Yargıtay 4. Ceza Dairesi, Cumhurbaşkanına hakaret suçundan verilen mahkumiyet hükmünü, çelişkili tanık beyanlarına rağmen hangi delillere üstünlük tanındığı açıklanmadan gerekçesiz karar verildiği için bozdu.
Özet: Cumhurbaşkanına hakaret suçundan verilen mahkumiyet hükmüne karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi kararını temyiz incelemesiyle değerlendiren yüksek mahkeme, sanığın suçlamayı reddetmesi, tanık beyanlarının sanık savunmasını doğrulaması ve bir tanığın çelişkili ifadelerine rağmen, ilk derece mahkemesinin hangi delillere üstünlük tanıdığını ve hükmün dayandığı gerekçeleri açıkça belirtmeyerek Anayasa ve ilgili yasalarda yer alan gerekçeli karar ve cezanın şahsileştirilmesi ilkelerine aykırı hareket etmesi nedeniyle istinaf mahkemesi kararını oy birliğiyle bozmuştur.
4. Ceza Dairesi         2023/9523 E.  ,  2026/21 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/839 E., 2022/1287 K.
SUÇ : Cumhurbaşkanına hakaret
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde yapıldığı, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği ve temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık hakkında Cumhurbaşkanına hakaret suçundan, İlk Derece Mahkemesince kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusunun, Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; sanığın üzerine atılı suçu işlediğine ilişkin dosya kapsamında her türlü şüpheden uzak, somut delilin bulunmadığına ve suçun unsurlarının oluşmadığına ilişkindir.
III. GEREKÇE
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, bozma sebebi dışındaki temyiz sebepleri ile başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak;
Sanığın aşamalarda atılı suçlamayı kabul etmemesi, tanıklar İ. G., M. V., R. Y., C. U., D. G., H. İ. Y., A. B.'nin kovuşturma aşamasındaki beyanları ile tanıklar A. Y., M. G., Ş. T., B. D., F. B., M. İ.'nin soruşturma aşamasındaki beyanlarının sanık savunmalarını doğrular mahiyette olduğu, tanık F.E.'nin kolluk beyanında sanığın Cumhurbaşkanına hakaret ettiğini beyan etmesine karşın kovuşturma evresinde hakaret sözlerini bizzat duymadığını belirterek çelişkili beyanda bulunması karşısında, hangi gerekçeyle hangi delillere üstünlük tanındığının açık olarak gerekçeye yansıtılması ve bu şekilde cezanın şahsileştirilmesi gerekirken, açıklanan ilkelere uyulmadan, gerekçesiz karar verilerek Anayasa'nın 141., 5271 sayılı Kanun'un 34., 223. ve 230. maddelerine muhalefet edilmesi,
Hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca Erbaa 2. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
05.01.2026 tarihinde karar verildi.