Ağır apitikpsikoz tanısı ile sonuçlanan trafik iş kazası sonrası sigortasız işçinin maddi ve manevi tazminat davasında işverenin sorumluluğunun Yargıtay temyiz incelemesi.
Özet: Sigortasız olarak davalı işverene ait araçla seyir halindeyken 12.11.2008 tarihinde geçirdiği trafik-iş kazası sonucunda ağır yaralanan, yoğun bakımda kalan, hafıza kaybı yaşayan ve çalışamaz hale gelen davacının, işverenin gerekli önlemleri almadığı ve adam çalıştıran sıfatıyla sorumlu olduğu iddiasıyla açtığı maddi ve manevi tazminat davasında, ilk derece mahkemesinin ve istinaf incelemesini yapan Bölge Adliye Mahkemesinin asıl ve ikinci birleşen davayı kısmen kabul, birinci birleşen davayı ise reddettiği kararların ardından uyuşmazlık, temyiz incelemesi için Yargıtaya taşınmıştır.
10. Hukuk Dairesi         2025/6823 E.  ,  2025/16727 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ: İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2023/153 E., 2023/948 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ: Uşak 1. İş Mahkemesi
SAYISI : 2011/421 E., 2022/243 K.
Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince asıl ve 2. birleşen davanın kabulü ile 1. birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddi ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılarak yeniden esas hakkında asıl ve 2. birleşen davanın kısmen kabulü ile 1. birleşen davanın reddine dair karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili asıl dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...'in davalı işveren ... Nakliyat ve Ticaret Limited Şirketinde sigortasız olarak çalıştırılmakta iken 12.11.2008 tarihinde trafik iş kazası geçirdiğini, 12.11.2008 tarihinde müvekkili ...' in davalı işverene ait ve sürücü ... sevk ve idaresindeki 34... plaka sayılı araç ile ... Sanayi Bölgesine gitmekte iken, havanın yağışlı yol zemininin ıslak olduğundan ve ayrıca okul geçidine yaklaştığı için yol kenarındaki hız sınırlama levhalarını ve okul geçidi işaretinin dikkate alarak aracın hızını düşürmek için fren yaparak yavaşlamak istediğinde aracın kayması sonucunda yolun sol iç şeridinden sağ tarafa doğru kaydığını, yol kenarındaki korkuluklara çarptıktan sonra yoldan çıkarak 50 metrelik uçuruma devrildiğini, bu kaza sonucunda sürücü ... ve ...' in öldüğünü, araçta bulunan diğer işçilerden ..., ...'ın yaralandığını, davacı müvekkilinin ise ağır şekilde yaralandığını, davacı müvekkilinin 12.11.2008 tarihinde geçirdiği bu trafik-iş kazası sonucunda 20-25 gün kadar yoğun bakımda kaldığını, yoğun bakımdan çıktıktan sonra 10 gün kadar da serviste yattığını, bu iş kazası nedeni ile müvekkilinin halen daha tedavi görmeye devam ettiğini, kendisine Apitikpsikoz tanısı konan müvekkilinin halen ayakta dahi durmakta zorlandığını ve hafıza kaybı yaşadığını, halen daha hayatını idame eltirmekte zorlanan davacı müvekkilinin çalışamadığını, işveren tarafından hiçbir gereksinimi karşılanmayan davacı müvekkilinin zor şartlarda hayatını idame ettirdiğini, bu iş kazasının oluşumunda trafik kaza tutanağında belirtildiği üzere işverenin diğer işçisi ... ...' nin sorumlu olduğu gibi yasal mevzuat gereği işveren ... Nakliyat ve Ticaret Ltd. Şti'nin de gerekli tedbir ve önlemleri almadığından ve adam çalıştıranın sorumluluğu gereği sorumlu olduğunu, belirtilen nedenlerle davalı işverenin adam çalıştıranın sorumluluğu çerçevesinde 12.11.2008 tarihinde trafik iş kazası geçirerek ağır şekilde yaralanan, hayali tehlike geçiren, uzun süre hastanede yatan ve halen daha ayakta durmakta dahi zorlanan ve hafıza kaybı yaşayan, yaşadığı sürece bu rahatsızlığı ile yaşamak zorunda kalacak alan davacı ...'in çektiği üzüntü ve acı nedeni ile 30.000,00 TL manevi tazminat, iş gücünü kaybetmesi nedeni ile de 500,00 TL