3201 sayılı Kanun gereği yurt dışı borçlanmasıyla yaşlılık aylığı talebinin, kesin dönüş şartı ve yurt dışında çalışma durumu sebebiyle reddine yönelik temyiz incelemesi.
Özet: Yurt dışı borçlanmasıyla yaşlılık aylığı talebinde bulunan sigortalının başvurusu, 3201 sayılı Kanunun 6. maddesi uyarınca aranan "kesin dönüş" şartını karşılamadığı gerekçesiyle reddedilmiş olup; zira yapılan incelemede davacının aylık talebi sonrasında Almanyadan yaşlılık aylığı almaya devam ettiği ve belirli dönemlerde çalıştığı tespit edilerek, yurt dışındaki çalışma veya çalışmaya dayalı yardım ilişkisinin sona erme koşulunun sağlanmadığına hükmedilmesi nedeniyle, davanın reddi yönündeki Bölge Adliye Mahkemesi kararı Yargıtay tarafından onanmıştır.
10. Hukuk Dairesi         2025/12636 E.  ,  2025/12959 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2024/1771 E., 2025/1014 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Adana 2. İş Mahkemesi
SAYISI : 2020/60 E., 2021/176 K.
Bölge Adliye Mahkemsince bozmaya uyularak verilen karar; davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin yurt dışı borçlanması kapsamında süresinde ödeme yaparak yaşlılık aylığı tahsis talebinde bulunduğunu, davalı Kurumun ödemeyi süresinde kabul etmeyerek aylık talebini reddettiğini belirterek, aksine işlemin iptali ile yurt dışı borçlanma ödemesinin süresinde olduğunun tespitini, hakedilen tarihten itibaren yaşlılık aylığı tahsisini ve ödenmeyen aylıkların yasal faizleriyle tahsilini talep etmiştir.
II-CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; davacının borçlanma ödemesinin süresinde olmadığından Kurumda yaşlılık aylığı için geçerli ve yeterli hizmeti bulunmayan davacının talebinin reddedildiğini, yapılan işlemlerin usul ve yasaya uygun olduğunu belirerek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 29.04.2021 tarih, 2020/60 E., 2021/176 K. sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 26.10.2023 tarih, 2022/102 E., 2023/1388 K. sayılı kararı ile davalıların istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Bölge Adliye Mahkemesi kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, "...Bu bağlamda, 3201 sayılı Kanun'un 6. maddesi gereğince, borçlanılan süreler gözetilerek yaşlılık aylığı bağlanabilmesi için, yurt dışındaki çalışma veya çalışmaya dayalı yardım ilişkisinin sona ermesi gerekmekte olup Mahkemece, yaşlılık aylığı talebinde bulunduğu 25.12.2019 tarihi ve sonrası süre yönünden davacı için kesin dönüş şartının belirlenmesiyle ilgili olarak yurt dışından aylık alıp-almadığı veya yurt dışında çalışıp-çalışmadığı veyahut çalışmaya dayalı olarak yardım alıp-almadığı resmi belgeler, yeni tarihli TR-4 belgesi vs. ile kesin dönüş şartı araştırılıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, davacının en son 2014 yılında yurt dışına çıkış kaydının bulunduğu, bu tarihten sonra yurda dönüş kaydının bulunmadığı, bu haliyle davacının yurda kesin dönüş yapmadığı gerekçesi ile yaşlılık aylığı tahsis talebinin reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
.
.." gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...Gelen müzekkere cevabında davacının 01.01.2020 tarihinden itibaren Almanya' dan yaşlılık aylığı aldığı, 25.12.2019-31.12.2019, 26.08.2021-31.08.2021, 01.09.2021-31.10.2021 tarihleri arasında Almanya'da çalıştığı bildirilmiştir.
Anılan bozma ilamında da söz edildiği üzere, Kurumca gönderilen yazı cevabından davacının yurt dışında çalışmaya dayalı yaşlılık aylığı alıyor olmasına ve çalışmasına devam ettiğinin anlaşılmış olmasına göre davanın reddine karar vermek gerekmiştir." gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davacının 26.08.2021-31.10.2021 tarihleri arasında evde hasta eşine baktığı için adına prim ödemesi yapıldığını, bu prim ödemesinin kesin dönüşe engel olamayacağını, davanın kabulü gerektiğini, kararın eksik araştırma ve inceleme sonucu verildiğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, ödenen yurt dışı borçlanmasının geçerli olduğunun tespiti, hakedilen tarih itibariyle yaşlılık aylığı tahsisi, ödenmeyen aylıkların yasal faizleriyle tahsili istemine ilişkindir.
