Stajyerin kıyma makinesinde dört parmağını kaybettiği iş kazası davasında, işverenin kusuruyla hükmedilen yüksek maddi ve manevi tazminatın temyiz incelemesi.
Özet: Tehlikeli bir kıyma makinesinde güvenlik önlemleri alınmadan ve yalnız bırakılması sonucu dört parmağını kaybeden stajyer davacının açtığı maddi ve manevi tazminat davasında, başlangıçta talep ettiği 10.000 TL maddi ve 250.000 TL manevi tazminatı yargılama sırasında 1.202.927,98 TL maddi ve 200.000 TL manevi tazminata yükseltmesinin ardından, ilk derece ve istinaf mahkemelerinin davacının tazminat taleplerini kısmen kabul etmesine karşın, davalı şirket kazanın davacının dikkatsizliğinden kaynaklandığını, kusurları olmadığını, bilirkişi raporlarının çelişkili olduğunu ve hükmedilen manevi tazminatın fahiş olduğunu ileri sürerek kararı temyiz etmiştir.

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/2939 E., 2024/3301 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Serik 2. İş MahkemesiSAYISI : 2020/216 E., 2024/170 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalıya ait şirkette stajyer olarak çalışırken 09.05.2019 tarihinde geçirdiği iş kazası neticesinde 4 parmağını birden kaybettiğini, henüz stajının üçüncü gününde tehlikeli kıyma makinesinde görev verildiğini ve kıyma makinesine ait hiç bir güvenlik önleminin alınmadığını, stajyer olduğu halde kıyma makinesinde tek başına bırakıldığını belirterek fazlaya ilişkin taleplerini saklı tutarak 10.000,00 TL maddi ve 250.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsilini talep etmiş, yargılama sırasında talebini 14.6.2023 tarihli dilekçe ile 597.024,04 TL olarak arttırmış ve 13.02.2024 tarihli dilekçe ile 1.202.927,98 TL olarak ıslah etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; davacıya şefi tarafından makinenin nasıl kullanılacağının uygulamalı olarak anlatıldığını, olayın ilk defa kullanım sırasında meydana gelmediğini, kazanın tamamen kendi dikkatsizliğinden meydana geldiğini belirterek davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 1.202.927,98-TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 09.05.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 100.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 09.05.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulü ile "1.202.927,98 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 09.05.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, 200.000 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 09.05.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine" karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavalı vekili temyiz dilekçesinde özetle;davalı şirketin olayın meydana gelmesinde kusuru bulunmadığını, iş yerinde keşif yapılmadan karar verilmesinin hatalı olduğunu, kusur raporlarının birbiri ile çeliştiğini, davacının müdafii ile birlikte alınan kolluk ifadesinde kazanın tamamen kendi dikkatsizliğinden meydana geldiğini, kimseden şikâyetçi olmadığını, kıyma makinasının güvenlik çubuğunun bulunduğunu ve gerekli açma kapama düğmelerinin çalıştığını ve arızasının bulunmadığını beyan ettiğini, 09.05.2018 tarihli olay yeri inceleme raporunda da kıyma topuzunun makine üzerinde bulunduğu, kıyma makinesinde herhangi bir arıza olmadığı, elin kıyma haznesine girmemesi gerektiği onun yerine makine üzerinde bulunan kıyma makinesi topuzunun sokulması gerektiği ayrıca oda içerisinde kıyma makinesinin kullanma talimatının da bulunduğunun belirlendiğini,ilk derece mahkemesince hükme esas alınan aktüerya bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, kazanın olduğu tarihte davacının davalı şirkette zorunlu stajını yaptığını, davacının asgari ücret üzerinden çalışmasının kanunen mümkün olmadığını, davacının kaza sonrasında aktif olarak asgari ücret üzerinden çalışmış gibi hesaplama yapılmasının hatalı olduğunu, Mahkemece hükmedilen manevi tazminatın fazla olduğunu belirterek temyiz etmiştir.B. Değerlendirme ve Gerekçe1.Davalı vekilinin davacının manevi tazminat istemi hakkında kurulan hükme yönelik temyiz itirazları açısından,Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 110. maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır.Dosya içeriğine göre kabulüne karar verilen manevi tazminat miktarının Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 378.290,00 TL'nin altında kaldığı anlaşıldığından davalı vekilinin bu kısma yönelik temyiz itirazlarının miktardan reddine karar verilmiştir.2. Davalı vekilinin diğer hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesindeUyuşmazlık iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.2.Zararlandırıcı sigorta olayına maruz kalan sigortalının maddi zararının hesabında, gerçek ücretin esas alınması koşuldur. Gerçek ücretin ise işçinin imzasının bulunduğu ücret tediye bordrolarından saptanacağı, işçinin imzasının bulunmadığı iş yeri ve sigorta kayıtlarının nazara alınamayacağı, işçinin imzasının bulunduğu ücret tediye bordrolarının bulunmaması durumunda işçinin yaşı, kıdemi, mesleki durumu dikkate alınarak, emsal işi yapan işçilerin aldığı ücret gözönünde tutularak belirlenmesi gerektiği, Dairemizin giderek Yargıtayın yerleşmiş görüşlerindendir.