Davacının ziraat odası kayıtları, çiftçilik belgesi, tanık beyanları ve tarımsal kredi kullanımıyla sabit görülen 2004-2021 yılları arasındaki Tarım Bağ-Kur sigortalılığının tespiti istemine ilişkin temyiz incelemesi.
Özet: Dava, davacının belirli bir dönemde gerçekleştirdiği tarımsal faaliyetler (ziraat odası kaydı, çiftçilik belgesi, tarımsal krediler ve tanık beyanları ile desteklenen) nedeniyle 5510 sayılı Kanun kapsamında tarım bağ-kur sigortalısı olduğunun tespiti istemine ilişkin olup, 2926 sayılı Kanunun tarımsal faaliyet tanımı, sigortalılık başlangıcı ve kuruma başvuru zorunluluğuna rağmen bildirim yapılmaması durumunda dahi sigortalılığın kurumca kendiliğinden tescil edilmesi gerektiği hükümleri çerçevesinde, davacının sigortalılık tescilinin geç bildirimine karşın geçmişe dönük olarak sigortalı kabul edilip edilemeyeceği uyuşmazlığını ele almaktadır.

MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/765 E., 2025/205 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Ardahan 1. Asliye Hukuk (İş) MahkemesiSAYISI : 2021/400 E., 2023/114 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin yıllarca Ardahan ili ... köyünde hayvancılık yaptığını ve geçiminin tarım ile temin ettiğini, bu hususta müvekkili adına işletme kayıt belgesi, müvekkilinin bu dönemde kullandığı tarım kredileri ve devlet destekleri ile iddialarının sübut bulacağını, müvekkilinin 18.06.2004 tarihinden itibaren 19.05.2021 tarihinden SSK kaydı yapılana kadar Ardahan Ziraat Odasına kayıtlı olduğunu beyan ederek davanın kabulü ile müvekkilinin 18.06.2004-19.05.2021 tarihleri arasında 5510 sayılı Kanun'un 4/1b/4.maddesi kapsamında Tarım Bağ-Kur sigortalısı sayılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAPDavalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile toplanan kanıtlara dayanılarak, ilamda belirtildiği şekilde; davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre ve özellikle davacının 18.06.2004 tarihinden beri Ziraat Odası kaydının bulunması ve aynı tarihte çiftçilik belgesi alması, babasından kalan ve bizzat kiraladığı taşınmazlarda tarım yaptığının tanık beyanlarıyla doğrulanması, tarımsal kredi kullandığına yönelik banka kayıtların bulunması ve ... Tarımsal Kredi Kooperatifine üye olması karşısında davacının 2926 sayılı Kanun gereği hizmetinin tespitine yönelik Mahkemenin kararında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından davalının istinaf başvurusunun reddine dair karar verilmiştir. V. TEMYİZA. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili; davacı tarafın dava dilekçesinde belirttiği gibi Ziraat Odasında kaydı davacı tarafça 13.10.2021 tarihinde yapılan bildirimle Kuruma intikal etmiş olup müvekkil Kurum tarafından bildirim tarihine göre işlem yapılmasının mevzuata uygun olduğunu, re'sen yapılan Tarım Bağ-Kur sigortalılığının tescilinin resmi bir kayda dayanmasının asıl olduğunu, resmi kurum ve kuruluş kaydına dayanılarak tescil yapılan hallerde Kuruma kusur yüklenemeyeceğini, dava konusu Tarım Bağ-Kur sigortalılık tescilinin de davacıya ait ziraat odası kayıt ve bilgilerine göre yapıldığından söz konusu işlem nedeniyle Kuruma atfedilecek bir kusur bulunmadığını beyan etmektedir.B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, Tarım Bağ-Kur sigortalılığının tespiti istemine ilişkindir. Davanın yasal dayanağı olan 2926 sayılı Kanun'un 2. maddesinde, kanunla veya kanunların verdiği yetkiye dayanılarak kurulan sosyal güvenlik kuruluşları kapsamı dışında kalan ve herhangi bir işverene hizmet akdiyle bağlı olmaksızın, 3 üncü maddenin (b) bendinde tanımlanan tarımsal faaliyette bulunanların sigortalı sayılacakları belirtilmiş, 3 üncü maddenin (b) bendinde, bu Kanunda geçen “tarımsal faaliyette bulunanlar”ın, kendi mülkünde, ortaklık veya kiralamak suretiyle başkalarının mülkünde, kamuya özgü yerlerde ekim dikim, bakım, üretim, yetiştirme ve ıslah yollarıyla veya doğrudan doğruya tabiattan yararlanmak suretiyle bitki, orman, hayvan ve su ürünlerinin üretimini, avlanmasını, avcılar ve yetiştiriciler tarafından korunmasını, taşınmasını sağlayanları veya bu ürünlerden sair bir şekilde faydalanmak suretiyle kendi adına ve hesabına faaliyette bulunanları ifade ettiği açıklanmıştır. Ayrıca 5. maddede, yasal süresinde kayıt ve tescillerini yaptırmayanların hak ve yükümlülüklerinin kayıt ve tescil edildikleri tarihi izleyen aybaşından itibaren başlayacağı, bu suretle sigortalı olmak hak ve yükümlülüğünden vazgeçilemeyeceği ve kaçınılamayacağı, 6. maddede, bu Kanuna göre sigortalı sayılanların sigortalılıklarının tarımsal faaliyetlerine son verdiklerinde sona ereceği, 7. maddede, kişilerin bu Kanuna göre sigortalı sayıldıkları tarihten itibaren en geç 3 ay içinde Kuruma