Çocuğun cinsel istismarı suçunda bölge adliye mahkemesince verilen mahkumiyet kararının, mağdurun usulüne uygun dinlenmemesi ve eksik araştırma nedeniyle Yargıtay tarafından bozulması.
Özet: Çocuğun cinsel istismarı suçundan ilk derece mahkemesinin beraat kararını kaldıran ve sanığı mağdurenin bacağını ve ön özel bölgesini okşadığı gerekçesiyle mahkum eden bölge adliye mahkemesinin hükmü, mağdurenin duruşmada dinlenmemesi, önceki görüntülü ifadelerinin usulüne uygun çözümlenip incelenmemesi, olayı anlattığı rehber öğretmeni ve psikoloğunun tanık olarak dinlenmemesi gibi temel eksiklikler nedeniyle yetersiz araştırma tespitiyle Yargıtay tarafından bozulmuş ve dosya yeniden yargılama yapılmak üzere alt mahkemeye geri gönderilmiştir.
9. Ceza Dairesi         2021/25919 E.  ,  2025/8924 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2017/1548 E., 2017/2272 K.
SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü :
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçunu işlediği iddiası ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, Kayseri 3. Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanığın atılı suçtan beraatine dair hükmün istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-g maddesi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanığın katılan mağdurenin bacağını ve ön özel bölgesini iki üç dakika boyunca okşadığı şeklinde gerçekleştiği kabul edilen olayda atılı suçtan mahkumiyetine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafilerinin Temyiz İstemi
Özetle, sanığın katılan mağdureyi hiç görmediğine ve atılı suçu işlemediğine, katılan mağdurenin olay tarihini unutmasının, cinsel eyleme tepki göstermemesinin, sanığın kalabalık olan tramvayda 2-3 dakika boyunca kimse görmeden iddiaya konu eylemi gerçekleştirebilmesinin olağan akışa aykırı olduğuna, katılan mağdure, tanık ... ve katılan annenin beyanlarının çelişkili olduğuna, katılan mağdurenin TEOG sınavında başarısız olması nedeniyle böyle bir iddiada bulunduğuna, kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.
III. GEREKÇE
5271 sayılı Kanun'un 217/1. maddesinde “Hâkim, kararını ancak duruşmaya getirilmiş ve huzurunda tartışılmış delillere dayandırabilir. Bu deliller hâkimin vicdanî kanaatiyle serbestçe takdir edilir” ve aynı Kanun'un 210/1. maddesinde ise “Olayın delili, bir tanığın açıklamalarından ibaret ise, bu tanık duruşmada mutlaka dinlenir. Daha önce yapılan dinleme sırasında düzenlenmiş tutanağın veya yazılı bir açıklamanın okunması dinleme yerine geçemez” hükümlerine yer verilmiş olup, her ne kadar aynı Kanun'un 236/2. maddesinde "İşlenen suçun etkisiyle psikolojisi bozulmuş çocuk veya mağdur, bu suça ilişkin soruşturma veya kovuşturmada tanık olarak bir defa dinlenebilir. Maddî gerçeğin ortaya çıkarılması açısından zorunluluk arz eden haller saklıdır." ifadesine yer verilmiş ise de; bu kapsamda Bölge Adliye Mahkemesince aynı zamanda olayın tek tanığı konumunda bulunan mağdurenin adli hakikatın ortaya çıkarılması açısından duruşmaya getirilerek iddiaya konu hususlarla ilgili beyanlarının alınması, bunun mümkün olmaması halinde ise çocuk izlem merkezinde ve İlk Derece Mahkemesinde verdiği görüntülü ifadelere ait CD’lerin dosya arasına alınması ve duruşmada taraflarla birlikte izlenip diyecekleri sorulduktan, katılan mağdurenin soruşturma aşamasında çocuk izlem merkezinde ve İlk Derece Mahkemesinde alınan beyanları özet olarak tutanağa geçirilmiş olup çözümü yapılıp, 5271 sayılı Kanun'un 236/8. maddesi gereğince yazılı metin haline getirilmesinden, katılan mağdurenin sanığın eylemine dair anlatımda bulunduğunu beyan ettiği rehber öğretmeni ve psikoloğun tespit edilerek tanık olarak ifadelerine başvurulduktan sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
01.12.2025 tarihinde karar verildi.