Kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ve irsen intikal iddiasıyla açılan tapu iptali ve tescil davasında, taşınmazın müşterek alım ve paylaşım iddialarının Yargıtayca eksik inceleme gerekçesiyle bozulması.
Özet: Bu hukuki süreç, davacıların murisi tarafından edinildiği iddia edilen bir taşınmazın tapu iptali ve tescili davasında, davalının müşterek alım ve rızai taksim savunması karşısında ilk derece mahkemesinin davacı lehine verdiği kararların, Yargıtay 16. Hukuk Dairesi ve Hukuk Genel Kurulu tarafından, taşınmazın mülkiyet geçmişi, kullanım biçimi, müşterek alım iddialarının yeterince araştırılmadığı ve eksik inceleme yapıldığı gerekçesiyle peş peşe bozulduğunu, dolayısıyla uyuşmazlığın esaslı noktalarının yeniden değerlendirilmesi gerektiğini vurgulamaktadır.

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/516 E., 2025/161 K.Mahkeme kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVAKadastro sonucu Kayseri ili, ... ilçesi, ... köyü çalışma alanında bulunan 1 12... parsel sayılı 2.209,30 metrekare yüz ölçümündeki taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ... adına tespit ve tescil edilmiş; davacı ... ve müşterekleri, irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak tapu iptali ve tescil istemiyle dava açmışlardır.II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; bitişik arsalar olan 1 12... ve 68 parsel sayılı taşınmazları davacıların murisi ile birlikte 1970 yılından önce ....'dan satın aldıklarını, taşınmazı rızai taksim ile ikiye ayırarak kullandıklarını, kendisine ait olan kısıma ev yaptırdığını ve kuyu açtığını, 40 yılı aşkın süredir nizasız olarak taşınmazı bu şekilde kullandığını belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.III. MAHKEME KARARI Kayseri 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 12.06.2014 tarihli ve 2012/410 Esas, 2014/193 Karar sayılı kararı ile; dinlenen tanık beyanlarına göre davaya konu taşınmazın davacıların ve dahili davacıların murisi olan ... tarafından 40 yıl kadar önce ... isimli şahıstan bedeli karşılığında satın alınıp zilyetliğinin ...'a devredildiği, yine yaklaşık 40 yıl kadar önce taşınmaz üzerindeki binaların bir bölümünün ... tarafından yaptırıldığı, binaların diğer bölümlerinin ise davalı ... tarafından yaptırıldığının anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile, Felahiye Sulh Hukuk Mahkemesinin 2012/58 Esas ve 2012/82 Karar sayılı veraset ilamında belirtilen payları oranında davacılar ve dahili davacılar adına tapu siciline kayıt ve tesciline karar verilmiştir.IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararının davalı vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 22.04.2015 tarihli ve 2014/16715 Esas, 2015/4662 Karar sayılı kararı ile; eksik araştırma ve inceleme sonucunda hüküm kurulduğu belirtilerek doğru sonuca varılabilmesi için mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler ve taraf tanıkları huzuruyla yeniden keşif yapılarak çekişmeli taşınmazın kime ait olduğu, kimden kime nasıl intikal ettiği, kim tarafından ne zamandan beri ne sebeple kullanıldığı, taşınmazın davalının iddia ettiği şekilde müşterek olarak satın alınıp alınmadığı, müşterek olarak satın alınmış ise paylaşılıp paylaşılmadığı, paylaşılmış ise çekişmeli taşınmazın hangi taraf payına dahil olduğu hususları etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılması, bilirkişi ve tanık sözlerinin komşu parsel tutanak ve dayanaklarıyla denetlenmesi, alınan beyanlar arasında çelişki ortaya çıktığı takdirde giderilmeye çalışılması, fen bilirkişisinden keşfi izlemeye yeterli rapor alınması, açıklandığı şekilde araştırma yapıldıktan sonra dava konusu taşınmazın davacıların murisi ve davalı tarafından müşterek olarak alınıp paylaşımla davacı tarafa kalmış olduğunun anlaşılması durumunda taşınmaz üzerinde davalı tarafın zilyetliği varsa bunun hangi sıfatla olduğu ve süresinin göz önünde bulundurulması gereğine değinilerek hüküm bozulmuştur.2. Kayseri 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 15.03.2016 tarihli ve 2015/399 Esas, 2016/61 Karar sayılı kararı ile; davalının aynı zamanda kardeşi olan tanığı ... ve diğer tanığı ... ile davacı tanığı ... dışındaki tüm tanıkların davaya konu taşınmazın davacıların murisi olan ... tarafından 40 yıl kadar önce ... isimli şahıstan bedeli karşılığında satın alınıp zilyetliğinin ...'a devredildiğini, yine yaklaşık 40 yıl kadar önce taşınmaz üzerindeki binaların bir bölümünün ... tarafından yaptırıldığını, binaların diğer bölümlerini ise ...'