Mirasçı tarafından taksim iddiasıyla elbirliği mülkiyetindeki taşınmazların tapu iptali ve tescil talebinin, mirasçıların dava şartı eksikliği nedeniyle usulen reddine dair.
Özet: Mirasçı olan davacının, murisinden kalan ve elbirliği mülkiyetinde bulunan taşınmazların, taraflar arasında yapıldığı iddia edilen taksim sonucunda kendisine isabet eden kısımlarının tapu kayıtlarının iptali ve tescili talebiyle açtığı davada; ilk derece mahkemesi, taksim iddiasının ispatlanamadığı ve elbirliği mülkiyetinin devam ettiği gerekçesiyle davanın usulden reddine karar vermiş; Bölge Adliye Mahkemesi ise davalıların terekeye karşı üçüncü kişi konumunda olması nedeniyle bir mirasçının kendi payı hakkında diğer mirasçıları kapsamayacak şekilde dava açamayacağı ve terekeye temsilci atanması imkanının da bulunmadığı gerekçesiyle dava şartı yokluğundan usulden red kararını onamış, davacı ise taksimin ispatı halinde esastan yargılama yapılması gerektiğini ileri sürerek kararı temyiz etmiştir.

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/555 E., 2025/538 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Pamukova Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : 2021/323 E., 2023/28 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; Sakarya ili, ... ilçesi, ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 1 28... parsel, 1 31... parsel sayılı taşınmazların müvekkilinin murisi ... mirasçıları adına tespit ve tescil edildiğini, yapmış oldukları taksim sonucunda 1 28... parsel, 1 31... parsel ve dava konusu 1 60... parselin müvekkiline isabet ettiğini, taraflar arasında taksim yapıldığını ancak ihtilaf nedeni ile bu güne kadar tapuda takrir işlemleri yapılamadığını ileri sürerek 1 28... ve 13 parsel sayılı taşınmazlarda tapu kayıtlarının iptali ile 1 28... parselde davacının hissesine ilave edilmesini 1 28... ve 11 parsel sayılı taşınmazlarda üçgen bir alanın yola bırakıldığını, bu tescil harici alanın 1 28... parselde davacının hissesine ilave edilmesini 1 31... , 4 ve 5 parsellerin keşifte belirlenecek bir kısmının iptali ile 1 31... parselde davacının hissesine ilavesini, 1 60... parselin güney cephesinde keşifte belirlenecek kısmının iptali ile davacı adına müstakilen tesciline karar verilmesini talep etmiştir.Aşamada 1 28... ve 13 sayılı parseller yönünden davadan feragat edilmiştir. II. CEVAP1. Davalı ... cevap dilekçesinde; çekişmeli 1 28... ve 13 parsel sayılı taşınmazların amcası ... 'den kaldığını, amcasının bekar ve çocuksuz olarak vefat ettiğini, mahallinde yapılacak keşif ve dinlenecek bilirkişilerce bu durumun sabit olduğunu, davacının davasının haksız ve yersiz olduğunu belirtip davanın reddini savunmuştur.2. Davalı ... cevap dilekçesinde; çekişmeli 1 60... parsel sayılı taşınmazı dayısı ...'dan babasının satın aldığını ve babasınn bu taşınmazı ölene kadar kullandığını, babasının ölümünden sonra taksim sonucu kendisine kaldığını, davacının davasının haksız ve yersiz olduğunu belirtip davanın reddini savunmuştur.3. Davalı ... cevap dilekçesinde; 1 31... parsel sayılı taşınmazın kuzey batısının bir kısmının 3 nolu parsele ait olduğu hususuna itiraz ettiğini, arazinin yıllardır dedesi ... tarafından ekilip biçildiğini, davacının davasının haksız ve yersiz olduğunu belirtip davanın reddinin gerektiğini savunmuştur.4. Davalı ... vekili ile davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde: ayrı ayrı davanın reddini savunmuştur. 5. Davalı ..., 26.06.2018 tarihli keşifte davayı kabul ettiğini beyan etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Bölge Adliye Mahkemesi tarafından taraf teşkili sağlanması yönündeki kaldırma kararından sonra yapılan yargılama sonucunda, taşınmazların taksimen davacıya düştüğünün ispatlanamadığı, ilavesi istenen taşınmazların elbirliği mülkiyetinde olduğu gerekçesiyle, Sakarya ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 1 28... ve 13 parsel sayılı taşınmazlar yönünden açılan davanın feragat nedeniyle reddine, 1 28... ve 11 parsel sayılı taşınmazların yol olarak bırakılan kısmının tapu iptali ve tesciline yönelik istem yönünden davanın usulden reddine, 1 31... , 4 ve 5 parsel sayılı taşınmazlar yönünden açılan davanın usulden reddine, 1 60... parsel sayılı taşınmaz yönünden açılan davanın usulden reddine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalıların muris ...'