Bursa Ticaret Mahkemesinin haksız fiil kaynaklı trafik kazası sonucu oluşan araç mahrumiyeti tazminat davasına ilişkin gerekçeli kararı.
Özet: Bu tazminat davası, 27/04/2024 tarihinde davalıya ait aracın kavşağa hatalı bir şekilde girmesi sonucu davacıya ait aracın direksiyon hakimiyetini kaybederek takla atması ve ağır hasar görmesiyle meydana gelen trafik kazasından kaynaklanan araç mahrumiyeti zararının giderilmesi talebiyle açılmıştır; davacı, davalının %100 kusurlu olduğunu iddia ederken, davalı ise kazanın davacının aşırı hızı ve kontrol kaybı nedeniyle gerçekleştiğini, kendi aracının kavşağa kontrollü girdiğini ve davacı aracıyla herhangi bir teması olmadığını savunarak davanın reddini talep etmekte ve davanın ticari niteliği sebebiyle görevsizlik itirazında bulunmaktadır.

TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2026/
KARAR NO : 2026/
HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACI :
VEKİLLERİ : Av.
Av.
DAVALI : 1- ..
VEKİLİ : Av.
DAVALI : 2-
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 28/12/2024
KARAR TARİHİ : 13/02/2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 26/02/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 27/04/2024 tarihinde ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, ... Caddesi üzerinden, ... istikametine seyir halinde iken; davalı ...'nin işleteni, davalı ...'un sürücüsü olduğu ... plakalı araç, ... Caddesi ... Düğün Salonları karşısı, ... adlı işyerinden çıkarak ... Caddesi üzerinden, ... Caddesi istikametinde ki yola bağlanmak istediği esnada kavşağa hatalı bir şekilde girerek müvekkile ait ... plakalı aracın direksiyon hakimiyetini bozmuş, müvekkile ait ... plakalı araç, kaldırım ve su kanalına çarpıp sol yan kısımları üzerine takla attığı, yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiğini, gerçekleşen kazada, davalı ...'un 2918 Sayılı KTK 57/1-b(7) ve 84/1-h maddelerini ihlal ederek %100 kusurlu olmasıyla kazaya sebebiyet verdiğini, müvekkilenin herhangi bir kusur olmadığını, kazaya ilişkin olarak ... Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü Trafik Düzenleme ve Denetleme Büro Amirliğince düzenlenen yaralanmalı ve maddi hasarlı kaza tespit tutanağı tutulduğu, müvekkile ait ... plakalı araç, 27/04/2024 tarihinde gerçekleşen kaza sonrası ağır hasarlandığını, müvekkil aracını onarım için 27/04/2024 tarihinde ... Otomotiv adlı servise götürdüğü, aracın 10/07/2024 tarihinde onarılarak müvekkile teslim edildiği, aracının onarımda kaldığı 27/04/2024 - 10/07/2024 tarihleri arasında müvekkilinin aracından mahrum kaldığını ve maddi zarara uğradığından bahisle müvekkilin uğradığı araç mahrumiyeti zararı davalılar tarafından karşılanmadığını, davalı ...'un sürücüsü, davalı ...'nin işleteni olduğu ... plakalı aracın, 27/04/2024 tarihinde gerçekleşen kazada, müvekkile ait ... plakalı araca %100 kusurlu olarak zarar vermesi nedeniyle; müvekkilin aracından mahrum kaldığı sürede uğramış olduğu şimdilik 100 TL araç mahrumiyeti tazminatının, kaza tarihi olan 27/04/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken müteselsilen tahsili ile müvekkile ödenmesine, yargılama harç ve giderleriyle, vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına, karar verilmesini taleple dava etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Haksız ve hukuka aykırı açılmış olan iş bu davada öncelikle görevsizlik kararı verilmesi gerektiğini, müvekkil şirket davaya konu edildiği için ve dava, trafik kazası sebebiyle davacıya ait araçta oluşan hasar bedelinin tazmini istemine ilişkin olduğunu, dava tarihi itibarı ile yürürlükte bulunan 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4/1-a maddesi gereği her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olup olmadığına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunu’nda düzenlenen hususlar ticari davalardır. 