Trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasında, maluliyet oranı tespitinde yanlış yönetmeliğin uygulanması sebebiyle verilen bozma kararı.
Özet: Bu karar, trafik kazası sonucu yaralanan davacının maddi ve manevi tazminat talebine ilişkin bir temyiz incelemesidir; ilk derece mahkemesinin, davacının işgücü kaybı oranını belirleyen uzman raporunun kaza tarihinde yürürlükte olan "Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği" hükümlerine uygun olarak düzenlenmemesi nedeniyle eksik incelemeyle karar verdiği tespit edilerek Yargıtay tarafından bozulmuş; mahkemenin, çelişkileri giderecek ve ilgili yönetmeliğe uygun yeni bir rapor alması gerektiğine hükmedilmiştir.
4. Hukuk Dairesi         2024/13419 E.  ,  2025/13562 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2020/104 E., 2024/298 K.
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesince mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davacı vekili ve davalı ...Ş. vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 02.11.2010 tarihinde, davalıların sürücüsü, işleteni ve trafik sigortacısı olduğu otobüsün davacı yayaya yolun kenarında bulunan emniyet şeridinde çarpması sonucu meydana gelen trafik kazasında davacının yaralandığını, dalağının bir kısmının alındığını ve beyin fonksiyonlarında hasar oluştuğunu, davacının işgücü kaybına uğradığını beyanla, 5.000,00 TL maddi tazminatın davalılardan müteselsilen tahsiline, 25.000,00 TL manevi tazminatın sigorta şirketi hariç davalılardan olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiş, ıslah dilekçesi ile talebini 70.726,86 TL olarak artırmıştır.
II. CEVAP
Davalılar ... ve ... vekili, zamanaşımı def'inde bulunarak kusura itiraz ederek davanın reddini savunmuştur.
Davalı ...Ş. vekili, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 19.01.2016 tarihli ve 2013/623 Esas, 2016/12 Karar sayılı kararıyla; davanın kabulüne, 70.726,86 TL maddi tazminatın kaza tarihi 02.11.2010 tarihinden itibaren işleyecek kanuni faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen alınarak davacılara ödenmesine, davalı ... şirketinin faizden dava tarihinden itibaren sorumlu tutulmasına, 25.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi 02.11.2010 tarihinden itibaren işleyecek kanuni faizi ile birlikte müteselsilen davalı gerçek kişilerden alınıp, davacılara ödenmesine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar ... ve ... vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.
Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 08.05.2019 tarih ve 2016/11250 esas ve 2019/5756 karar sayılı ilamı ile; "1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde, özellikle oluşa uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre, davalılar ... ve ... vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebinin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan Sosyal Sigortalar Sağlık İşlemleri Tüzüğü veya Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Mahkemece alınan Hacettepe Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen raporda; davacının %37,2 maluliyetinin bulunduğu belirlenmiştir.
Maluliyete ilişkin alınacak raporlar kaza tarihi 11.10.2008 tarihinden önce ise Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 tarihinden sonrada Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliğine uygun olarak düzenlenmesi gerekir.
Somut olayda; Mahkemece alınan rapor kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine göre düzenlenmemiş olduğu, kaza 02/11/2010 tarihinde meydana geldiğinden maluliyet oranının Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma GücüKaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine göre belirlenmesi gerekirken ilgili raporun hükme esas alınarak karar verilmesi doğru görülmemiştir. Bu durumda; ATK 3. İhtisas Kurulu'ndan kaza tarihinde yürürlükte olan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği'ne uygun, tarafların itirazlarını karşılar nitelikte ve çelişkiyi giderecek yeni bir rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırma sonucu hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
3-Bozma neden ve şekline göre; davalılar ... ve ... vekilinin manevi tazminat miktarına yönelik temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir..'' gerekçesiyle hüküm bozulmuştur.