ın yurt dışından gönderdiği paralarla davalının yaptırdığını, bir kısım tanıkların da taşınmazın alınmasında davalının katkısının bulunmadığını beyan ettikleri, taşınmazın müşterek olarak satın alındığına ve sonradan paylaşıldığına ilişkin ispatın sağlanamadığı, yapılan araştırma ve dinlenen tanık beyanlarının hüküm kurmaya yeterli olduğu gerekçesiyle direnme kararı verilmiştir.3. Mahkemenin direnme kararının davalı vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 09.03.2021 tarihli ve 2017/16-482 Esas, 2021/227 Karar sayılı kararı ile; eksik inceleme ve araştırma ile de hüküm kurulamayacağına, Özel Daire bozma kararında belirtilen gerekçelerin isabetli olduğuna değinilerek Mahkeme kararı bozulmuştur. 4. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarihi ve sayısı belirtilen kararı ile; çekişmeli taşınmazı davacıların murisi ...'ın önceki zilyedinden satın aldığı, ancak dinlenen tanık beyanlarından ve dosya kapsamından davalı ...'in taşınmazı malik sıfatıyla kendi adına kullandığı ve ...'ın mülkiyet hakkını inkar ettiği, davalı ...'ın eklemeli zilyetliğinin iktisaba elverişli olduğu, öte yandan davacılardan ...'ın davadan feragat ettiği gerekçesiyle davacı ... yönünden davanın feragat nedeniyle reddine, ... dışındaki davacılar yönünden açılan davanın sübut bulmadığından reddine hükmedilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacılar vekili temyiz dilekçesinde; davadan feragat eden davacı ...'in taşınmazda hissesine düşen payın karşılığı bedeli davalıdan aldığını, bu nedenle davadan feragat ettiğini, dinlenen tanık ve yerel bilirkişi beyanlarına göre davanın ispat edildiği ve dava konusu taşınmazın davacıların murisi olan ... tarafından 40 yıl kadar önce ... isimli şahıstan bedeli karşılığında satın alınıp zilyetliğinin devralındığı hususunun sübut bulduğunu; ne var ki Mahkemece delillerin takdirinde yanılgıya düşülmek suretiyle davanın reddine hükmedildiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeDava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.Somut olayın incelenmesine gelince; çekişmeli 1 12... parsel sayılı taşınmazın 10.01.2007 tarihinde yapılan kadastro çalışmalarında 2.209,30 metrekare yüz ölçümü ile kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı adına tespit edilerek tapuya tescil edildiği, davacılar tarafından çekişmeli taşınmaz ile dava dışı kadastro çalışmaları sonucunda murisleri ... adına tescil edilen 1 12... parsel sayılı taşınmazın bir bütün olduğu belirtilerek irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayalı eldeki davanın açıldığı; davalı tarafın ise bitişik arsalar olan 1 12... ve 68 parsel sayılı taşınmazları davacıların murisi ile birlikte 1970 yılından önce ...'dan satın aldıklarını, taşınmazı rızai taksim ile ikiye ayırarak kullandıklarını, kendisine ait olan kısıma ev yaptırdığını ve kuyu açtığını, 40 yılı aşkın süredir nizasız olarak taşınmazı bu şekilde kullandığını beyan ederek davanın reddini savunduğu anlaşılmaktadır.Taraflar arasındaki uyuşmazlık; taşınmazın öncesinin kime ait olduğu, davalının iddia ettiği şekilde müşterek olarak satın alınıp alınmadığı, müşterek olarak satın alınmış ise paylaşılıp paylaşılmadığı, paylaşılmış ise çekişmeli taşınmazın hangi taraf payına dahil olduğu, çekişmeli taşınmaz üzerinde hangi tarafın ne sıfatla zilyet olduğu noktalarında toplanmaktadır.Toplanan delillere göre, davaya konu taşınmazın davacıların murisi olan ... tarafından 40 yıl kadar önce ... isimli şahıstan bedeli karşılığında satın alınıp zilyetliğin temlik eden tarafından davacılar murisi ...'a devredildiği, yine yaklaşık 40 yıl kadar önce taşınmaz üzerindeki binaların bir bölümünün ... tarafından yaptırıldığı, binaların diğer bölümlerini ise ...'ın yurt dışından gönderdiği paralarla ...'ın nam ve hesabına davalının yaptırdığı, davalının zilyetliğinin ...'ın rızası ve izni dahilinde sürdürüldüğü, taşınmazın müşterek olarak satın alındığı ve sonradan paylaşıldığına ilişkin davalı savunmasının ispat edilemediği anlaşılmaktadır.Hâl böyle olunca, davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken delillerin takdirinde hataya düşülmek suretiyle yanılgılı gerekçelerle davanın reddine hükmedilmesi isabetsiz olup kararın bozulması gerekmiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle:Davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle, Mahkeme kararının HMK’nın geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi gereğince BOZULMASINA,Peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacılara iadesine,Dosyanın Kayseri 5. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,18.12.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.