Yargıtay 7. Ceza Dairesi, kaçakçılıkla mücadele kanununa muhalefet suçundan mahkumiyet hükmünü, arama kararı, zincirleme suç, tekerrür ve müsadere eksiklikleri nedeniyle bozdu.
Özet: Sanık hakkında 5607 sayılı Kanuna muhalefet suçundan verilen mahkûmiyet ve kaçak eşyanın müsaderesi kararı; önleme araması kararının dosyaya eklenmeyerek denetime olanak tanınmaması, sanığın benzer eylemlerinin zincirleme suç oluşturup oluşturmadığının diğer dosyalarla birlikte incelenmemesi, tekerrüre esas önceki mahkûmiyetin güncel mevzuat karşısındaki durumu hakkında araştırma yapılmaması, suçta kullanılan aracın müsadere kararı verilirken eksik inceleme yapılması ve imha edilen kaçak eşyanın müsadere dışı bırakılması gibi hukuka aykırılıklar nedeniyle hüküm bozulmuştur.
7. Ceza Dairesi         2022/14869 E.  ,  2025/14740 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2020/123 E. 2022/72 K.
SUÇ: 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
HÜKÜM: Mahkûmiyet, gümrük kaçağı eşyanın müsaderesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma
Sanık hakkında kanun iadesi üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Olayın oluş biçimi, sanığın aşamalardaki savunması, ele geçirilen kaçak eşyanın miktar ve mahiyeti ile eşyanın yakalanma şekli göz önüne alındığında, atılı suçun sanık tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Ancak;
1.Önleme aramasına dayanak teşkil eden İdil Sulh Ceza Hâkimliğine ait karar aslı veya onaylı bir örneği denetime imkan verecek şekilde dosya arasına alınmadan hüküm tesis edilmesi,
2.Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.04.2014 tarihli, 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar ve 16.05.2017 tarih, 2015/398 Esas ve 2017/272 Karar sayılı kararlarında ayrıntıları
belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip, sanığın eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 43. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından;
Temyiz incelenmesine konu bu dosyaya ilişkin suç tarihinin 11.09.2014, iddianame düzenleme tarihinin 03.03.2015 olduğu,
Aynı gün incelenen Dairemizin 2022/1491 Esas sırasında kayıtlı olan Cizre 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/310 Esas, 2020/637 Karar sayılı dosyasında suç tarihinin 19.01.2015, iddianame düzenleme tarihinin ise 20.03.2015 olduğu,
Bu dosyalardaki eylemlerin benzer suç vasfına yönelik olduğu gözetilerek suç tarihine ve işlenen suçun niteliğine göre adı geçen sanığın eylemlerinin 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesi kapsamında zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından dosyaların incelenmesi, gerektiğinde birleştirilmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi,
3.Sanığın tekerrüre esas alınan adlî sicil kaydında yer alan elektrik hırsızlığı suçunun 05.07.2012 tarihinde Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6352 sayılı Kanun'un 82. maddesi uyarınca yürürlükten kaldırılarak 5237 sayılı Kanun'un 163/3. maddesi yeniden düzenlenmesi ve anılan Kanun'un Geçici 2/2. maddesinde elektrik enerjisi hakkında hırsızlık suçundan mahkûmiyeti bulunan kişinin anılan Kanun'un yürürlüğe girdiği tarihten itibaren altı ay içinde zararı tamamen tazmin etmesi halinde verilen cezanın tüm sonuçlarıyla ortadan kaldırılacağının hükme bağlanmış olması karşısında, adlî sicil kaydındaki elektrik hırsızlığına ilişkin ilamla ilgili olarak uyarlama yargılaması ve ödeme yapılıp yapılmadığı araştırılarak sonucuna göre tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının yeniden değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
4.Suçta kullanılan aracın olay tarihinde sanık ...'nun oğlu ... adına kayıtlı olduğu, olaydan kısa süre sonra... isimli kişiye devrolunduğu, aracın suç tarihindeki bilinen değeri ile suça konu sigaraların değeri dikkate alındığında nakil aracının müsaderesinin 5237 sayılı Kanun'un 54/3. maddesi kapsamında hakkaniyete aykırılık oluşturmayacağı anlaşılmakla, aracın kayıt malikinin iyiniyetli üçüncü kişi olup olmadığının belirlenmesi bakımından, araca ait varsa trafik cezalarının kimin adına olduğu hususu kolluk marifetiyle araştırılarak aracın fiilen kim tarafından kullanıldığı belirlendikten sonra müsadere edilip edilmeyeceğine karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi,
5.Dava konusu kaçak eşyaların tamamının 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 13/1. maddesi yollamasıyla 5237 sayılı Kanun'un 54/4. maddesi uyarınca müsaderesi gerekirken imha edilenler hariç tutularak müsadere kararı verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
Açıklanan nedenlerle, sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 01.12.2025 tarihinde karar verildi.