Yargıtay, 2828 sayılı yasaya göre koruma kararı kaldırılma davasında adli yardım talebini onaylayarak, zorunlu hasım olanın vekalet ücretiyle sorumlu tutulamayacağına karar verdi.
Özet: Temyiz incelemesinde, bir koruma kararının kaldırılmasına yönelik davada, davalı vekilinin vekalet ücretine ilişkin temyiz talebi öncesinde adli yardım başvurusunun kabul edildiği; ardından, hakkında koruma kararı bulunan ve davanın açılmasına sebebiyet vermeyen kişinin vekalet ücretiyle sorumlu tutulmasının usul ve yasaya aykırı olduğuna kanaat getirilerek, ilk derece mahkemesinin bu yöndeki kararının bozulmasına hükmedilmiştir.
2. Hukuk Dairesi         2025/8400 E.  ,  2025/9566 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
SAYISI : 2023/14 E., 2023/97 K.
DAVA TÜRÜ : 2828 Sayılı Yasaya Göre Koruma Kararı
Taraflar arasındaki davanın bozma sonrası yapılan muhakemesi sonunda İlk Derece Mahkemesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı vekili tarafından vekâlet ücreti yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
2797 sayılı Yargıtay Kanunu’nun 40 ıncı ve Yargıtay İç Yönetmeliği’nin 18 inci maddeleri uyarınca yapılan ön incelemede; İlk Derece Mahkemesi kararının davalı vekili tarafından adli yardım talepli olarak temyiz edildiği, bu sebeple de temyiz dilekçesi verilirken gerekli harç ve giderlerin yatırılmadığı belirlenmiştir.
Adli yardım, temyiz yoluna başvuru sırasında talep edilmekle; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 336 ncı maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, adli yardım talebini inceleme görevi Yargıtaya aittir.
Adli yardım, 6100 sayılı Kanun’un 334 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Anılan maddelere göre gerçek kişiler ile kamuya yararlı dernek ve vakıfların yararlanabileceği adli yardımın şartları, ödeme gücünden yoksun olma ve talebin açıkça dayanaktan yoksun olmamasıdır. Adli yardım talebinde bulunan gerçek kişi veya tüzel kişinin yargılama giderlerini karşılayabilecek durumda olmadığını gösteren mali durumuna ilişkin belgeleri de mahkemeye ibraz etmesi gerekir. Adli yardım talebinde bulunanın ödeme gücünden yoksun olup olmadığı, bu belgeler incelenerek belirlenecektir.
Bu açıklamalar ışığında adli yardım talebinde bulunan tarafın, kendisi ve ailesinin geçimini önemli ölçüde zor duruma düşürmeksizin gereken temyiz yoluna başvuru giderlerini kısmen veya tamamen ödeme gücünden yoksun olduğu anlaşıldığından, adli yardım talebinin kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Korunma kararının kaldırılmasına yönelik istek korunma altında bulunan çocuğun hak ve menfaatleriyle ilgilidir. Bu sebeple davanın hakkında korunma kararı alınmış olan kişi küçük ise yasal temsilcisine, ergin ise korunma altına alınan kişiye yöneltilmesi gerekmekte olup bu kişiler davada zorunlu hasım durumundadır. Davacı kurumca hakkındaki korunma kararı kaldırılması istenen..., bu davada zorunlu hasım olup davanın açılmasına sebebiyet vermediğinden vekâlet ücreti ile sorumlu tutulması doğru değildir. Açıklanan sebeple korunma kararının kaldırılması istenen...`ın vekâlet ücretine mahkum edilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Mahkeme kararının BOZULMASINA,Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
06.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.