B.Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı ... tarafından davalılar ..., ..., ... ve ... Sigorta aleyihe açılan maddi tazminat davasının; davalılar ... ve ... yönünden kısmen kabulü ile (914,10 TL geçici iş göremezlik ve 190,13 TL bakıcı gideri olmak üzere) 1.104,23 TL tazminatın kaza tarihi olan 02.11.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, ... ve ... yönünden fazlaya dair talebin reddine, davalılar ... ve ... Sigorta yönünden ise mahkemece davanın kabulüne dair verilen 2013/623 E. 2016/12 K.sayılı 19/01/2016 tarihli karar yönünden bu davalılar tarafından temyiz yoluna başvurulmadığından davacı lehine oluşan usuli müktesip hak dikkate alınarak kabulü ile; 70.726,86 TL maddi tazminatın davalı ... yönünden kaza tarihi olan 02.11.2010 tarihinden itibaren, ...Sigorta yönünden ise dava tarihi olan 22.11.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ... ve ... Sigorta'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'a verilmesine, (1 nolu paragrafta hükmedilen 914,10 TL'lik geçici iş göremezlik tazminatı yönünden tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla ve sigorta şirketi yönünden poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydıyla) davacı ... tarafından davalılar ..., ..., ... aleyhine açılan manevi tazminat davasında; davalılar ... ve ... yönünden davanın kısmen kabulü ile 5.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 02.11.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya dair (20.000,00 Tl) talebin reddine, davalı ... yönünden ise mahkemece verilen 2013/623 E. 2016/12 K.sayılı 19.01.2016 tarihli 25.000,00 TL manevi tazminatın kabulüne ilişkin karar yönünden temyiz yoluna başvurulmadığından davacı lehine oluşan usuli müktesip hak dikkate alınarak manevi tazminat talebinin kabulü ile; 25.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 02.11.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ...'dan tahsili ile davacı ...'a verilmesine, (1 nolu paragrafta hükmedilen 5.000,00 TL manevi tazminat yönünden tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla) karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı ...Ş. vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; maluliyet değerlendirmesinin hatalı olduğunu, müvekkilinin kaza nedeniyle fiziksel ve psikolojik olarak ağır zarar gördüğünü belirtmiştir.
Davalı ...Ş. vekili temyiz dilekçesinde; kurulan hükmün infazda tereddüt oluşturacak nitelikte olduğunu, bozma öncesi verilen karara istinaden ödeme yapılmış olup, tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla hüküm kurulması gerektiğini, müvekkili şirketin yalnızca maddi tazminattan sorumlu tutulmuş olmasına rağmen maddi ve manevi tazminat yönünden tek harç alındığını, müvekkili şirketin gerçek zarardan sorumlu olduğunu, davacının maluliyeti oluşmadığından davanın reddi gerektiğini, geçici iş göremezlik ve bakıcı giderinin poliçe teminatı dışında olduğunu, sigortalı araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığını belirterek mahkeme kararının bozulmasını istemiştir.
2.Gerekçe
Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı kaza sonucu davacının yaralanması nedeniyle sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı ile manevi tazminat talebine ilişkindir.
1. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesinin hukukça mümkün olmadığı anlaşılmakla; davacı vekilinin tüm, davalı ...Ş. vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2.Mahkemenin bozma öncesi 19.01.2016 tarihli kararı hem davacı vekili hem ... Sigorta A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmemiş olup, karar bu taraflar açısından kesinleşmiştir. Ancak hükümde davalı ...Ş. aleyhine hükmedilen maddi tazminat yönünden 19.01.2016 tarihli hükümde hükmedilen vekalet ücretinden fazlasına hükmedilmesi bozma sebebi ise de, bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden kararın 6100 sayılı HMK'nın geçici 3 üncü maddesi delaletiyle mülga 1086 sayılı HUMK'un 438/7 nci maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR
1.Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm, davalı ...Ş. vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2.Yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı ...Ş. vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hüküm fıkrasının 8 numaralı bendinin hüküm fıkrasından çıkartılarak, yerine '' 8-Maddi tazminat bakımından davanın kabul edilen kısmı üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin; 275,17 TL'sinin davalılar ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen, 17.624,83 TL'sinin( davalı ...Ş.'nin 8.129,95 TL'sinden sorumlu olmak kaydıyla) davalılar ... ve ... Sigorta'dan müştereken ve müteselsilen alınarak kendisini vekil ile temsil ettiren davacıya verilmesine,''
ibaresinin yazılmasına ve hükmün bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine,
Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalı ...Ş'ye iadesine,
Dosyanın mahkemesine gönderilmesine,
06.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.