4721 sayılı Kanunun 1007. maddesi uyarınca hükmedilen tazminat bedelinin geç ödenmesi sonucu oluşan munzam zararın tahsili istemli davada, kusur ve somut zarar ispatı tartışması.
Özet: Mirasçılar adına kayıtlı iken kadastroda orman vasfıyla Hazineye geçen taşınmaz için Türk Medeni Kanununun 1007. maddesi uyarınca hükmedilen tazminatın geç ödenmesi sebebiyle oluşan ek (munzam) zararın giderilmesi istemiyle açılan davada, ilk derece ve bölge adliye mahkemeleri, davacıların enflasyon gibi genel ekonomik koşulların ötesinde, geç ödeme kaynaklı somut ve kişisel bir zararı ispat edemediği ve davalıya atfedilebilecek bir kusur bulunmadığı gerekçesiyle munzam zarar talebini esastan reddetmiş, karar davacılar vekilince Yargıtaya taşınmıştır.
5. Hukuk Dairesi         2025/3333 E.  ,  2025/15030 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2024/171 Esas, 2025/44 Karar
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Pamukova Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2023/140 Esas, 2023/378 Karar
Taraflar arasındaki kesinleşen mahkeme kararı nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazmini davası sonucunda hükmedilen bedelin geç ödenmesi sebebiyle oluşan munzam zararın tahsili istemli davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Kararın davacılar vekilince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yeniden yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü;
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; kök muris adına kayıtlıyken kadastro çalışmaları sırasında orman niteliğinde sayılarak davalı ... adına tescil edilen dava konusu Sakarya ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 6071 parsel sayılı taşınmaz için Pamukova Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2017/239 Esas, 2018/824 Karar sayılı ilamıyla tazminata ve faize hükmedildiğini, mahkeme ilamının kesinleştiğini ve idarenin ilam doğrultusunda ödeme yaptığını, ancak hükmedilen yasal faizin davacıların zararını karşılamadığını iddia ederek munzam zararının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sübut bulmayan davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk bilirkişi raporunun 2014 yılında düzenlendiğini ve o tarihteki TL cinsinden paranın davalı idareden tahsil edildiğini, ancak tahsil edilen paranın enflasyonist ortamda değerini yitirdiğini, munzam zararın sadece kusura dayanan değil sebepsiz zenginleşme hallerinde de uygulanacağını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6098 sayılı Kanun'un 122 nci maddesinde karşılanması öngörülen faizi aşan aşkın (munzam) zararın, genel ekonomik olumsuzlukların (ülkede cari enflasyon oranı, yüksek ve değişken döviz kurları, mevduat faizleri, paranın satın alma gücünde meydana gelen azalma) dışında davacının durumuna özgü somut vakıalarla ispatlanması gerektiğini, kanıtlanacak olgular, ekonomik şartlar sonucu ortaya çıkan olumsuzluklar gibi genel ve soyut hususlardan ziyade geç ödeme nedeniyle davacının kendisinin, şahsen ve somut olarak uğradığı zarar olup eldeki dosyada, davacının alacağını geç tahsil etmesinde davalıya atfedilecek bir kusur bulunmadığını, davacının da uğradığını iddia ettiği zararı ispat edemediği anlaşıldığından mahkemece davanın reddine karar verilmesinin usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, ... olarak 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi uyarınca uğranılan zararın tazmini davasındaki bedelin geç ödenmesi nedeniyle oluşan munzam zararın tazmini istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacılar vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davacılardan peşin alınan temyiz harçlarının Hazineye irat kaydedilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
20.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.