maddi tazminatın davalı işverenden tahsili gerektiği, tüm bu nedenlerle davacı ...'in trafik-iş kazasında yaralanması ve maluliyeti söz konusu olduğundan davalı işverenden 30.000,00 TL Manevi tazminat ve 500,00 TL maddi tazminatın olay tarihi oları 12.11.2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı işverenden alınmasına karat verilmesini fazlaya ilişkin tüm haklarının saklı tutulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili 1.birleşen dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin vasisi bulunduğu eşi ...'in davalılardan işveren ... Nakliyat ve Tic. Ltd. Şti.'nde sigortasız olarak çalıştırılmakta iken 12.11.2008 tarihinde trafik iş kazası geçirdiğini, buna ilişkin olarak Mahkememizin 2011/1427 E. 2013/58 K. sayılı 18.01.2013 tarihli ilamı ile ...'in 12.11.2008 tarihinde geçirdiği kazanın iş kazası olduğunun tespitine karar verildiği ve kararın kesinleştiğini, müvekkilinin vasisi olduğu eşi ...'in 12.11.2008 tarihinde geçirdiği trafik-iş kazası sonucunda 20-25 gün kadar yoğun bakımda kaldığını, yoğun bakımdan çıktıktan sonra 10 gün kadar da da serviste yattığını, halen de tedavi görmeye devam ettiğini, kendisine Apitikpsikoz tanısı konan ...'in halen ayakta dahi durmakta zorlandığını ve hafıza kaybı yaşadığını, hayatını idame ettirmekte zorlandığını ve çalışamadığını, işveren tarafından hiçbir gereksinimi karşılanmayan ... ve ailesinin zor şartlarda hayatlarını idame ettirdiklerini, bu iş kazanın oluşumunda trafik kaza tutanağından belirtildiği üzere işverenin diğer işçisi mütevaffa ...'nin sorumlu olduğu gibi yasal mevzuat gereği işverenin de gerekli tedbir ve önlemleri almadığından ve adam çalıştıranın sorumluluğu gereği sorumlu olduğunu, olaya ilişkin olarak davalılardan işveren şirket aleyhine Mahkememizin 2011/421 E. sayılı dosyası ile manevi tazminat ve işgücünü kaybetmesi nedeniyle maddi tazminat davası ikame edildiğini, davanın halen derdest olduğunu, söz konusu dosyada kusur incelemesi yapıldığını, davalı işveren şirketin %40, şirket çalışanı araç sürücüsü ...'nin %45, davalı işverenin araç işleteni olması nedeniyle 2918 sayılı KTK'nın 85. maddesi uyarınca araç sürücüsünün kusurundan da müştereken ve müteselsilen sorumluğu olduğunu, kazazede işçi ...'in ise %15 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiğini, yasal süresi içerisinde kusur raporuna itiraz edilmediği için kusur oranlarının kesinleştiğini, Mahkememiz 2011/421 E sayılı dosyasında aldırılan SGK maluliyet raporu ve yine 2016/107 54... .11.2016 tarihli SGK Yüksek Sağlık Kurulu raporu ile kazazede işçi ...'in iş kazası nedeniyle maluliyet oranının %100 olduğuna karar verildiğini, 15/04/2018 tarihinde kontrol muayenesinin öngörüldüğünü, kontrol muayenesine ilişkin olarak İzmir SGK İl Müdürlüğü Kurum Sağlık Kurulu tarafından kontrol muayenesi neticesinde ...'in %100 lük maluliyet oranında bir değişiklik bulunmadığı ve kontrol muayenesi gerekmediğine karar verildiğini, kazazede işçi ...'in işbu kaza nedeniyle %100 maluliyete uğradığı için eşi ...'in 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2016/7 69... /277 K sayılı dosyası ile kendisine vasi olarak atandığını, bu dosyadan müvekkili ... tarafından işbu davanın açılabilmesi için gerekli olan husumete izin için 07.11.2018 tarihinde talepte bulunulduğunu, yine Mahkememizin 2017/80 E. sayılı dosyası ile davalı işveren tarafından maluliyetin tespiti ve kurum işleminin iptaline ilişkin dava açıldığını ve davanın derdest olduğunu, bu nedenle kazazede işçi ...'in maluliyetinin henüz kesinleşmemekle birlikte SGK tarafından düzenlenen raporda ve yine YSK tarafından verilen raporda %100 oranında maluliyete uğradığının açıkça tespit edildiğini, yerleşik Yargıtay içtihatları çerçevesinde; maluliyet