7. Ceza Dairesi, kaçakçılık suçundan verilen mahkumiyet kararının temyiz incelemesinde, 5607 sayılı Kanunun farklı madde uygulamaları ve etkin pişmanlık şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle tebliğnameye aykırı olarak hükmü oy birliğiyle onadı.
Özet: Kaçakçılıkla Mücadele Kanununa muhalefet suçundan verilen mahkûmiyet hükmü, yapılan temyiz incelemesi sonucunda, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olduğu, hukuki durum tespitinde kanunların karma uygulanmasının sonuca etkili görülmediği ve aleyhe temyizin bulunmadığı, ayrıca tebliğnamenin etkin pişmanlık ihtarına ilişkin bozma görüşünün, sanığın ödeme imkanı bulunmadığını ve ödeme iradesi olmadığını beyan etmesi nedeniyle yanıltılmış sayılamayacağı gerekçesiyle reddedilerek oy birliğiyle onanmıştır.

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2020/200 E., 2021/948 K.SUÇ: 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefetHÜKÜM: Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:Suç tarihinde yürürlükte olan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3/18. maddesi ile 6545, 72 42... sayılı Kanunlar ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesinin yollamasıyla 3/5, 3/10, 3/ 23... /2. maddeleri somut olaya uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle sanığın hukukî durumunun tayin ve takdiri gerekirken karma uygulama yapılarak yazılı şekilde karar verilmesi, sonuca etkili görülmediğinden ve gün para cezası yönünden aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 17.01.2024 tarihli ve 2023/7-302 Esas, 2024/7 Karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere; etkin pişmanlık ihtarı yapılan sanığın, ödeme imkânının bulunmadığını beyan etmesi ve ödeme iradesinde bulunmaması karşısında, sanığın yanıltılmış sayılamayacağı cihetle, Tebliğname'de belirtilen görüşe iştirak edilmemiştir. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, 10.12.2025 tarihinde karar verildi.