Yaşlılık aylığı kesilen sigortalının iptal edilen hizmetlerinin fiili olup olmadığının, aktif araştırma ilkesi ışığında incelendiği temyiz davası.
Özet: Bu hukuki metin, sigortalı gün sayısının denetmen raporuyla iptal edilmesi sonucu yaşlılık aylığı kesilen ve borç çıkartılan bir sigortalının, iptal edilen hizmetlerinin gerçek ve fiili olduğunun tespiti, kurum işleminin iptali ve kesilen aylığının yeniden bağlanması talebiyle yaptığı temyiz başvurusunu ele almaktadır; davacı, fiili çalışmasını ispatlayan tanık beyanlarının dikkate alınmadığını ve eksik inceleme yapıldığını savunurken, temyiz incelemesi, sahte sigortalılık davalarının kamu düzeniyle ilgili olduğunu ve mahkemelerin hizmet akdinin ve eylemli çalışmanın varlığını ortaya koymak için kendiliğinden araştırma ilkesini benimseyerek tarafların sunduğu delillerle yetinmeyip somut ve inandırıcı kanıtları araması gerektiğini belirtmektedir.
10. Hukuk Dairesi         2025/6719 E.  ,  2025/12889 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/2226 E., 2025/3 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 62. İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/489 E., 2023/301 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 16.03.2018 tarihli tahsis talebine istinaden 5540 gün üzerinden yaşlılık aylığı almakta iken ... isimli iş yerinden davacı adına bildirilen 2018/1 ayındaki 30 gün hizmetinin iptal edildiğini ve prim gün sayısının 5495 güne düşmesi nedeni ile yaşlılık aylığının başlangıç tarihi itibari ile kesildiğini, davalı Kurum işlemine itiraz ettiğini, gelen yazıda, davacının 15.02.2018 tarihinde işten ayrılış bildirgesinin verilmiş olmasına rağmen 15 günlük sürenin hizmetinden düşürüldüğüne ve davacının ... isimli iş yerinden de 20 günlük hizmetinin iptal edildiğinin belirtildiğini, prim gün sayısının 5475 güne düşmesi nedeni ile yapılan ödemelerin tahsili yoluna gidildiğini, denetmen raporunun usulüne uygun düzenlenmediğini, davacının ifadesine başvurulmadığını, Kurum tespitlerinin gerçek dışı ve Kurum işleminin hukuka aykırı olduğunu belirterek, Kurum işleminin iptali ile yaşlılık aylığının kesilme tarihinden itibaren tekrar bağlanmasına, bu işlem nedeniyle davacının borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; Kurum tarafından yapılan inceleme sonucu düzenlenen denetmen raporuna göre davacının ... ve .... isimli iş yerindeki kısmi çalışmalarının fiili çalışmaya dayanmaması nedeni ile iptal edildiğini, davacının prim gün ödeme sayısının emeklilik aylığına yetmemesi nedeni ile emeklilik aylığının kesildiğini, Kurum işleminde bir hata olmadığını beyanla, davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Kurum denetmen raporunun aksinin ispat edilmediği anlaşıldığından davacının davasının reddine dair karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurları tarafından düzenlenen, hayatın olağan akışına ve vakıalara uygun tutanak içeriğinin aksinin kanıtlanamadığı, dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; verilen kararın hukuka aykırı olduğunu, davacı ve bordro tanıklarının davacı müvekkilinin iptal edilen tarihler arasındaki fiili çalışmasını doğrulamış olmasına rağmen ilgili beyanların gerekçesiz bir şekilde dikkate alınmadığını, çelişkili tanık beyanlarının hükme esas alındığını, Mahkemece eksik araştırma ve inceleme ile hüküm kurulduğunu belirtmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davacının iptal edilen hizmetlerinin gerçek ve fiili olduğunun tespiti, aylığının kesilmesine ve borç çıkartılmasına ilişkin Kurum işleminin iptali ile kesilen aylığın yeniden bağlanması istemine ilişkindir.
Sahte sigortalılığa dayanan davalar hizmet tespiti içerikli olmakla, davanın yasal dayanağını oluşturan 5510 sayılı Kanun’un 86. maddesinde bu tür hizmet tespiti davalarının kanıtlanması yönünden özel bir yöntem öngörülmemiştir. Kimi ayrık durumlar dışında resmi belge ve yazılı delillerin bulunması sigortalı sayılması gereken sürelerin saptanmasında güçlü delil olmaları itibariyle sonuca etkili olurlar. Ne var ki bu tür kanıtların bulunmaması halinde somut bilgilere dayanması inandırıcı olmaları koşuluyla bordro tanıkları veya iş ilişkisini bilen komşu iş yeri çalışanları gibi kişilerin bilgileri ve bunları destekleyen diğer tanıklarla dahi sonuca gitmek mümkündür. Bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunlu olup Mahkemece, tarafların sunduğu deliller ile yetinilmemeli, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun ilgili hükümleri esas alınarak kendiliğinden araştırma ilkesi benimsenmeli, sigortalılığın kabulü ve hüküm altına alınabilmesi için hizmet akdinin ve eylemli çalışmanın varlığı ortaya konulmalıdır.
İnceleme konusu davada; davalı Kurum tarafından düzenlenen 08.10.20 20... /407079/025 sayılı denetmen raporu ile davacının ....sicil numaralı iş yerindeki 2018 yılı Ocak ve Şubat ayına ilişkin 45 gün, 01.04.20 21... /407023/19 sayılı denetmen raporu ile ...sicil numaralı iş yerindeki 16.08.2012-06.09.2012 tarihleri arasındaki 20 gün bildiriminin iptal edildiği ve davacının Kurumdan almakta olduğu aylık ve gelirlerin 5510 sayılı Kanun'un 96. maddesi gereğince iadesinin istendiği, Mahkemece eksik araştırma ile tanık beyanları arasındaki çelişkiler giderilmeden davanın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Yapılacak iş, bildirimlerin iptal edildiği her iki iş yerinin uyuşmazlık konusu döneme ilişkin tüm bordroları getirtilerek, çalışmaları iptal edilmeyen tanıklar belirlenip ayrıntılı beyanları alınarak aradaki çelişkileri gidermek, davacının talep konusu dönemde çalışıp çalışmadığı, ne iş yaptığı, işe başlama ve ayrılma tarihlerini hiçbir tereddüte mahal bırakmayacak şekilde ortaya koyarak toplanan deliller ışığında varılacak sonuca göre hüküm kurmaktan ibarettir.
Mahkemece, açıklanan maddi ve hukuki ilkeler gözetilmeksizin eksik araştırma ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması, usul ve kanuna aykırı olup bozma nedenidir.
VI.KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1-Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
3-Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,02.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.