oranı %100 ise kazalının mutlaka bakıma muhtaç olduğunun kabulünün gerekeceğinin açıkça vurgulandığını, maluliyetin %100 olması halinde asgari ücret üzerinden hesaplama yapılacağının da açıkça kabul edildiğini, yine olayın trafik iş kazası olması nedeniyle trafik kazasından kaynaklanan tazminat alacaklarında da ZMMS Genel şartlarının ek tablolarında; %70-%79 arasındaki maluliyet oranlarında brüt asgari ücretin %50 si tutarında, %80-%89 arasındaki maluliyet oranlarında brüt asgari ücretin %75'i tutarında, %90-%100 arasındaki maluliyet oranlarında brüt asgari ücretin %100 ü oranında bakıcı giderlerine hükmedilmesi gerektiğinin açıkça kabul edildiğini, davalı işveren tarafından açılan maluliyet tespit dosyasının halen derdest olduğundan kazazede işçinin maluliyet oranının kesinleşmediğini, bu kapsamda başkasının bakımına muhtaç kalan kazazedenin bakım giderlerinin de maddi zarar olarak (davalı ... yönünden tedavi giderleri kapsamında) karşılanması gerektiğini, yargılama sırasında davaya konu kaza nedeniyle müvekkilinin vasisi bulunduğu eşi ...'in %100 oranında maluliyetinin tespit edilmesi üzerine işgöremezlik oranı %100 ise kazalının mutlaka bakıma muhtaç olduğunun kabulü gerekeceği yönündeki yerleşik Yargıtay içtihatları çerçevesinde bakıma muhtaç kalan ...'in bakıcı giderlerinin davalı işveren şirketten alınmasına karar verilmesini, bakıcı giderlerinin de tedavi giderleri kapsamında olup ZMMS genel şartları çerçevesinde bakıcı giderlerine ilişkin maddi zarardan da sigorta şirketinin sorumluluğu bulunduğu halde poliçe teminatı dahilinde olan tedavi gideri/bakıcı gideri yönünden davalı ... tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığından sigorta poliçe limiti dahilinde kazazede ...'in bakıcı giderlerinin sigorta şirketinde de alınmasına karar verilmesi için davalı ... şirketine de husumet yöneltilmesi zorunluluğunun doğduğunu belirterek fazlaya ilişkin talep hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik tespit ettikleri 1.000,00 TL. bakıcı giderleri alacağının kaza tarihi olan 12.11.2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınmasın karar verilmesini, işbu dava dosyası ile Mahkememizin 2011/421 E. sayılı dosyası arasındaki fiili ve hukuki bağlantı olduğu kanaatiyle her iki dosyanın birleştirilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili 2. birleşen dava dilekçesinde özetle; açılan maddi tazminat davasının birleştirme talepli olduğu, davacı vekilinin dava dilekçesinde; Uşak 1. İş Mahkemesinin 2011/421 Esas sayılı dosyasında aldırılan 30.08.2022 tarihli aktüerya bilirkişi raporunda rapor tarihi ile 30.08.2022 tarihinde yürürlükte bulunan yasal cari asgari ücret verilerine göre yapılan hesaplamalara göre tespit ettikleri 354.376,78-TL bakiye maddi tazminat alacağının kaza tarihi olan 12.11.2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınmasına karar verilmesine, ...'in uğradığı iş kazasından kaynaklı maddi tazminat alacaklarına ilişkin fazlaya ilişkin her türlü talep haklarının saklı tutulmasına karar verilmesini talep ederek, iş bu dosya ile Uşak 1. İş Mahkemesinin 2011/421 Esas sayılı dosyası arasındaki fiili ve hukuki bağlantı olduğu kanaatiyle her iki dosyanın birleştirilmesine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, davacının müvekkili işverenin işçisi olmadığını, davacının kendi nam ve hesabına çalışan piyasa hamalı olduğunu, davacının devamlı olarak mesaisini müvekkiline hasretmediği gibi müvekkilinin emir ve direktifleri aftında da olmadığını, müvekkili firmanın işçisi sıfatıyla çalışan bir çok hamal olduğunu, ancak bazı günler çok iş olduğunda sadece 1 veya 2 kamyon yüklemek için hamal pazarına telefon edilmekte ve müsait olan hamallardan birkaç saatliğine takviye yapılmakta