9. Ceza Dairesi, çocuğun cinsel istismarı suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararını bir mağdur yönünden onayıp, diğer mağdur için ceza alt sınırındaki hukuki çelişki nedeniyle bozmuştur.
Özet: Suça sürüklenen çocuk hakkında iki ayrı çocuğun cinsel istismarı suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarından biri, yargılama sürecinin usul ve kanuna uygunluğu ile toplanan delillerin eylemi kanıtlamaya yeterliliği göz önüne alınarak onaylanırken, diğer kararda ise gerekçe kısmında atıfta bulunulan güncel Türk Ceza Kanununun 103/1-a maddesiyle hüküm fıkrasında uygulanan ceza alt sınırı arasında önemli bir çelişki tespit edildiğinden hukuka aykırılık nedeniyle bu kısım bozulmuştur.

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2024/627 E., 2025/167 K.SUÇLAR : Çocuğun cinsel istismarıHÜKÜMLER : Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasıTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince bozma üzerine verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇSuça sürüklenen çocuk hakkında katılan mağdura ve katılan mağdureye karşı ayrı ayrı çocuğun cinsel istismarı suçunu işlediği iddiası ile açılan kamu davasında bozma üzerine yapılan yargılama sonucunda, Tarsus 1. Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde suça sürüklenen çocuğun, ayrı ayrı çocuğun cinsel istismarı suçundan verilen hükümlerin açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir.II. TEMYİZ SEBEPLERİKatılan Mağdur ve Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İsteğiÖzetle, suça sürüklenen çocuğun atılı suçlar bakımından alt sınırdan uzaklaşılarak takdiri indirim nedenleri uygulanmaksızın cezalandırılmasına, usul ve kanuna aykırı kararların bozulması gerektiğine ilişkindir. III. GEREKÇE A. Suça Sürüklenen Çocuk Hakkında Katılan Mağdur ...'e Karşı Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Verilen Karar Yönünden Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin suça sürüklenen çocuk tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.B. Suça Sürüklenen Çocuk Hakkında Katılan Mağdure ... 'a Karşı Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Verilen Karar Yönünden Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin soruşturma ile kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,Ancak;Gerekçe kısmında suça sürüklenen çocuğun, çocuğun cinsel istismarı suçunu işlediği belirtilip, hüküm fıkrasında suça sürüklenen çocuğun lehine olan 6545 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 103/1-a maddesi uyarınca alt sınırdan hüküm kurulduğu belirtilmesine rağmen hüküm fıkrasında 6545 sayılı Kanun değişikliğinden önceki ceza alt sınırı 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilerek gerekçe ile hüküm arasında çelişki yaratılması hukuka aykırı bulunmuştur.IV. KARARA. Suça Sürüklenen Çocuk Hakkında Katılan Mağdur ...'e Karşı Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Verilen Karar Yönünden Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenlerle Tarsus 1. Ağır Ceza Mahkemesinin kararında katılan mağdur vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, B. Suça Sürüklenen Çocuk Hakkında Katılan Mağdure ... 'a Karşı Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Verilen Karar YönündenGerekçenin(B) bölümünde açıklanan nedenle Tarsus 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, kararına yönelik katılan mağdure vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,01.12.2025 tarihinde karar verildi.