5/1 maddesi gereği ticari davalara bakmakla görevli mahkeme Asliye ticaret mahkemeleridir. 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun yürürlüğe girdiği 01.07.2012 tarihinden itibaren Kanun’un 5/3 maddesi gereği asliye hukuk mahkemeleri ile asliye ticaret mahkemeleri arasındaki ilişki işbölümü olmaktan çıkmış görev ilişkisi haline gelmiştir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 1. maddesi gereği göreve dair kurallar kamu düzeni ile ilgili olup mahkemece kendiliğinden dikkate alınması gerektiğini, bu nedenle mahkemenin öncelikle görevsizlik kararı verip dosyayı görevli Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesini talep ettikleri, esasa ilişkin beyanlarında ise müvekkili ...'ne ait olan ve davalı ...'un sürücüsü olduğu ... plakalı araç, ... karşısı, ... adlı işyerinden çıkarak ... Caddesi üzerinden, ... Caddesi istikametinde ki yola bağlanmak istediği esnada davacıya ait ... plakalı araç şoförünün direksiyon hakimiyetini kaybederek kaldırım ve su kanalına çarparak davaya konu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, gerçekleşen kazada müvekkil şirketi bünyesinde olan fakat diğer davalı ...'un sevk ve idaresinde bulunan ... plakalı araç kendi yoluna bağlanmak için kavşakta beklemiş, müvekkilin bünyesinde bulunan aracı gören davacı çok hızlı olduğu için direksiyon hakimiyetini kaybettiğini, frene bastığı fakat tek teker freni tuttuğu için yola savrulduğunu, Trafik kaza tespit raporu incelendiğinde davacı tarafın çok hızlı gittiği ve bu yüzden de kendisininde kusurlu olduğu açıkça görüldüğünü, müvekkile ait olan ... plakalı araç kontrollü bir şekilde kavşağa yaklaşmış ve davacı tarafın aracının olduğu şeride hiç çıkmadığı, davacının aracı ile temas halinde bile bulunmadığı, olay anına ilişkin kamera kayıtları incelendiğinde müvekkile ait olan aracın karşı şeride geçmediği kavşağa kontrollü girdiği davacıya ait araca temas etmediği, hatta kazadan sonrada müvekkile ait aracı kullanan ... davacının aracının yanında yarım saat kadar beklediği, kendisine temas etmediği için olay yerinden ayrıldığı, söz konusu dava da müvekkile kusur atfedilmesi ve bu sebepten dolayı sorumlu tutulması kanuna ve hukuka aykırı olacağı, müvekkil şirkete ait herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, ayrıca davacı taraf, araç hasar bedeli olan 199.000 TL. ve değer kaybı olan 113.000,00 TL.'yi müvekkilin sigorta şirketinden alındığını, ayrıca davacı tarafından araçtan mahrum kalma bedelini de sigorta şirketinden alması gerekirken dava açması haksız ve hukuka aykırı olduğunu, kötü niyetli olan davacının davasının davalı ... ... Otomotiv İnşaat Nakliyat Gayrimenkul Gıda Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi yönünden reddine yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini ve ayrıca davanın sigorta şirketine ihbar edilmesini taleple savunmuştur.
... 17. Asliye Hukuk Mahkemesi'nden 18/07/2025 tarihli, 2024/ Esas, 2025/ sayılı kararında ".... davacının trafik kazası nedeniyle araç mahrumiyet bedeli istemiyle eldeki davanın açıldığı, müzekkere cevabi yazıları uyarınca her iki tarafın tacir olduğu, araç tescil belgelerinin tetkikinde araçların ticari araç olup şirketler adına kayıtlı olduğu anlaşılmakla her iki tarafın ticari işletmesini ilgilendiren haksız fiilden kaynaklanan bir ticari davada uyuşmazlığın asliye ticaret mahkemesinde çözümlenmesi gerektiği anlaşılmakla, dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesi uyarınca ticari dava niteliğinde bulunduğu gözetilerek uyuşmazlığın asliye ticaret mahkemesinde çözümlenmesi gerektiği anlaşılmakla, dava dilekçesinin görev yönünden HMK'nın m. 4(1)-a hükmü uyarınca mahkememizin görevsizliğine ...." denilerek görevsizlik kararı verildiği ve dosyanın mahkememiz esasına kaydedildiği anlaşılmıştır.