olduğunu, yükleme yeri uzaksa kamyon şoförünün hamalı pazardan alıp öyle götürdüğünü, davacının da bu anlamda kamyonda bulunuyor olabileceğini, bu olayla ilgili Uşak Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2008/8490 Sor. 2008/5212 Karar numaralı dosyası ile soruşturma açıldığını, bu soruşturma dosyasında davacının akrabası olan tanık ...' in ölenin serbest hamallık yaptığını, davacının kendi beyanında “hamallık işiyle uğraşırım, sabit çalıştığım bir yer yoktur. İş bulduğum zaman çalışırım” diğer ölen hamal ...'in eşi ...' in “iş olduğu zaman eşim hamlık işine gider iş olmadığı zaman çalışmaz” diğer hamal ...' ın “olay günü merkez işçi pazarından çağrıldık”, diğer hamal ...' nın da aynı beyanda bulunduğu gibi tanıklar ... ve ...' ın da aynı durumu tekrarladıklarını, bu beyanların iddialarını doğruladığını, tüm bu nedenlerle davacının işçi olmayıp bu anlamda yaşanan olayın da iş kazası olmadığını, Görevsizlik kararı verilmesi gerektiğini, alacağın zaman aşımına uğradığını, açıkça zaman aşımı itirazında bulunduklarını, davacının müvekkili yanında çalışan bir işçi olmadığını, mahkeme aksi kanaatte ise müvekkilinin kusurlu olmayıp kazanın trafik kazası olup müvekkilinin alabileceği bir tedbir de olmadığını, davacının sigortadan para aldığının da kuvvetle muhtemel olduğunu, tüm bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; "...Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davacı ...'in 12.11.2008 tarihinde geçirdiği kazanın Mahkememizin kesinleşen 2011/1427 E.2013/58 K.sayılı kararı ile iş kazası olduğu, dava konusu olayın meydana gelmesinde davalı ... Nakliyat Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti'nin %40, şirket çalışanı sürücü ...' nin %45, davacı ...'in %15 oranında kusurlu olduğu, maluliyet oranının tespiti amacıyla açılan Mahkememizin 2017/80 E. 2021/275 K. sayılı kesinleşen dosyası ile davacının 12/11/2008 tarihinde geçirmiş olduğu iş kazası nedeniyle sürekli iş göremezlik oranının 01.12.2008 tarihinden itibaren %69,00 olduğunun tespit edildiği, davacının iş gücü kaybından dolayı zararının bulunduğu, SGK tarafından bağlanan gelirin ilk peşin sermaye değerinin 52.929,63 TL. olduğu, davacıya güncellenmiş olarak 67.939,98 TL ZMMS sigortacısı şirket tarafından ödeme yapıldığı, TBK. 55. maddesinde, “ Destekten yoksun kalma zararları ile bedensel zararlar, bu Kanun hükümlerine ve sorumluluk hukuku ilkelerine göre hesaplanır. Kısmen veya tamamen rücu edilemeyen sosyal güvenlik ödemeleri ile ifa amacını taşımayan ödemeler, bu tür zararların belirlenmesinde gözetilemez; zarar veya tazminattan indirilemez. Hesaplanan tazminat, miktar esas alınarak hakkaniyet düşüncesi ile arttırılamaz veya azaltılamaz. ” hükmüne yer verilmiştir. Mahkememizce aldırılan ve denetime elverişli olup, dosya kapsamına da uygun bulunan hesap raporunda davacının maddi zararı 510.450,98 TL tespit edilmiş olup, bu tespitte, Kurumca rücu edilebilen peşin değer; kusurlu olan işveren bakımından 5510 sayılı Kanunun 21/1, kusurlu üçüncü kişiler bakımından ise aynı yasanın 21/4 maddesine göre belirlenmelidir. Davalı işverenin %40, dava dışı araç şoförü üçüncü kişinin ise % 45 oranında kusurlu bulunduğu anlaşılmaktadır. Bu duruma göre indirimi gereken peşin sermaye değeri üçüncü kişinin kusurunun yarısı ile işverenin kusurunun toplamıdır. Diğer bir deyişle ilk peşin sermaye değerinin % 62,5’inin hak sahibinin zararından indirimi gerekeceğinden 33.081,01.TL tazminat hesabından indirilmiştir. Davacıya ZMMS şirket tarafından yapılan rücuya tabi ödeme güncellenerek mahsup edilmiştir. İtibar olunan rapor doğrultusunda davanın ve mahkememiz dosyasıyla birleşen Uşak 2. İş Mahkemesinin 2022/404 E sayılı dosyasına ilişkin tazminat talebinin kabulüne karar verilmiştir.
