İş Kazası Sonucu Sürekli İş Göremezlik Tazminat Davasında Kusur, Zamanaşımı, Mahsup ve Manevi Tazminat İtirazlarının Temyizen Değerlendirilmesi.
Özet: İş kazası sonucu sürekli iş göremezliğe uğrayan bir sigortalının maddi ve manevi tazminat talebine ilişkin hukuki süreç, ilk derece mahkemesinin davacının talebini kısmen kabul ederek yüksek maddi ve manevi tazminata hükmetmesiyle başlamıştır. İşverenin istinaf başvurusu bölge adliye mahkemesince SGK raporuyla belirlenen %20 sürekli iş göremezlik oranı ve bilirkişi raporlarında işverenin %70 kusurlu, davacının ise %30 kusurlu bulunması gerekçeleriyle reddedilerek ilk karar onanmıştır. Bunun üzerine davalı işveren, temyiz dilekçesinde zamanaşımı, yapılan ödemelerin mahsubu, kusur oranının hatalı belirlenmesi, faiz başlangıcı ve manevi tazminatın fahiş olduğu iddialarını ileri sürmüştür. Temyiz incelemesi, manevi tazminat talebinin kesinlik sınırı içinde kalıp kalmadığı ve objektif dava birleşmesindeki her talebin ayrı değerlendirilmesi gerektiği hususları üzerinden devam etmektedir.
10. Hukuk Dairesi         2025/7683 E.  ,  2025/16732 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2022/2332 E., 2023/1750 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 6. İş Mahkemesi
SAYISI: 2019/448 E., 2022/908 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararının davalı vekili tarafından temyiz edildiği; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; sigortalının 30.06.2018 tarihinde meydana gelen iş kazasında sürekli iş göremezliğe uğradığını iddia ederek maddi ve manevi tazminat isteminde bulunmuştur.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin işçi sağlığı ve iş güvenliği kapsamında üzerine düşen tüm yükümlülükleri yerine getirdiğini, iş kazasının meydana gelmesinde kusurunun bulunmadığını, davacının 01.06.2018-16.10.2018 tarihleri arasında müvekkil şirkete ait ... restoranında ekip üyesi olarak çalıştığını, 01.07.2018 tarihinde restoranda kayarak düştüğü sonrasında 3 ay rapor aldığını, bu süreçte müvekkil şirket tarafından özel klinikte fizik tedavisinin üstlenildiğini, davacının ise 16.10.2018 tarihinde istifa ederek iş akdini sonlandırmış olduğunu, iş kazasının meydana gelmesinde %100 kusurlu olan davacının açtığı işbu davanın hakkaniyete aykırı olduğunu, ağır kusuru varsa illiyet bağının kesilmekte olduğunu ve işverenin sorumluluğuna gidilemeyeceğini, dava konusu olayda davacının manevi tazminat talebinin şartları oluşmadığından reddinin gerektiğini belirterek davanın reddini ileri sürmüştür.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile
" Davanın kısmen kabul kısmen reddine,
1-394.351,50 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 30.06.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıda alınarak davacıya verilmesine,
2-30,000 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 30.06.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine" karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile SGK Sağlık Kurulu tarafından davacının daimi iş göremezliğinin % 20 olarak belirlendiği, alınan her iki kusur raporunda da davalı işveren müessese ... Gıda ve Turizm San. ve Tic. A.Ş.'nin %70 oranında kusurlu olduğu, kazalı ...’ın %30 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği, aktüer raporda davacının yaşı, geliri, aktif ve pasif dönem çalışma süresi, kusur oranı, iş göremezlik derecesi yapılan SGK ödemeleri dikkate alınarak davacının maddi zararının 394.351,50 TL olarak belirlendiği, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğu gerekçesiyle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353-(1) (b) 1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle;
a.Zamanaşımı defiilerinin dikkate alınmamış olduğunu, iş kazası tarihi 02.07.2018 olduğundan ıslah tarihi itibariyle 2 yıl geçtiğinden ıslah ile artırılan kısım için zamanaşımı defiinde bulunmuş olduklarını,
b.Müvekkili tarafından yapılan ödemelerin mahsup edilmemiş olduğunu, davayı kabul anlamına gelmemek üzere, müvekkili şirket tarafından yapılan 7.500,00 TL hastane yardımı, karşılanan fizik tedavi masrafları ve iş kazası geçirdiği tarihten davacının işten çıkış tarihine kadar yapılan maaş ödemelerinin de iddia edilen maddi zarardan mahsup edilmesi gerektiğini,
c.Müvekkil şirkete atfedilen kusur oranının hatalı olduğunu,
d. İş kazası tarihinden itibaren faize hükmedilmesinin hatalı olduğunu,
e.Hükmedilen manevi tazminatın fazla olduğunu belirterek kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, iş kazasında sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
1.Manevi tazminata yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
a.Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun'un 35. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
b.6100 sayılı HMK nın 110. maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı dikkate alınmalıdır.
c.Dosya içeriğine göre, temyize getirilen miktarlar Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 238.730,00 TL’nin altında bulunduğu anlaşılmakla temyiz itirazlarının aşağıdaki şekilde reddine karar verilmiştir.
2.Maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, temyiz edenin sıfatına, temyiz kapsam ve nedenlerine göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Manevi tazminata yönelik temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,
2.Maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının reddine, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgiliden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
04.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.