Polis memurunun görev kapsamında maruz kaldığı kaza olayının 2330 sayılı kanun gereğince vazife malullüğü sayılmasına ve aylık bağlanmasına yönelik istinaf kararının temyiz incelemesi sonucu onanması.
Özet: Bir polis memurunun trafik kazasında yaralanması sonrası 2330 sayılı Kanun kapsamında vazife malullüğü aylığı bağlanması talebiyle açtığı davada, davalı kurumun kazanın kanun kapsamında olmadığını savunmasına rağmen, ilk derece ve istinaf mahkemeleri olayın 2330 sayılı Kanuna göre vazife malullüğü sayılması gerektiğine hükmetmiş, davacı tarafın aylıkla ilgili hüküm kurulmadığı, davalı kurumun ise kararın yerinde olmadığı yönündeki temyizleri üzerine Yargıtay, kanun hükümlerinin uygulanması gerektiği tespitini doğru bulmuştur.
10. Hukuk Dairesi         2025/8813 E.  ,  2025/13023 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/2070 E., 2024/3469 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 41. İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/147 E., 2023/299 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, davacının geçirdiği kaza olayının 2330 sayılı Kanun kapsamında gerçekleştiğinin tespiti ile 2330 sayılı Kanun gereğince vazife malullüğü aylığı bağlanmasına ve olay tarihinden itibaren bağlanacak aylığın yasal faiziyle ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili, davacının yaralanması olayının 2330 sayılı Kanun'da tanımlandığı üzere, iç güvenlik ve asayişin korunması veya kaçakçılığın men takip ve tahkiki konularında veya 6353 sayılı Kanunla 2330 sayılı Kanun kapsamına alınan trafik ve yol güvenliğini veya tutuklu ve hükümlülerin sevk ve nakillerini sağlamakla görevli olduğu esnada ve bu görevlerin sebep ve tesiri sonucunda gerçekleşmediğinden, ilgilinin vazife malullüğünün 2330 sayılı Kanun kapsamında değerlendirilmemesi ve bu kanun uyarınca sağlanan haklardan yararlandırılmaması işleminin hukuka uygun olduğunu beyanla davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk derece mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, davacının görevinin (görev noktasını terk ederek zırhlı araca bindiği an) tamamlandığının kabulü, olayın ve bölgede yaşanan gerçekliğe uygun olmayıp, (2330 sayılı Kanunda belirtildiği üzere) trafik ve yol güvenliğini sağlama kapsamında görevin devam etmekte olduğu, bu görevin ifası sırasında meydana gelen trafik kazası sonucu gerçekleşen olayın (4/7/2012 tarih ve 6353 sayılı Kanun ile değişik) bulunan 2330 sayılı Kanun'un 2. maddesi kapsamında; davacının görev tanımının ve yaşanan sürecin bir bütün olarak ele alınması ile değerlendirilmesi gerektiği; belirtilen nedenlerle, davacının maluliyetine neden olan olayın 2330 sayılı Kanun kapsamında bulunması nedeniyle hakkında 2330 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanması gerektiğinin kabulüne, ... Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğü Kamu Görevlileri Emeklilik Daire Başkanlığının 15.04.2021 tarih ve E-87075778-205.01.02-23987771-92.455.004 sayılı işleminin iptaline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, aylık talebiyle ilgili hüküm kurulmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
Davalı Kurum vekili, yeterli inceleme yapılmadığını, kabul kararının yerinde olmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, 2330 sayılı Kanun kapsamında vazife malullüğü aylığı bağlanması gerektiğinin tespiti istemine ilişkindir.
5510 sayılı Kanun 97. maddesinde " bu Kanunda aksine hüküm bulunmayan hallerde, iş kazası, meslek hastalığı, vazife malullüğü ve ölüm hallerinde bağlanması gereken gelir ve aylıkların, hakkın kazanıldığı tarihten itibaren beş yıl içinde istenmeyen kısmı zamanaşımına uğrar. (Mülga son cümle: 17.04.2008-5754/57 md.)[177]
Kuruma müracaat etmemenin haklı bir sebebe dayandığını genel hükümlere göre ispat edenler hakkında, yukarıdaki hükümler uygulanmaz..." hükmü düzenlenmiştir.
Dosyadaki yazılara, toplanan bilgi ve belgelere göre davalı tüm, davacının sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmesi gerekmektedir.
İnceleme konusu davada; davacı 2330 sayılı Kanun kapsamında vazife malullüğü aylığı bağlanmasını ve olay tarihinden itibaren bağlanacak aylığın yasal faiziyle ödenmesini talep etmiş, Mahkemece davanın kabulüne, davacı hakkında 2330 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanması gerektiğinin tespitine karar verilmiştir. Şırnak Emniyet Müdürlüğünde polis memuru olarak görev yapmakta olan davacı 29.10.2015 tarihinde geçirdiği kazada yaralanmış ve Kurumun 03.08.2017 tarihli, 1215 sayılı kararı ile vazife malullüğü hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir. Davacı 09.04.2021 tarihli dilekçesiyle Kuruma müracaat ederek başvuru tarihinden itibaren 2330 sayılı Kanun kapsamında vazife malullüğü aylığı bağlanmasını ve aylıkların başvuru tarihinden itibaren yasal faiziyle ödenmesini talep etmiş, yaşanan kaza olayının 2330 sayılı Kanun kapsamında olmadığı gerekçesiyle davacının talebi reddedilmiştir.
Somut dosyada; Mahkemece davacı hakkında 2330 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanması gerektiğinin tespitine karar verilmesi yerindedir. Ancak anılan yasa uygulanmasıyla etkilenecek vazife malullüğü yönünden 5510 sayılı Kanun'un 97. madde hükmü de gözetilerek yasadan yararlanma tarihi belirlenmeli, sonucuna göre karar verilmelidir.
O halde İlk Derece Mahkemesince yukarıda belirtilen maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,06.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.