TBK’nın 56. maddesinde; hakimin, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi zarar adı ile ödenmesine karar verebileceği ve Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebileceği öngörülmüştür. İş kazası sonucu davacıda meydana gelen yaralanmanın derecesi, davacının %69,00 meslekte kazanma gücü kayıp oranı nedeniyle ; 26/06/1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararındaki esaslar da dikkate alınarak ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, davalının kusur durumu, davacının müterafik kusurunun olması, kaza tarihi, kazanın işverenin işçi sağlığı ve güvenliği önlemlerini yeterince almamasından kaynaklandığı gözetilerek tazminatın genel ilkeleri dikkate alındığında davacının yaşadığı elem ve üzüntünün telafisi amacıyla davacının manevi tazminat taleplerinin kabulü ile takdiren 30.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine dair ...Mahkememiz dosyasıyla birleşen 2018/345 E. sayılı dosya yönünden, Adli Tıp Üst Kurul raporunda da belirlendiği üzere davacının bakıma muhtaç durumda olmadığı sabit olmakla bakıcı gideri alacağı talebinin reddi gerektiği..." gerekçesiyle;
Davanın kısmen kabulü kısmen reddi ile
Davanın ve Mahkememiz dosyası ile birleşen Uşak 2 İş Mahkemesi'nin 2022/404 E. sayılı dava dosyasındaki davanın kabulü ile
1-Davacının manevi tazminat talebinin kabulü ile takdiren 30.000,00 TL'nin iş kazası tarihi olan 12.11.2008 tarihinden itibaren işleyecek ve hesaplanacak yasal faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
2-Davacının maddi tazminat talebinin kabulü ile, 510.450,98 TL'nin iş kazası tarihi olan 12.11.2008 tarihinden itibaren işleyecek ve hesaplanacak yasal faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
3-Davacının mahkememiz dosyası ile birleşen Mahkememizin 2018/345 E. sayılı davasına konu alacak talebinin reddine," şeklinde karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili yasal süre içerisinde vermiş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesi'nin hükme esas aldığı 30.08.2022 tarihli bilirkişi raporunda, 2022 yılına ait asgari ücret verileri esas alınarak hesaplama yapıldığını, ancak asgari ücretteki olası değişiklikler dikkate alınarak fazlaya ilişkin talep haklarının saklı tutulmamasının hatalı olduğunu, istinaf incelemesinin yapıldığı tarihte asgari ücretteki artış dikkate alınarak, istinaf karar tarihindeki en yakın asgari ücret verileri dikkate alınarak maddi tazminat alacaklarının hesaplanarak davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
2. Davalı vekili yasal süre içerisinde vermiş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; sigorta şirketine başvuru yapılmadan, arabuluculuk şartı yerine getirilmeden dava ve ek davaların açıldığını, davacının maluliyetten kaynaklı kısmi maddi tazminat davası açtığını, kusur oranı ve davacının maluliyeti % 100 olarak belirlendiğini, davacının bu raporlara itiraz etmediğini, davacının zararının hesaplanabilir hale geldiğini, davacının ek dava açmak yerine ek dava niteliğinde olan ıslah dilekçesiyle talebini artırdığını, davacının bundan sonra ikinci ıslah yapamayacağı gibi ek dava da açamayacağını, hukuki yararı bulunmadığını, derdest bir dava olduğunu, kendilerini bağlamayacak bir kesin hüküm bulunduğunu, olayda ceza zamanaşımı olan 15 yılın uygulanmasının mümkün olmadığını, zamanaşımı itirazında bulunduklarını, davacının husumete izin kararı almadığını, aynı alacak kalemi için ek dava ile kısmi alacak davası açılamayacağını, maluliyet oranını kabul etmediklerini, davacının işçi olmadığını, görevsizlik kararı verilmesi gerektiğini, 07.06.2017 tarihli kusur raporuna itiraz ettiklerini, dosyada bu itirazları üzerine yeniden rapor alınmadığını, müvekkili olan şirketin kazada kusurunun bulunmadığını, illiyet bağının kesildiğini, tazminat raporunu ve miktarını kabul etmediklerini, özellikle sigorta şirketi tarafından yapılan ödeme miktarının günümüze uyarlama yönteminin yasa, hakkaniyet ve günümüz ekonomik koşullarına uygun olmadığını, davacının hiçbir zaman asgari ücret alacak kadar iş yapmadığını, hakkaniyet indirimi yapılması gerektiğini, davacının sigorta şirketini ibra ederek müvekkili olan şirketi de ibra ettiğini, olay tarihinden itibaren faiz işletilmesinin hatalı olduğunu, manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu, birleşen davada bakıcı gideri talebinin reddolduğunu ancak lehlerine yargılama giderine hükmedilmediğini, davacı lehine fazla kendi lehlerine az vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu iddia ederek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ;"... İhbar olunan ... Sigorta A.