başvurarak kayıt ve tescillerini yaptırmak zorunda oldukları, 9. maddede, bu zorunluluğa uymayanların tescil işlemlerinin Kurumca kendiliğinden yapılacağı hüküm altına alınmıştır.Diğer taraftan davanın diğer yasal dayanağı niteliğindeki 5510 sayılı Kanun'un 3. maddesinde tarımsal faaliyet, 2926 sayılı Kanun'un 3/b maddesinde öngörüldüğü şekilde tanımlandıktan sonra 4. maddenin 1 inci fıkrasının (b) bendinin (4) numaralı alt bendinde, hizmet akdine bağlı olmaksızın kendi adına ve hesabına bağımsız tarımsal faaliyette bulunanların sigortalı sayılacakları belirtilmiş, 7. maddede sigorta hak ve yükümlülüklerinin, tarımda kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlar için tarımsal faaliyetlerinin kanunla kurulu ilgili meslek kuruluşlarınca veya kendilerince, 1 yıl içinde bildirilmesi durumunda kaydedildiği tarihten, bu süre içinde bildirilmemesi halinde ise bildirimin Kuruma yapıldığı tarihten itibaren başlayacağı öngörülmüştür.02.08.2003 günü yürürlüğe giren 4956 sayılı Kanun'un 56. maddesi ile yürürlükten kaldırılan 2926 sayılı Kanun'un 36. maddesi ve 4956 sayılı Kanun'un 27. maddesi ile değişikliğe uğrayan 1479 sayılı Kanun'un 53. maddesi hükümlerinde kanun koyucu, Kurumun prim alacaklarının Bakanlar Kurulu kararı ile ürün bedellerinden tevkif suretiyle tahsil edilebilmesine imkan tanımıştır. Buna göre, tarımda kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlarla ilgili sigorta primlerinin, ilgiliye ödenmesi gereken ürün bedellerinden kesilerek o kişi adına Kurum hesabına yatırılmak suretiyle tahsil edilmesi durumunda, kayıt ve tescil için Kuruma başvuru olmasa dahi belirtilen şekildeki prim ödeme olgusunun, tarımda kendi adına ve hesabına bağımsız çalışan kişinin kayıt ve tescil konusundaki iradesini ortaya koyduğunun kanıtı olarak kabulü gerekmektedir. Tarımsal faaliyet olgusunun kanıtlanmış olması, tescilli sigortalılar yönünden tescil tarihinden, tescili bulunmayanlar yönünden ise ilk prim ödemesinin veya tevkifatın gerçekleştirildiği tarihten sonraki sürelere ilişkin olumlu sonuç doğurmaktadır. Tarım Bağ-Kur sigortalılığının yasal dayanağını oluşturan Kanunlarda 506 sayılı Kanun'un 79/10. ve 5510 sayılı Kanun'un 86/9. maddesinde açıklanan hizmet tespiti davasına koşut bir düzenlemeye yer verilmemesi ve tescillerini yaptırmayan sigortalıların hak ve yükümlülüklerinin tescil edildikleri tarihi takiben başlayacağının öngörülmesi karşısında, tescil veya iradi prim ödemesi ya da prim tevkifatı öncesine ait dönem yönünden tarımsal faaliyet ve buna dayalı Tarım Bağ-Kur sigortalılığının tespiti söz konusu olamayacaktır. Ayrıca belirtilmelidir ki tarımsal faaliyete kabul edilebilir süreyi aşar uzunlukta ara verilmesi durumunda Tarım Bağ-Kur sigortalılığının yeniden başlayabilmesi, tescil başvurusu, iradi prim ödeme, prim tevkifatı olgularından herhangi birinin gerçekleşmesine bağlıdır.İnceleme konusu eldeki davada, davacının 18.06.2004-19.05.2021 tarihleri arasında 2926 sayılı Kanun kapsamında Tarım Bağ-Kur sigortalılığının tespitini talep ettiği, Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davacının SGK sicil kayıtlarına ve nüfus kayıtlarına göre davacının 05.12.1964 doğumlu olduğu, gelen Kurum kayıtlarına, kolluk araştırmasına, banka kayıtlarına, ... Ziraat Odası ve Ardahan İl Tarım ve Orman Müdürlüğünün yazı cevaplarına göre tevkifat kesintilerine ilişkin kayıtlara ulaşılamadığı, talep tarihleri yönünden davacının Ziraat Odasına kayıtlı olduğu, adına kayıtlı taşınmaz bulunmadığı ancak babasının taşınmazlarını kullandığı, davacının dava dışı babası ...'in taşınmazlarının (çayırların) bulunduğu, ... Köyü Tarımsal Kalkındırma Kooperatif üyesi olduğu, davacının küçükbaş hayvanının bulunmadığı, ancak büyükbaş hayvanlarının olduğu, Mahkemece kabul edilen 18.06.2004-19.05.2021 tarihleri arasında 2926 sayılı Kanun kapsamında Tarım Bağ-Kur sigortalılık şartlarını davacının taşıdığının ispatlandığı ve davacının tarımsal faaliyetini kesintisiz olarak sürdürdüğü kanaatiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de davacının talep tarihleri içerisinde 2926 sayılı Kanun'a tabi sigortalılık iradesini ortaya koyacak herhangi bir başvurusu, prim ödemesi, ürün satışı veya bu satışlardan yapılan prim tevkifatı bulunup bulunmadığı hususları ayrıntılı olarak araştırılmalı; tevkifat, prim ödemesi, ürün satışı, tescil talebi bulunmadığının tespiti halinde, davanın anılan dönemler yönünden reddedilmesi gerekmekte olup oluşacak sonuca göre karar verilmelidir.VI.KARARAçıklanan sebeplerle;1-Davalı Kurum vekilinin temyiz itirazlarının kabulüne;2-Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,3-İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,02.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.