Öte yandan, 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Kanun'un 5/b maddesi, "b) (Değişik: 13/2/2011-6111/24 md.) 05.06.1986 tarihli ve 3308 sayılı Meslekî Eğitim Kanunu'nda belirtilen aday çırak, çırak ve işletmelerde meslekî eğitim gören öğrenciler hakkında iş kazası ve meslek hastalığı ile hastalık sigortası; meslekî ve teknik ortaöğretim ile yükseköğrenimleri sırasında staja tabi tutulan öğrenciler, mesleki ve teknik ortaöğretim sırasında tamamlayıcı eğitim ya da alan eğitimi gören öğrenciler, kamu kurum ve kuruluşları tarafından desteklenen projelerde görevli bursiyerler ile 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun 46. maddesine tabi olarak kısmi zamanlı çalıştırılan öğrencilerden aylık prime esas kazanç tutarı, 82. maddeye göre belirlenen günlük prime esas kazanç alt sınırının otuz katından fazla olmayanlar hakkında ise iş kazası ve meslek hastalığı sigortası uygulanır. Bu bentte sayılanlar, 4. maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı sayılırlar ..." 3. maddesi, "3) Sosyal sigortalar: Kısa ve uzun vadeli sigorta kollarını, 4) Kısa vadeli sigorta kolları: İş kazası ve meslek hastalığı, hastalık ve analık sigortası kollarını, 5) Uzun vadeli sigorta kolları: Malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortası kollarını, 6) Sigortalı: Kısa ve/veya uzun vadeli sigorta kolları bakımından adına prim ödenmesi gereken veya kendi adına prim ödemesi gereken kişiyi, ... ifade eder."3308 sayılı Çıraklık ve Mesleki Eğitim Kanunu'nun 18. maddesi, "(Değişik : 29.06.2001 - 4702/13 md) On ve daha fazla işçi çalıştıran işletmeler, çalıştırdıkları işçi sayısının yüzde beşinden az, yüzde onundan fazla olmamak üzere, meslek lisesi öğrencilerine beceri eğitimi yaptırırlar." 25. maddesinde, "Aday çırak, çırak ve işletmelerde meslek eğitimi gören öğrencilere ödenecek ücret ve bu ücretlerdeki artışlar; aday çırak veya çırağın velisi veya vasisi veya kişi reşit ise kendisi; öğrenciler için okul müdürlüğü ile işyeri sahibi arasında Bakanlıkça belirlenen esaslara göre düzenlenecek sözleşme ile tespit edilir. Ancak, işletmelerde meslek eğitimi gören öğrenci, aday çırak ve çırağa yaşına uygun asgari ücretin % 30'undan aşağı ücret ödenemez.Aday çırak, çırak ve öğrencinin eğitimi sırasında işyerinin kusuru halinde meydana gelecek iş kazaları ve meslek hastalıklarından işveren sorumludur.Aday çırak, çırak ve öğrencilere ödenecek ücretler her türlü vergiden müstesnadır.Aday çırak, çırak ve işletmelerde meslek eğitimi gören öğrencilere sözleşmenin akdedilmesi ile 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun iş kazaları ve meslek hastalıkları ile hastalık sigortaları hükümleri uygulanır. Sigorta primleri 1475 sayılı İş Kanunu'nun 33. maddesi gereğince bunların yaşına uygun asgari ücretin % 50'si üzerinden Bakanlık bütçesine konulan ödenekle karşılanır." düzenlemeleri mevcuttur. Dosya kapsamından 13.09.2001 doğumlu davacının kaza tarihi olan 09.05.2018 tarihinde meslek lisesi öğrencisi olarak zorunlu stajını yapmak üzere davalı tarafından işletilen otelde çalıştığı, kıyma makinesinde et çektiği sırada sağ elini makineye kaptırması sonucu yaralandığı, sürekli iş göremezlik oranının %14.3 olarak tespit edildiği, öğrenci durum belgesine göre 2018-2019 eğitim öğretim yılında 12.sınıfta olup 9.10.2019 tarihinde mezun olduğu görülmektedir.Davacının kaza tarihindeki ücretine ilişkin herhangi bir araştırma yapılmadan asgari ücret miktarı düzeyinde geliri olduğu değerlendirmesi ile düzenlenen hesap raporuna itibar edilerek neticeye gidildiği anlaşılmıştır.Mahkemece yapılacak iş; davacının meslek eğitimi yapması, iş yerinde stajyer olarak bulunması nedeniyle işletmelerde meslek eğitimi gören öğrenci, aday çırak ve çırağa yaşına uygun asgari ücretin % 30'undan aşağı ücret ödenemeyeceği şeklindeki yasa hükmü doğrultusunda, davacının kaza tarihinde aldığı ücretin belirlenmesi için tarafların göstereceği tüm deliller değerlendirilmek suretiyle ve ancak asgari ücretle çalıştığı kanıtlanabiliyor ise asgari ücreti dikkate alarak maddi zararın hesaplanacağını gözeterek, davacının gerçek ücretini tereddütsüz olarak belirlemek, sonrasında yeniden hesap raporu alınması gerekirse, davacının temyiz yoluna başvurmamış olması nedeniyle davalı lehine oluşan usuli kazanılmış hak gereği bilinen (iskontosuz), bilinmeyen (iskontolu) dönem başlangıç ve bitiş tarihlerinin değiştirilmeksizin 15.01.2024 tarihli hesap raporundaki gibi kabul edilmesi ile usuli kazanılmış haklar dikkate alınarak sonucuna göre bir karar vermekten ibarettir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,06.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.