Ş. tarafından davacıya 10.05.2011 tarihinde maddi tazminata karşılık olarak 33.759,00-TL ödeme yapıldığı uyuşmazlık konusu değildir. Uyuşmazlık kazadan sonra yapılan bu ödemenin davada en son hesaplanan tazminattan hangi kıstaslar nazara alınarak indirileceği konusunda toplanmaktadır. Mahkemece sigorta şirketinin 10.05.2011 yılında yaptığı ödemenin, birikimli değer kavramına göre basit faiz ile geçmişte ödenmesi gereken miktarın 11,25 yıl sonraki birikiminde güncel değeri hesaplanarak mahsubu gereken miktarın bulunduğu hesap bilirkişinin raporuna göre karar verilmiştir. 2022 yılındaki verilere göre düzenlenen hesap raporundaki tazminattan indirilmesi suretiyle davacının maddi tazminat isteminin kabulüne karar verilmiş ise de varılan bu sonuç hatalı olmuştur.Kural olarak işçiye veya hak sahiplerine yapılmış ödemenin bu miktar ile sınırlı olmak üzere bağlayıcılığı asıldır. Gerçek anlamda ödemeden söz edebilmek için tazmin edilecek miktar ile buna karşılık alınan meblağ arasında açık oransızlığın bulunmaması koşuldur. Başka bir anlatımla ödemenin yapıldığı tarihteki verilerle hesaplanan tazminat ile ödenen miktar arasında açık oransızlık bulunmaması koşuldur. Ödemenin yapıldığı tarihteki verilerle hesaplanan tazminat ile ödenen miktar arasında açık oransızlığın bulunduğu durumlarda yapılan ödeme makbuz niteliğinde kabul edilebilir. Bu durumda ödemenin yapıldığı tarih gözönünde tutularak davacının karşılanmayan zararının uzman bilirkişiler aracılığı ile saptanması, böylece hesaplanacak miktar ile buna karşılık alınan meblağ arasında açık oransızlığın bulunup bulunmadığını denetlemek, açık oransızlığın bulunması durumunda maddi tazminata ilişkin ödemeyi "kısmi ifayı içeren makbuz" niteliğinde kabul etmek ve yapılan ödemenin ödeme tarihindeki gerçek zararı hangi oranda karşıladığını saptamak, son verilere göre hesaplanan tazminat miktarından, yasal indirimler yapılmak suretiyle belirlenecek karşılanmayan zarardan davalı tarafın ödeme yapılan tarihe göre zararı karşılandığı oranda indirim yapmak, daha sonra kalan miktara hükmetmek gerekir. Ödemenin yapıldığı tarihteki verilere göre hesaplanan tazminat ile ödenen miktar arasında açık oransızlığın bulunmadığının tespiti halinde ise, maddi tazminat talebinin tümden reddine karar vermek gerekir. Oysa yukarıda açıklandığı biçimde inceleme ve araştırma yapılmadığı dosya içeriğinden anlaşılmaktadır. Yapılacak iş; ödemenin yapıldığı tarihteki veriler esas alınarak davacının gerçek zararını saptamak, bu zararın, davacıya ihbar olunan ... Sigorta A.Ş. tarafından yapılan 33.759,00-TL'lik ödeme ile ne oranda karşılandığını bulmak, buna göre davacının zararı tamamen karşılanmışsa veya açıklanan şekilde bulunan tutarla ödenen 33.759,00-TL arasında açık oransızlık yoksa maddi tazminat isteminin reddine karar vermek, açık oransızlık bulunması halinde ise hükme esas alınan 30/08/2022 tarihli bilirkişi hesap raporundaki verilere göre yapılan hesap sonucunda bulunan zarar tutarından, ödeme yapılan tarihe göre zararın karşılandığı oranda indirim yapmaktır. Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular nazara alınmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır. İhbar olunan ... Sigorta A.Ş. tarafından davacıya 10.05.2011 tarihinde maddi tazminata karşılık olarak yapılan 33.759,00-TL'lik ödemenin yukarıda açıklanan şekilde mahsubu amacıyla, Dairemizce ek rapor alınmasına karar verilmiştir. Dosya kapsamına alınan 19.04.2023 tarihli bilirkişi bilirkişi ek raporuyla; sigorta şirketinin ödeme yaptığı 10.05.2011 tarihinde davacının gerçek zararının 109.183,30.-TL olduğu, ödemenin davacının gerçek zararının %30'una tekabül ettiği tespit edilmiştir. Bu haliyle, hesaplanan gerçek zarar ile buna karşılık alınan meblağ arasında açık oransızlığın bulunduğu anlaşılmıştır. Yasal indirimler yapılmak suretiyle belirlenecek karşılanmayan zarardan sigorta şirketinin ödeme yaptığı tarihe göre zararı karşılandığı oranda indirim yapılarak, davacının toplam 389.080,76.