Polis memurunun tedbirsizlik ve dikkatsizlik sonucu silahla ölümü üzerine açılan rücu davasında kusur oranına ilişkin bilirkişi raporları arasındaki çelişki ve temyiz incelemesi.
Özet: Kurumun, dikkatsizlik sonucu bir polis memurunun vefat etmesi nedeniyle ödediği tazminatı, olaya karışan diğer polis memurundan rücuen tahsil etme talepli davasında, ilk derece mahkemesinin başlangıçtaki reddi, Yargıtayın ceza dosyasındaki kusur tespiti ile çelişkili raporlar nedeniyle yeni bilirkişi raporu aldırılması yönündeki bozma kararı sonrası, davalının 1/8 oranında kusurlu bulunarak kısmen kabul edilen tazminat hükmünün, her iki tarafça da kusur oranına ilişkin itirazlarla temyiz edildiği bir yargılamadır.

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/166 E., 2023/192 K.İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; ... Emniyet Müdürlüğünde görevli müteveffa polis memuru ... 'un 05.12.2003 tarihinde aynı şubede görevli olan davalı polis memurunun tedbirsizliği ve dikkatsizliği nedeniyle silahla vurularak vefat ettiğini, ... 'un yakını tarafından hizmet kusuruna dayalı olarak müvekkili kurum aleyhine Elazığ 1. İdare Mahkemesi'nin 2004/ 31... /1275 sayılı dosyasında açılan tazminat davasının kabulüne karar verildiğini, ilamlı takip neticesinde müvekkili tarafından 20.04.2009 tarihinde 71.502,40 TL ödeme yapıldığını, davalı hakkında tedbirsizlik ve dikkatsizlik sonucu ölüme neden olmak suçundan mahkumiyet kararı verildiğini, davalının haksız eylemi ile meydana gelen bu zararın ilgili davalıdan rücuen tahsil edilmesi gerektiğini belirterek 71.502,40 TL tazminatın ödeme tarihinden işleyecek yasal faizi ile beraber davalıdan tahsili talep edilmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; olayda kusur ve sorumluluğunun olmadığını, haksız eylem yönünden gerekli olan illiyet bağının gerçekleşmediğini, hakkında yürütülen idari soruşturma neticesinde disiplin cezası verilmesine yer olmadığına karar verildiğini belirterek davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 24.02.2015 tarihli ve 2011/1 41... /180 Karar sayılı kararıyla; kusur tespitine ilişkin alınan bilirkişi raporu doğrultusunda, yapılan balistik incelemede maktul polis memuruna isabet eden iki adet kovanın, dava dışı polis memuru ... 'in şubesinden alarak göreve çıktığı ve şoför koltuğunun hemen arkasına bırakılan kalaşnikof marka silaha ait olduğu, bu silahın doğru ve güvenli bir şekilde taşınmadığının kuvvetle muhtemel olup bu durumda silahı kullanan kişiye kusur atfedilebileceği, ancak söz konusu silahın davalı ...'a ait olmaması ve silahın ateşleme mekanizmasını harekete geçirmiş olan etkinin ne olduğunun tespit edilememesi nedeniyle davalıya kusur atfedilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİA. Bozma Kararıİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 09.11.2017 tarihli ve 2015/14790 Esas, 2017/7082 Karar sayılı ilamıyla; davalı hakkında Bingöl 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2008/219-2009/33 sayılı kararı ile dikkatsizlik ve tedbirsizlik sonucu ölüme sebebiyet vermek suçundan yürütülen ceza yargılaması sırasında alınan kusur raporunda davalının 4/8 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği, şu halde ceza yargılaması sırasında alınan kusur raporu ile eldeki davada alınan kusur raporu arasında farklılık oluştuğu, yerel mahkemece raporlar arasındaki bu mubayenetin giderilmesi yönünden herhangi bir işlem yapılmadığı; mahkemece Jandarma Genel Komutanlığı Kriminal Daire Başkanlığından kusur durumunun belirlenmesine yönelik yeniden rapor alınarak dosyadaki mevcut diğer delillerle birlikte değerlendirilmek suretiyle sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulmasının doğru olmadığı gerekçesi ile kararın bozulmasına karar verilmiştir. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Kararİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma sonrası alınan 06.04.2023 tarihli kusur raporunun denetime uygun ve gerekçeli olduğu, hükme esas alınması gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü 8.937,80 TL tazminatın ödeme tarihi olan 20.04.2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan rücuen tahsiline karar verilmiştir. V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı vekili temyiz dilekçesinde; ceza yargılamasında alınan kusur raporunda davalının olayda 4/8 oranında kusurlu olduğunun belirlendiğini, bu rapor esas alınarak mahkumiyet kararı verildiğini, eldeki dosyada hükme esas alınan 1/8 kusura ilişkin rapor ile arasında çelişki olduğunu, buna göre verilen kararın hakkaniyete uygun olmadığını, silahın emniyet mandalı açık ve fişek yatağı dolu şekilde bırakılmasının davalının tam kusurunu gösterdiğini, kusur yönünden kararın hatalı olduğunu belirtmiştir. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; ölüme sebep olan silahın müvekkiline ait olmadığını, müvekkiline ait silahın emniyet kilidi kapalı şekilde bırakıldığını, olayda müvekkilinin bir dahili ya da kusurunun olmadığını, yapılan idari soruşturmada da bu durumun tespit edildiğini, 1/8 oranında verilen kusurun oluşa uygun olmadığını, olayda müvekkilinin kusur ve sorumluluğunun olmadığını belirtmiştir. B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık; rücuen tazminat talebine ilişkindir. Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı, bozma sonrası alınan kusur bilirkişi raporunun denetime uygun olduğu, hükme esas alınmasının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Davacı vekili ve davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,492 Sayılı Harçlar Yasası’nın 13/J maddesi uyarınca davacıdan harç alınmamasınaAşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine,Dosyanın mahkemeye gönderilmesine02.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.