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hakim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Yurt dışında çalışan Türk vatandaşlarının yurt dışında geçen hizmetlerinin borçlandırılarak, ülkemiz sosyal güvenlik mevzuatında malullük, yaşlılık ve ölüm hallerinde Türkiye’de geçmiş hizmet gibi değerlendirilmesini sağlamak amacıyla kabul edilen 3201 sayılı Kanun hükümleri uyarınca borçlandırılan sürelere dayalı olarak hangi şartlarda aylık bağlanacağı anılan Kanun'un 6. maddesinde belirlenmiştir. Tahsis yapılabilmesi için aranan koşullardan birisi, yurda kesin dönülmüş olmasıdır.
Kesin dönüşün, aylık tahsis talebinde bulunanların yurt dışındaki çalışmalarının sona ermesini, ikamete dayalı bir sosyal sigorta ya da sosyal yardım ödeneği almamaları durumunu ifade ettiği; “sosyal sigorta ödeneği” deyiminden, çalışma yaşamı süresince karşılaşılan hastalık, iş kazası, meslek hastalığı veya işsizlik gibi riskler nedeniyle iş göremezlik veya işsizlik gibi adlar altında yapılan ödeneklerin amaçlandığı; “sosyal yardım ödeneği” ibaresinin ise bulunulan ülke mevzuatı kapsamında, geçimlerini sağlayacak hiçbir gelirleri olmayan veya mevcut gelirleriyle geçimlerini sağlamakta güçlük çeken kişilerin asgari geçim düzeyi ile sınırlı olmak üzere geçimlerinin sağlanması amacıyla kamu kurum ve kuruluşları tarafından muhtaçlık durumuna ve süresine göre ödenen, ikamet şartına bağlı nakdi yardımlar anlamını taşıdığı kabul olunmaktadır. Ne var ki “kesin dönüş” ifadesi, mutlak anlamda, yurt dışında bulunduğu ülkeden Türkiye’ye döndükten sonra tekrar yurt dışına çıkış yapmama şeklinde değerlendirilemez. İkamet şartına bağlı olmayan nitelikte sosyal sigorta veya sosyal yardım ödeneği alanlara, anılan koşulun gerçekleştiğinin kabulü ile aylık bağlanabilecektir. Aksi yöndeki düşünce, Anayasamızın 23. maddesi ile güvence altına alınmış olan “Yerleşme ve seyahat hürriyeti”nin; İnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunmasına İlişkin Sözleşmeye (Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesine) ek 4 no.lu Protokolün 2. maddesi ile tanınmış “Serbest dolaşım özgürlüğü”nün ihlali sonucunu doğuracaktır. 3201 sayılı Kanun'un 6. maddesinin B bendi ile tekrar yurt dışına gitmek değil, yabancı ülke mevzuatına tabi olarak çalışmak ve ikamete dayalı sosyal sigorta veya sosyal yardım ödeneği almak, aylığın kesme nedeni olduğu belirtilmiş; 3201 sayılı Kanun'a göre yaşlılık aylığı bağlanıp altı aydan daha uzun süre yurt dışında bulunmuş olanların, yurt dışında çalışıp çalışmadıklarını ve ikamete dayalı bir sosyal sigorta veya sosyal yardım ödeneği alıp almadıklarını “3201 sayılı Kanun'a göre aylık alanlara mahsus yoklama belgesi” vererek, aylıklarını almaya devam edebilecekleri, Yurt Dışında Geçen Sürelerin Borçlandırılması ve Değerlendirilmesine İlişkin Yönetmeliğin 14. maddesi ile hüküm altına alınmış olup, yurt dışında uzun süre kalmak, tek başına bir aylık kesme nedeni teşkil etmemektedir.
Ayrıca, yurt dışında geçen çalışmalar sonucu o ülkenin sosyal güvenlik sisteminden hak kazanılan yaşlılık ya da malullük aylığının bir sonucu olan ve ikamete dayalı bulunmayan sosyal sigorta veya sosyal yardım niteliğindeki edimlerden yararlanmak, yurt dışından kazanılmış olan sosyal güvenlik hakkının en doğal sonucu olup, bu haktan feragat anlamı çıkacak şekilde bir “kesin dönüş” tanımı yapılması, sosyal güvenlik hakkından feragat edilemeyeceği olgusunun göz ardı edilmesi sonucunu da doğuracaktır.
Bu bağlamda, dosya içerisine alınan, davacının Almanya sigortalılık süresini gösterir 07.03.2025 tarihli TR4 belgesinde, davacı adına en son 31.10.2021 tarihi itibariyle prim ödemesinin bulunduğu, davacının 25.12.2019 tarihinde yaşlılık aylığı tahsis talebinde bulunmasına göre 01.11.2021 tarihi itibariyle yaşlılık aylığı tahsis koşullarının varlığı irdelenerek varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
VI.KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,02.10.2025 gününde oybirliğiyle karar verildi.