ın terekesine karşı 3. kişi durumunda olduğu, bu halde mirasçılarından birinin terekeye karşı 3. kişi konumunda olan birisi aleyhine kendi payı hakkında açtığı dava, diğer mirasçıların paylarını kapsamadığı ve aynı zamanda onlar adına açılmadığından, davaya diğer mirasçıların katılması (icazet vermesi) veya terekeye temsilci atanması suretiyle devam edilmesi imkanı da bulunmadığı gerekçesiyle davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu edilen taşınmazlar her ne kadar elbirliği mülkiyetinde olsa da taşınmazların taksimen davacıya düştüğünü, taksim olgusunun ispatlanması halinde yargılamaya esastan devam edilmesi gerektiğini, dosyaya uygun düşmeyen gerekçelerle karar verildiğini öne sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve GerekçeDava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil ile tapusuz taşınmazın tescili istemine ilişkindir.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Kadastro sonucunda; Sakarya ili, .... ilçesi, ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 1 28... ve 13 parsel ... adına, 1 31... parsel ... ve müşterekleri adına, 1 31... parsel ... adına, 1 31... parsel ... adına ve 1 60... parsel sayılı taşınmaz ... adına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak belgesizden tespit ve tapuya tescil edilmiştir.1. (A) ile gösterilen tescil harici bölüm ile ilgili temyiz incelemesinde; Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352/1-(b) hükmü uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.Dosya içeriğine göre davacıların tapusuz taşınmazın tescili davası açtığı, dava konusu taşınmazların fen bilirkişi raporunda (A) harfli taşınmazın zemin değerinin 622,20 TL tespit edildiği anlaşılmıştır.Hüküm altına alınan ve temyize konu edilen toplam miktar 622,20 TL'nin davanın açıldığı 2017 yılındaki kesinlik sınırı olan 41.530,00 TL'nin altında kalmaktadır.2. Çekişmeli 1 31... parsel sayılı taşınmazın temyiz incelemesinde; Çekişmeli 1 31... parsel sayılı taşınmazın 1/3'er hisse ile malikleri adına tescil edildiği, hissedarlardan ...'in davayı kabule yönelik beyanda bulunduğu, kabul beyanının yapıldığı anda sonuç doğuracağı ve kabulden vazgeçmenin usulen mümkün olmadığı gözetildiğinde, davalı ... hissesi yönünden kabul beyanı değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. 3. 1 60... parsel sayılı taşınmazın 2/B ile gösterilen bölümü yönünden yapılan temyiz incelemesinde ise; Mahkemece dava konusu bölüm yönünden aktif dava ehliyeti yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmiş ise de davacının bu taşınmaz bölümü yönünden tereke adına taşınmazdaki hissesinin ilavesini istemediği, müstakilen adına tescilini talep ettiği anlaşılmıştır. Mahkemece, davacıya, öncelikle çekişmeli taşınmazı ne şekilde edindiği sorulup açıklattırılmadığı gibi, taşınmazın ne şekilde yalnızca kendisine kalmış olduğu da belirlenmemiş, keşif anında dinlenen yerel bilirkişi ve tanıktan da bu konuya ilişkin beyan alınmamıştır. Hal böyle olunca; Mahkemece, davacı tarafa, dayandığı zilyetlik olgusunun mirasbırakandan intikalen gelen eklemeli zilyetlik olup olmadığı, mirasbırakandan gelen zilyetliğe dayanıyorsa ne sebeple (taksim, satış, bağış vs.) kendi adına tescil istediği açıklattırılmalıdır. Taşınmazın, murisin terekesine dahil olması, yani muristen gelen taşınmazın taksim, satış, bağış vs. yolla kendisine kalmadığının belirtilmesi halinde elbirliği mülkiyetine tabi olan tereke ile ilgili olarak TMK'nın 702. maddesi gereğince dava gibi tasarrufi işlemlerde mirasçıların oybirliğinin gerekli olması ve davacının dava dilekçesinde kendi adına tescil talebinde bulunması nedeniyle davacının aktif dava ehliyetinin bulunup bulunmadığı üzerinde durulmalıdır. Taşınmazın muristen gelmesine rağmen taksim, satış, bağış vs. yolla kendisine kaldığının yani terekeye dahil olmadığının belirtilmesi veya muristen gelmediği iddia edilerek müstakil zilyetliğe dayanılması halinde zilyetlikle kazanım şartlarının sağlanıp sağlanmadığı göz önüne alınmalı, toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemece değinilen yönler göz ardı edilerek eksik inceleme ile yazılı olduğu şekilde karar verilmesi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir. VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,Peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,17.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.