**5510 sayılı Kanunun 56. maddesi uyarınca boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığı tespit edilen davacının kesilen ölüm aylığının iadesi talebinin, denetmen raporunun aksinin ispat edilememesi nedeniyle reddine dair karar.**
Özet: Eşinden boşanması nedeniyle vefat eden babasından ölüm aylığı alan davacı, Sosyal Güvenlik Kurumunun kendisinin boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığı tespitiyle aylığını kesmesi ve ödenen miktarları faiziyle geri istemesi üzerine, bu kurum işleminin iptali ile aylığının yeniden bağlanması ve geçmişe dönük alacaklarının tahsili talebiyle dava açmış; mahkeme ise, yargıtayın bozma kararları sonrası yapılan incelemede, denetmen raporunun aksini gösterir yeterli delil veya tanık beyanı sunulamadığı gerekçesiyle davayı reddetmiştir.
10. Hukuk Dairesi         2025/5422 E.  ,  2025/16765 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

SAYISI : 2023/98 E., 2024/771 K.
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar; davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının babası ...'ın SGK emeklisi olarak vefat ettiğini, müvekkilinin ise eşinden boşanması nedeniyle babasından kaynaklı SGK'dan ölüm aylığı aldığını, SGK Başkanlığının müvekkile bildirdiği borç bildirim belgesinde müvekkilinin aylığının 5510 sayılı Kanun'un 56. maddesinde belirtilen eşinden boşandığı halde boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığı belirlenen eş ve çocukların bağlanmış olan gelir ve aylıkları kesilir, bu kişilere ödenmiş olan tutar 96. madde hükümlerine göre geri alınır, düzenlemesi uyarınca kesildiğinin anlaşıldığını, müvekkilinin aylığının kesilmesinin hukuka uygun olmadığını, müvekkilinin eşiyle birlikte yaşamadığını, SGK Başkanlığının almış olduğu hukuka aykırı kararın iptali ile müvekkiline ölüm aylığının kesildiği tarihten itibaren başlanarak bağlanmasını, müvekkiline ödenmeyen aylıkların faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesine talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; Kurum işlemlerinde yasalara aykırı bir yön bulunmadığını söyleyerek davanın reddini talep etmiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 26.01.2016 tarihli kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. İlk Bozma Kararı
Mahkemenin 26.01.2016 tarihli kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemiz tarafından verilen 30.05.2017 tarihli karar ile eksik inceleme ile karar verildiği gerekçesiyle karar bozulmuştur.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda 14.01.2022 tarihli karar ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
C. İkinci Bozma Kararı
Mahkemenin 14.01.2022 tarihli kararının süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemiz tarafından verilen 07.11.2022 tarihli karar ile Mahkemece eksik inceleme ve araştırma sonucu karar verildiği gerekçesiyle karar bozulmuştur.
D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda yukarıda tarih ve sayısı belirtilen karar ile davanın reddine karar verilmiştir. Kararın gerekçesinde;
"Davanın yasal dayanağı 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Kanun'un 56... . maddeleridir. Davacının dava açılmadan önce davalı Kuruma aylığının kesilmesi işleminin kaldırılması bakımından gönderilen borç bildirim belgesine itiraz kapsamında 02.01.2014 tarihli dilekçesi ile başvuru yaptığı, davalı Kurumun başvuruya cevap vermediği tespit edilmiştir. Celp edilen boşanmaya ilişkin kararlar incelenmekle; davacı ile eski eşi ...'ın 26.08.1988 tarihinde evlendikleri, 17.11.1997 tarihinde boşandıkları 08.06.2000 tarihinde yeniden evlendikleri ve 16.03.2005 tarihinde kesinleşen ilam ile yeniden boşandıkları tespit edilmiştir. Kurumdan celp edilen kayıtlar incelenmekle davacıya Emekli Sandığı emeklisi 02.05.1988 tarihinde vefat eden babasından dolayı 22.04.2005 tarihli başvurusu üzerine, 4/1-c statüsünden 01.05.2005 tarihi itibarıyla ölüm yetim aylığı bağlandığı, davacının 4/1-a, b ve c hizmeti bulunmadığı, ALO 170 şikâyet hattına yapılan yakınma üzerine davacı hakkında davalı Kurum tarafından soruşturma başlatıldığı, Kurum Sosyal Güvenlik Denetmenliği tarafından düzenlenen 31.07.2013 tarihli araştırma inceleme raporunda, davacının fiilen eski eşi ile birlikte yaşadığına kanaat edildiği, denetmen raporu nazara alınarak Kurum tarafından yasal düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren davacıya ödenen aylıkların yersiz ödeme kabul edildiği, 01.11.20 08... .11.2013 tarihleri arasında davacıya ödenen aylıklar ile yapılan sağlık yardımları toplamının 47.938,57 TL, 31.12.2013 tarihi itibarıyla hesaplanan 10.761,63 TL faiz ilavesiyle 58.700,20 TL olarak davacıdan 20.12.2013 tarihli, ... sayılı Borç Bildirim Belgesi ile istendiği görülmüştür.
Yargıtay bozma ilamı gereğince yapılan tüm araştırma ve dinlenilen tanık beyanları nazara alındığında kamu tanıklarının dava konusuna ilişkin net bir bilgi sunamadıkları, bu şekilde denetmen raporunun aksini ispata yarar bir kamu tanığı beyanı bulunmadığı, toplanan diğer deliller ile de Sosyal Güvenlik Kurumu Denetmeni Raporunun aksinin ispat edilemediği kanaati ile davanın reddine dair hüküm tesis edildiği" belirtilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle;
1.Müvekkilinin babasından dolayı ölüm aylığı almak amacıyla eşinden boşanmadığını, eşinden kaynaklı tutum ve davranışlar nedeniyle evlilik birliğinin fiilen bitmiş olması nedeniyle boşandığını,
2.Müvekkilinin ... Büyükada Adalar İstanbul adresinde çocuklarıyla birlikte yaşadığını, boşandığı eşi ...’ın ise ... Büyükada Adalar İstanbul adresinde yaşadığını, davacının asla boşandığı eşiyle birlikte yaşamadığını,
3.Kurum görevlisi tarafından tutulan tutanakta sadece Kurum görevlisinin imzası bulunmakta olup başka bir kişinin imzasının bulunmadığını, bu tutanağın tek yanlı olarak tutulmuş olup gerçeği yansıtmadığını,
4.Dinlenen tüm tanık beyanları, dosyada bulunan tüm belge, ifade, tespit ve dökümanlar dikkate alınarak davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği halde reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu,
5.Dul olan müvekkilinin babası ...'tan kaynaklı olarak ölüm aylığı almasının bir sosyal güvenlik hakkı olduğunu, bu hakkın çeşitli gerekçelerle ihlal edilmesinin sosyal güvenlik hakkının ihlali olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, aylığın kesilmesine yönelik Kurum işlemin iptali ile yeniden aylık bağlanması istemine ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
04.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.