Hukuk dairesince, fiili ayrılık gerekçeli boşanma davasında ortak hayatın yeniden kurulduğu tespit edilerek boşanma hükmünün bozulduğu, bağımsız tedbir nafakası temyizinin ise kesinlik sınırı altında kaldığı için reddedildiği bir içtihat.
Özet: Yüksek mahkeme, kadının bağımsız tedbir nafakasına yönelik temyiz başvurusunu, ihtilaflı miktarın kanuni kesinlik sınırının altında kalması nedeniyle usulden reddederken; erkeğin fiili ayrılık nedenine dayalı boşanma davasının kabulü yönündeki alt derece mahkemeleri kararını ise, Türk Medeni Kanununun 166/4. maddesindeki koşulların oluşmadığı, zira daha önceki boşanma davasının reddedilmesinden sonraki üç yıllık süre içinde taraflar arasında ortak hayatın yeniden kurulduğu tespitiyle bozarak, kararın kanuna aykırı olduğuna hükmetmiştir.
2. Hukuk Dairesi         2025/2404 E.  ,  2025/9853 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/953 E., 2025/198 K.
DAVA TÜRÜ : Boşanma-Bağımsız Tedbir Nafakası
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ordu 2. Aile Mahkemesi
SAYISI : 2023/453 E., 2024/620 K.
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı-davacı kadın vekili tarafından erkeğin boşanma davasının kabulü ve birleşen nafaka davasının reddedilen kısmı yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kısmen kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1.Davalı-davacı kadın vekilinin "bağımsız tedbir nafakası davasına" yönelik temyiz dilekçesinin incelenmesinde;
Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
Dosya içeriğine göre birleşen tedbir nafakası davasında reddedilen ve temyize konu edilen yıllık nafaka miktarı Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olarak belirlenen 544.000,00 TL'nin altında kalmaktadır. Açıklanan nedenle davalı-davacı kadın vekilinin bağımsız tedbir nafakasına yönelik temyiz dilekçesinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
2.Davalı-davacı kadın vekilinin asıl dava yönünden temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Davacı -davalı erkek tarafından kadın aleyhine, ortak hayatın yeniden kurulamaması sebebi ile tarafların 4721 sayılı Kanun'un 166 ncı maddesinin dördüncü fıkrası gereği boşanmalarına karar verilmesi talepli olarak açılan davada İlk Derece Mahkemesince taraflar arasında erkek eş tarafından daha önce açılan boşanma davasının Malatya 2. Aile Mahkemesi'nin 25.06.20 15... /5 50... /569 Karar sayılı ilamı ile reddedildiği, kararın 08.09.2016 tarihinde kesinleştiği, boşanma davasının reddine ilişkin kararın kesinleşmesinden itibaren 3 yıldan fazla sürenin geçtiği, reddedilen ilk davadan sonra tarafların bir araya gelmediği gerekçesiyle davacı davalı erkeğin fiili ayrılık nedenine dayalı boşanma davasının kabulüne ile tarafların boşanmalarına karar verilmiştir. Hükmün davalı-davacı kadın vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı- davacı kadın vekili tarafından yukarıda belirtildiği şekilde temyiz edilmiştir.
Her ne kadar İlk Derece Mahkemesince erkek tarafından daha önce Malatya 2. Aile Mahkemesi'nde açılan boşanma davasının reddine ilişkin kararın kesinleşmesinden itibaren 3 yıldan fazla sürenin geçtiği, reddedilen ilk davadan sonra tarafların bir araya gelmediği gerekçesiyle davacı davalı erkeğin fiili ayrılık nedenine dayalı boşanma davasının kabulüne karar verilmiş ise de yapılan yargılama, toplanan deliller ve dinlenin tanık beyanlarından 4721 sayılı Kanun'un 166 ncı maddesinin dördüncü fıkrası koşullarının oluşmadığı, taraflar arasında üç yıllık süre içinde ortak hayatın yeniden kurulduğu anlaşılmakla davacı-davalı erkek tarafından açılan asıl davanın reddine karar verilmesi gerekirken hatalı gerekçe ile boşanmaya karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Davalı-davacı kadın vekilinin "bağımsız tedbir nafakası davasına" yönelik temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,
2. Davalı-davacı kadın vekilinin asıl dava yönünden temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının erkeğin kabul edilen boşanma davası yönünden kadın yararına ORTADAN KALDIRILMASINA,
İlk Derece Mahkemesi kararının erkeğin kabul edilen boşanma davası yönünden kadın yararına BOZULMASINA,
Temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, karardan bir örneğinin ilgili Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
18.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.