-TL maddi tazminata hak kazandığı" gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddi ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden esas hakkında asıl ve 2. birleşen davanın kısmen kabulü ile 1. birleşen davanın reddi yönünde karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili sunmuş olduğu temyiz dilekçesi ile istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazlarını yinelemek ve Bölge Adliye Mahkemesince aldırılan hesaba ilişkin bilirkişi raporunun hatalı olduğunu belirtmek suretiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davalı vekili sunmuş olduğu temyiz dilekçesi ile istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazlarını yinelemek suretiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369. maddesinin birinci fıkrası ile 371. maddesi, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 13, 16, 20... . maddeleri ile 4857 sayılı İş Kanunu'nun 77. maddesi
3. Değerlendirme
A) Davalı vekilinin manevi tazminat alacağına ilişkin temyiz istemi yönünden;
Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
Dosya içeriğine göre İlk Derece Mahkemesince davacı kazalı yönünden 30.000,00 TL manevi tazminata hükmolunduğu, davalı vekilinin istinaf başvurusunun istinaf mahkemesince bu yönden esastan reddine karar verildiği, kabulüne karar verilen manevi tazminat miktarının Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 238.730.00 TL’nin altında kaldığı anlaşıldığından davalı vekilinin temyiz itirazlarının miktardan reddine karar verilmiştir.
B)Taraf vekillerinin davacı yararına hükmolunan maddi tazminat alacağına ilişkin temyiz istemi yönünden;
Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Dosya kapsamından; mahkemece hükme esas alınan 19.04.2023 tarihli hesap raporuna göre davacının maddi zararının ödeme tarihi itibariyle 109.188,30 TL olarak tespit edildiği, ödeme miktarının iş bu zararı karşılama oranının %30'una tekabül ettiğinin belirtilmesi suretiyle maddi tazminatın hesaplandığı mahkemece anılan raporun hükme esas alınması suretiyle sonuca gidilmiş ise de davalı vekilinin süresinde itirazında ve temyizinde beyan ettiği gibi ödeme tarihi itibariyle zarar miktarının tespitinde kurumca yapılan peşin sermaye değerli gelir miktarının davalı işverenin kusuru oranında tenzili gerektiği hususu gözetilmeksizin sonuca gidilmesi hatalı olmuştur.
Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370. maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
1.Davalı vekilinin davacı yararına hükmedilen manevi tazminat alacağına yönelik temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,
2.Taraf vekillerinin davacı yararına hükmedilen maddi tazminat alacağı yönünden temyiz istemlerinin incelenmesinde; davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle, davalı vekilinin maddi tazminat alacağına yönelik temyiz istemi yönünden ;
A.Bölge Adliye Mahkemesi kararının gerekçe kısmında yer alan "...Dosya kapsamına alınan 19.04.2023 tarihli bilirkişi bilirkişi ek raporuyla; sigorta şirketinin ödeme yaptığı 10.05.2011 tarihinde davacının gerçek zararının 109.183,30.-TL olduğu, ödemenin davacının gerçek zararının %30'una tekabül ettiği tespit edilmiştir. Bu haliyle, hesaplanan gerçek zarar ile buna karşılık alınan meblağ arasında açık oransızlığın bulunduğu anlaşılmıştır. Yasal indirimler yapılmak suretiyle belirlenecek karşılanmayan zarardan sigorta şirketinin ödeme yaptığı tarihe göre zararı karşılandığı oranda indirim yapılarak, davacının toplam 389.080,76.-TL maddi tazminata hak kazandığı anlaşılmıştır. ..." ibarelerinin silinerek yerine; "... Dosya kapsamına alınan 19.04.2023 tarihli bilirkişi bilirkişi ek raporuyla; sigorta şirketinin ödeme yaptığı 10.05.2011 tarihinde davacının gerçek zararının 109.183,30.-TL olduğu, ödemenin davacının gerçek zararının %30'una tekabül ettiği tespit edilmiştir. Ancak mahkememizce bilirkişi tarafından ödeme tarihi itibariyle zarar tespitinde kurumca yapılan ödemenin mahsup edilmediği görülmekle resen yapılan hesaplama sonucu ödeme tarihi itibariyle zararın karşılanma oranının %44,36 olduğu anlaşılmakla bu haliyle, hesaplanan gerçek zarar ile buna karşılık alınan meblağ arasında açık oransızlığın bulunduğu anlaşılmıştır. Yasal indirimler yapılmak suretiyle belirlenecek karşılanmayan zarardan sigorta şirketinin ödeme yaptığı tarihe göre zararı karşılandığı oranda indirim yapılarak, davacının toplam 340.342,99 -TL maddi tazminata hak kazandığı anlaşılmıştır. ... " ibarelerinin yazılması,