... 17. Asliye Hukuk Mahkemesince vergi dairesi müdürlüğüne yazılan müzekkereye cevap verildiği, davacının 26/06/2007 ile 28/06/2007 tarihleri arasında mükellefiyetinin bulunduğu, ortağı olduğu ... vergi kimlik numaralı mükellef kurum ... Endüstriyel Unlu Mamuller İmalat Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi' nin bilanço hesabına göre defter tuttuğunun bildirildiği anlaşılmıştır. ... 17. Asliye Hukuk Mahkemesince ... ... Odaları Birliği'ne ve ...'ya yazılan müzekkereye cevap verildiği, davacının ...''da şirket ortağı olarak kaydının olduğunun, ... ... Odaları Birliğinde esnaf kaydının pasif olduğunun bildirildiği anlaşılmıştır. Dava; trafik kazasından kaynaklanan araç mahrumiyet bedeli zararının tespitine yönelik maddi tazminat isteğine ilişkindir.Ticari davalar, mutlak ticari davalar, nispi ticari davalar ve yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç gruba ayrılır.Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır.Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. Ticari iş karinesinin düzenlendiği TTK’nın 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmez. 6102 sayılı TTK, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür.TTK'nın 5. maddesinin ikinci fıkrasında, bir yerde ticaret mahkemesi varsa asliye hukuk mahkemesinin vazifesi içinde bulunan ve bu Kanunun 4. maddesi hükmünce ticari sayılan davalara ticaret mahkemesinde bakılacağı hususları düzenlenmiştir.TTK'nın 14. maddesine göre “Bir ticari işletmeyi kısmen dahi olsa kendi adına işleten kimseye tacir denir.” Aynı Kanunun 17. maddesi hükmünce de; “iktisadi faaliyeti nakdi sermayesinden ziyade bedeni çalışmasına dayanan ve kazancı ancak geçimini sağlamaya yetecek derecede az olan sanat ve ticaret sahipleri tacir değildir.” düzenlemesi yer almaktadır.5362 sayılı ... Meslek Kuruluşları Kanununun 3. maddesinde, Esnaf ve sanatkâr, ister gezici ister sabit bir mekânda bulunsun, ... Kurulunca belirlenen esnaf ve sanatkâr meslek kollarına dahil olup, ekonomik faaliyetini sermayesi ile birlikte bedenî çalışmasına dayandıran ve kazancı tacir veya sanayici niteliğini kazandırmayacak miktarda olan, basit usûlde vergilendirilenler ve işletme hesabı esasına göre deftere tâbi olanlar ile vergiden muaf bulunan meslek ve sanat sahibi kimseler olarak ifade edilmiştir. Ayrıca TTK’nın 1463. maddesinde de, önce 17. maddeye gönderme yapılarak, Bakanlar Kurulunun bu konuda kararname çıkarması halinde onlarda gösterilen miktardan aşağı gayrisafi geliri bulunan sanat ve ticaret erbabından başka hiç kimse kanunun 17. maddesinde tarif edilen esnaftan sayılamaz denmek suretiyle tacir veya esnafın hangi kriterlere göre saptanacağı açık bir biçimde gösterilmiştir.Mahkemelerin görevi, ancak kanunla düzenlenir. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup, taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilir. ... BAM 4. HD. 22/03/2024 Tarih ve 2024/ esas, 2024/ karar sayılı ilamı: "Somut olayda; davacının davalı firmaya bıraktığı aracın işlem görmeden serviste beklediğini, bu sebeple hem kira akdini yenilemek zorunda kaldığı için hemde bu süre içerisinde işlem görmediği için zararının oluştuğunu belirterek 21.600,00 TL alacak talebinde bulunduğu, davalının tacir olduğu, dava konusu aracın kamyon olduğu ve kiraya verildiğinin belirtildiği, aracın niteliğinin davayı ticari hale getirmeyeceği görevli mahkemenin mevcut durumda asliye hukuk mahkemesi olduğu anlaşılmış ve yargı yeri olarak belirlenmesi gerekmiştir." denilmiştir.... BAM 37. HD. 04/07/2023 tarih ve 2022/ esas, 2023/ karar sayılı ilamı: "Dosya kapsamına göre somut olayda davacı tüzel kişi tacir ise de davalı gerçek kişilerin tacir olduğuna dair dosyada delil bulunmadığı, aracın kullanım amacının ticari olması davayı