında sigortalanmış olup, davalı tarafın sigortalı aracın sürücüsünün sebep olduğu kaza neticesinde meydana gelen bakiye hasarın tamamından sorumlu olduğunu, bu nedenle bakiye kalan 619.200,00-TL için İMMS bulunan --------Ş.'nin ödeme sorumluluğu bulunduğu açık olduğunun, buna rağmen davalı taraf, bakiye kalan tüm tazminattan sorumlu olmasına rağmen zarar veren aracın İMMS sigorta şirketi ---------Ş. tarafından 464.400,00 TL ödeme yapılarak 154.800,00 TL eksik ödeme yaptığını, kanun hükmünde yer alan halefiyet prensibi gereği müvekkil şirket tarafından yapılan ödemenin rücuen tazmini amacıyla ilk önce davalıya SBM sistemi üzerinden rücu talebi gönderilmiş ancak kısmi red olarak cevaplandığını, daha sonra ise müvekkil şirket tarafından tarafından bakiye alacak için davalı sigorta şirketi aleyhine ------- İcra Müdürlüğü’nün --------- Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, başlatılan icra takibine davalı-borçlu şirket haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiğini, haksız ve kötü niyetli bir şekilde likit bir alacağı karşı yapılan itiraz sonucu %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ettiklerini beyan etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı taraf, delillerini sunmamış ve müvekkil şirkete tebliğ ettirmediğini, bu kapsamda oluştuğu ileri sürülen zarar gerek rakamsal olarak gerekse varlık olarak ispata muhtaç olduğunu, dava görevsiz mahkemede ikame edildiğini, müvekkil şirkete dava öncesi başvuru şartının usulüne uygun şekilde yerine getirilmemesi nedeni ile taleplerin reddi gerektiğini, dosyada gelen talep üzerine tahkim komisyonunda dava açılmış ve poliçe limiti tüketilerek ödeme yapıldığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte, müvekkil şirketin sigorta bedelini ödeme yükümlülüğü davanın ihbarı tarihinde muaccel hale geldiğini, bu sebeple faize hükmedilmesi halinde hükmedilecek faiz davanın ihbarı tarihinden itibaren işletilecek yasal faiz olduğunu beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:Dava, maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle davacı kasko sigortacısı olan sigorta şirketi tarafından ödenen hasar bedelinin halefiyet ilkesi gereğince davalı ZMSS sigortacısı olan sigorta şirketinden tahsili amacıyla davalı aleyhine başlatılan icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın iptali istemine ilişkindir.
İİK 67/1.maddesine göre "Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir."-------- İcra Müdürlüğü'nün ---------- Esas sayılı icra dosyası işbu dosya arasına alınmıştır.
İcra takibine yapılan itirazın iptali 2004 sy. İİK md. 67'de düzenlenmiştir. Buna göre; "(1)Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.
(2) Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir.
(3) İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır.
İşbu davanın yasal bir yıllık süresinde açıldığı anlaşılmakla esastan incelemeye geçilmiştir. Davada aktif ve pasif taraf husumetinin sağlandığı anlaşılmış olup taraflar arasında bu hususta çekişme yoktur.7155 sayılı Kanun’un 20. Maddesi ile eklenen 5/A maddesi uyarınca arabuluculuk başvurusunda bulunulmuştur. arabuluculuk son tutanağında icra dosya borcunun ödenmesi hususunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin arabuluculuk son tutanağı dosya arasına alınmıştır.Mahkememizce sunulan dava dilekçesi incelendiğinde olayın net olarak anlaşılamadığı, tarafların uyuşmadığı, ekindeki araçların farklı araçlar olduğu anlaşıldığından 28.03.2025 tarihli ara karar ile davacı vekiline çelişkiyi gidermesi için süre verilmiş, davacı vekili tarafından da dava açılırken sunulan dava dilekçesinin sehven sunulduğu, başka bir kazaya ilişkin olduğu beyan edilerek 28.04.2025 tarihinde olması gereken dava dilekçesi ve eklerinin sunulduğu, mahkememizce de işbu dava dilekçesi, davalıya tebliğ edilerek taraf teşkili sağlanmıştır.Somut olayda davacı sigorta şirketinin kasko sigortalısı olan -------- plakalı araç ile davalının ZMMS sigortacısı olduğu--------- plakalı araç arasında 04.07.2022 tarihinde maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiştir. 6102 sayılı TTK'nun 1472. maddesinde halefiyet usulü düzenlenmiş olup, düzenlemeye göre sigortacının sigorta tazminatını ödediğinde hukuken sigortalının yerine geçeceği, sigortalının gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hakkın tanzim edilen bedel kadar sigortacıya intikal edeceği belirtilmiş olup düzenleme ile birlikte somut olayda değerlendirildiğinde, davacı sigorta şirketince kasko sigorta poliçesi ile sigortalı bulunan araç için maddi hasarlı trafik kazası sonucu 107.958,26 TL ödendiği, dava dışı sigortalısından da ödediği bedel miktarınca temlik aldığı, davalının teminat limitinin 100.000,00 TL olduğu dikkate alındığından 100.000,00 TL'nin rücu edilmesi amacıyla davaya konu icra dosyası ile davalı aleyhine icra takibi başlatılmış ve davalının itiraz etmesi üzerine itirazın iptali için davacı tarafından işbu dava ikame edilmiştir.Davacının sigortalısı olan dava dışı --------- tarafından davalıdan değer kaybı tazminatının tahsili için -------- başvurulmuş, --------- sayılı karar ile karar verilmiştir. Mahkememizce mezkur dosya, işbu dosya arasına alınmış, yapılan incelemede 100.000,00 TL'nin davalıdan alınarak dava dışı-------- verilmesine karar verilmiş ve işbu karar kesinleşmiştir. Mahkememizin işbu dosyasında davaya konu kaza tarihi itibariyle davalının sorumluluğu 100.000,00 TL teminat limiti ile sınırlıdır. Yukarıda bahsi geçen kesinleşen sigorta tahkim komisyonu kararı ile davalının teminat limitinin dolduğu, davalının başkaca sorumluluğunun bulunmadığı, davacının halef sıfatıyla dava dışı sigortalısına ödediği ve temlik aldığı bedelin davalıdan tahsilini talep edemeyeceği anlaşıldığından davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın reddine,
2-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 732,00-TL harcın mahsubu ile fazladan alınan 460,57-TL'nin yatıran tarafa iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Dava şartı olan arabuluculuk görüşmeleri neticesinde --------- Arabuluculuk Bürosu'nun dosyasında takdir edilen 4.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,
6-Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nun 333. maddesi uyarınca resen yatırana İADESİNE,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta içinde --------- Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. 10/02/2026