Karşılıklı boşanma davasında, erkeğin güven sarsıcı davranışları nedeniyle kadından ağır kusurlu olduğu tespitiyle tazminat ve yoksulluk nafakası kararının bozulması.
Özet: Yüksek mahkeme, karşılıklı boşanma davasında, bölge adliye mahkemesinin kadını ağır kusurlu bularak maddi ve manevi tazminat ile yoksulluk nafakası taleplerini reddeden kararını bozmuştur; zira erkeğin iş arkadaşıyla duygusal bağ kurarak güven sarsıcı davranışlarda bulunduğu ve boşanmaya yol açan olaylarda kadına nazaran daha ağır kusurlu olduğu, bu nedenle tazminat ve nafaka haklarının yeniden değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiştir.
2. Hukuk Dairesi         2025/2897 E.  ,  2025/9994 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/2550 E., 2025/255 K.
DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma
İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 4. Aile Mahkemesi
SAYISI : 2021/745 E., 2023/269 K.
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı- karşı davacı kadın vekili tarafından erkeğin davasının ve tazminatların kabulü, kusur belirlemesi, tazminat ve yoksulluk nafakası isteminin reddi yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre davalı- karşı davacı kadının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2.Taraflarca karşılıklı açılan boşanma davasında yapılan yargılamada, İlk Derece Mahkemesince her iki davanın da reddine karar verilmiş, verilen karar taraflarca istinaf edilmekle Bölge Adliye Mahkemesince yapılan istinaf incelemesinde davalı- karşı davacı kadının ağır kusurlu olduğu kabul edilerek her iki davanın da kabulü ile tarafların boşanmalarına ve boşanmanın ferilerine karar verilmiş, verilen karar yukarıda gösterildiği şekilde temyiz edilmiştir. Yapılan yargılama ve toplanan delillerden; Bölge Adliye Mahkemesince tarafların belirlenen ve gerçekleşen kusurlu davranışları yanında erkeğin tanık anlatımlarına göre aynı iş yerinde çalışan bir kadınla arkadaşlıktan öte duygusal bağının olduğu, bu kadını davalı eş istememesine rağmen köye ailesinin yanına ziyarete götürdüğü, bu suretle güven sarsıcı davranışlarda bulunduğu, bu nedenle taraflar arasında tartışmalar yaşandığı anlaşılmış olup erkeğe ve vakıanın kusur olarak yüklenmesi gerektiği anlaşılmıştır. Buna göre Mahkemece taraflara yüklenen ve gerçekleşen tüm kusurlu davranışlar birlikte değerlendirildiğinde, boşanmaya sebep olan olaylarda, erkeğin kadına nispeten ağır kusurlu olduğunun kabulü gerekmektedir. Bu husus gözetilmeden yanılgılı değerlendirme sonucu kadının ağır kusurlu kabulü doğru olmamıştır.
3.4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 174 üncü maddesinin birinci fıkrasında mevcut ve beklenen bir menfaati boşanma yüzünden haleldar olan kusursuz yada daha az kusurlu olan tarafın, kusurlu taraftan uygun bir tazminat isteyebileceği, aynı maddenin ikinci fıkrasında boşanmaya sebebiyet vermiş olaylar yüzünden kişilik hakları saldırıya uğrayan tarafın, kusurlu olandan manevî tazminat isteyebileceği öngörülmüştür. Yukarıdaki paragrafta açıklandığı üzere, evlilik birliğinin sarsılmasına sebep olan olaylarda tazminat isteyen davalı- karşı davacı kadının ağır ya da eşit kusurlu olmadığı, erkeğin kusurlu eylemlerinin kadının kişilik haklarına saldırı teşkil ettiği ve boşanma sonucu bu eşin, en azından diğerinin maddî desteğini yitirdiği anlaşılmıştır. O halde, Mahkemece, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, tazminata esas olan fiilin ağırlığı ile 4721 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesi ile 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 50 nci ve 51 inci maddelerinde düzenlenen "hakkaniyet kuralları" da dikkate alınarak davalı- karşı davacı kadın yararına uygun miktarda maddî ve manevî tazminata hükmedilmesi gerekirken, hatalı kusur belirlemesinin sonucu olarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
4.Her ne kadar İlk Derece Mahkemesince verilen kararda kusur durumu nedeniyle kadın yararına yoksulluk nafakasına hükmedilmemiş ise de belirlenen ve gerçekleşen kusur durumuna ve bozma sebebine göre kadının boşanma ile yoksulluğa düşüp düşmeyeceğinin değerlendirilerek yoksulluk nafakası hakkında karar verilmesi gerektiğinden hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Temyiz olunan, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kusur belirlemesi, kadının reddedilen maddi ve manevi tazminat ile yoksulluk nafakası talepleri yönünden BOZULMASINA,
2.Davalı- karşı davacı kadın vekilinin bozma dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozma kapsamı dışında kalan temyize konu bölümlerinin 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz edene iadesine,
Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,20.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.