B.Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının tamamen silinerek yerine geçmek üzere;
"A- 1- Davacı tarafın istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine,
2-İstinaf talebi reddedilen davacıdan alınması gereken 179,90.-TL istinaf karar harcının tahsili için; peşin yatırılan 80,70.-TL'nin mahsubuyla bakiye 99,20.-TL harcın davacıdan tahsiliyle hazineye gelir kaydına,
3-İstinaf başvurusu nedeniyle davacının yaptığı giderlerin üzerinde bırakılmasına,
B- Davalı tarafın istinaf başvurusunun kabulüne;
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.2 maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına,
I-1-Asıl davanın ve birleşen Uşak 2. İş Mahkemesi'nin 2022/404 E. sayılı dava dosyasındaki davanın kısmen kabulü ile
a-Davacının manevi tazminat talebinin kabulü ile, takdiren 30.000,00 TL'nin iş kazası tarihi olan 12.11.2008 tarihinden itibaren işleyecek ve hesaplanacak yasal faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
b-Davacının maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile, 340.342,99-TL'nin iş kazası tarihi olan 12.11.2008 tarihinden itibaren işleyecek ve hesaplanacak yasal faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
2-Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 25.298,12-TL nispi karar ve ilam harcının tahsili için davacı tarafça yatırılan peşin ve ıslah harcı toplamı olan (452,95.-TL + 1.210,38.-TL + 535,00.-TL) 2.198,33.-TL'nin mahsubuyla, bakiye 23.099,79 TL harç masrafının davalı taraftan alınarak hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından yatırılan başvuru harçları, peşin harçlar ve ıslah harçları toplamı 2.297,43.-TL harç masrafının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4- Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’ne göre kendisini vekille temsil ettiren davacı lehine 54.848,02 -TL vekalet ücreti takdirine, redde göre ise davalı lehine 26.516,20 -TL vekalet ücreti takdirine,
5-Davacı tarafça yapılan toplam 2.285,79-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, bakiye giderlerin ise davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Davalı tarafça yapılan 659,80-TL yargılama giderinden, red ve kabule oranlama yapılarak hesaplanan 211,13 -TL'nin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, bakiye giderlerinin ise davalı üzerinde bırakılmasına,
II- 1-Birleşen Uşak 1. İş Mahkemesi'nin 2018/345 E. sayılı davanın reddine,
2-Peşin alınan 35,90.-TL harcın, alınması gerekli 179,90.-TL harçtan mahsubu ile bakiye 144,00.-TL karar ve ilam harcının davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Davalı ... Nakliyat şirket ve davalı ... Sigorta Şrirketi kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen miktar yönünden hesaplanan 1.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile iş bu davalılara mütesaviyen verilmesine,
4-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
C-1-Davalı tarafından istinafa başvururken yatırılan 220,70.-TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı giderinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,
2-Davalı tarafça yatırılan istinaf karar harcının talep halinde davalıya iadesine,
3-İstinaf yargılamasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
4-HMK'nın 333. maddesi gereğince kararın kesinleştiği tarih itibariyle bakiye delil ve gider avansı kalması halinde yatırana iadesine,
5-HMK'nın 359/4. maddesi gereğince, kararın tebliği ile, 302/5. maddesi gereğince, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve avans iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına,
Dair, tarafların yokluğunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, kararın niteliği ve niceliği itibariyle, aynı Kanun'un 361/1 hükmü uyarınca gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içinde, yine aynı Kanun'un 364/1 ve 365/1 hükümleri gereğince kararı veren Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi'ne yahut temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi'ne veya İlk Derece Mahkemesi'ne verilebilecek bir dilekçe ile Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere, 11/05/2023 tarihinde, oy birliği ile karar verildi.
" ibarelerinin yazılması suretiyle kararın DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
04.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.