mutlak ticari dava haline getirmeyeceği anlaşılmakla uyuşmazlığın genel hükümler uyarınca Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir " şeklindedir. ... BAM 23. HD. 2025/ esas, 2025/ karar sayılı ilamı: "Somut olayda, davacının işletme usulüne göre defter tuttuğu, tacir sayılmadığı, davalılarn da gerçek kişi tacir olmadığı ve taraflar arasındaki uyuşmazlığın haksız fiiliden kaynaklandığı, davacının aracı yolcu taşıma için kullanılan ticari araç olsa da uyuşmazlığın mutlak ticari davaya sebep olmadığı, davacının faaliyetinin esnaf faaliyeti sınırları içinde kaldığı anlaşılmakla davaya bakmakla görevli mahkemenin HMK'nın 2.maddesi gereği genel görevli mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesi olduğuna dair karar vermek gerekmiştir." şeklindedir. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; her ne kadar ... 17. Asliye Hukuk Mahkmesince görevsizlik kararı verilerek dosya mahkememize gönderilmiş ise de, davanın 27/04/2024 tarihindeki trafik kazasından kaynaklı araç mahrumiyet tazminatı istemine ilişkin olduğu, dava konusu tazminat isteminin haksız fiil niteliğindeki trafik kazası nedeniyle oluşan zarardan kaynaklanması nedeniyle mutlak ticari dava olmadığı, nispi ticari dava niteliği yönünden yapılan araştırmaya göre ise davalı işletenin sermaye şirketi olup tacir olduğu, davacının kaza tarihi itibariyle ticaret odasında şirket ortağı kaydının olduğu, ... odasındaki kaydının pasif olduğu, vergi dairesi kayıtlarına göre ise davacının 26/06/2007 ile 28/06/2007 tarihleri arasında mükellefiyetinin bulunduğu, kaza tarihi itibariyle şirket ortağı olarak kaydının bulunduğu, dolayısıyla davacının tacir olmadığı, kazaya karışan araçların ruhsatlarında ticari araç kaydının bulunması başlı başına iş bu davayı ticari dava haline getirmeyeceği gibi davacının aracının ruhsatında aracın kullanım şeklinin hususi olarak belirtildiği, taraflar arasında ticari bir ilişki bulunmadığı anlaşıldığından davanın nispi ticari dava olmadığı, bu itibarla görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu kanaatiyle göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeni ile davanın usulden reddine, mahkememizin görevsizliğine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. (Benzer nitelikteki ... BAM 2. HD. 2025/ Esas 2025/ Karar, ... BAM 5. HD. 2025/ Esas 2025/ Karar sayılı ilamları)
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın mahiyeti itibariyle Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, davanın HMK’nın 114/1-c ve 115. maddeleri gereğince dava şartlığı yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE,
2-Görevli mahkemenin ... 17. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ olduğunun tespitine,
3-Görev konusunda Mahkememiz ile ... 17. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ arasında olumsuz görev uyuşmazlığı oluştuğundan işbu kararın taraflarca istinaf yoluna başvurulmaksızın kesinleşmesi halinde aynı Bölge Adliye Mahkemelerinin yargı çevresinde bulunan mahkemeler arasında görev uyuşmazlığı çıktığından HMK 21 ve 22.maddeleri uyarınca görevli mahkemenin belirlenmesi amacıyla dosyanın Adana Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesine gönderilmesine,
4-HMK'nın 331/2.Maddesi gereğince yargılama giderlerinin, vekalet ücretinin ve sair hususların görevli mahkemede değerlendirilmesine,
Dair, tarafların yokluğunda dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 345. maddesi uyarınca gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize sunulacak yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye verilecek bir dilekçe ile ... Bölge Adliye Mahkemesinde ... açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 13/02/2026
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır