Banka çalışanlarının haksız fiilleri sonucu yatırım hesabında oluşan döviz değer kaybından kaynaklanan munzam zarar talepli tazminat davasına ilişkin gerekçeli karar.
Özet: Davacı, yurt dışında kazandığı 44.500 İsviçre Frangını Türk Lirasına çevirip 2005-2010 yılları arasında bankadaki yatırım hesabına yatırdığında, banka çalışanlarının usulsüz işlemleri sonucu parasına el konulması nedeniyle yaşadığı mağduriyetin, 10 yıl süren hukuki mücadeleler ve bankanın 2024te ödediği 276.839,44 TLlik tazminata rağmen, Türk Lirasının değer kaybı ve enflasyon karşısında döviz kurunun yükselişi sebebiyle oluşan "munzam zarar" adı altında fazladan maddi kayıplarının tazmin edilmesi talebiyle dava açmıştır.

TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/
KARAR NO : 2025/
HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACI :
VEKİLİ : Av.
DAVALI :
VEKİLİ : Av.
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 07/10/2024
KARAR TARİHİ : 23/12/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 08/01/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesi ile; Müvekkilinin ... çalışarak yaşamını sürdürdüğü süreçte 2005 yılında, yılda bir kez fırsat bulduğu dönemde yurt dışına taşınmadan önce ikamet etmiş olduğu ... iline geldiğini, ... gelmiş olduğu bu ziyaretinde kendi adına ... Bank ... Şubesinde ... numaralı mevduat hesabı ve ... Yatırım Şirketinde numaralı yatırım hesabı açtığını, müvekkilinin, Banka ve yatırım şirketindeki hesaba dair tüm işlemler, hesaplara para yatırma, para çekme, yatırım hesabının değerlendirilmesi işlemlerinin tamamı 2005 yılından bu yana davalı ... Yatırım A.Ş. Yetkilisi ... tarafından, ... Bank ... Şubesi yönetmen yardımcısı eşi ... ve banka veznedarı ... yardım ve bilgisi dahilinde yapıldığını, Bu kapsamda müvekkilinin 2005 yılından 2010 yılına kadar ... yaptığı birikimi peyder pey türk lirasına çevirerek davalı bankaya yatırdığını, müvekkilinin sonuç olarak ... kazandığı toplam 44.500 ... birikimini o günkü kur üzerinden Türk lirası karşılığı olarak çevirmiş ve parasının davalı banka nezdinde ... tarafından değerlendirilmesini talep ettiğini, Ancak ... müvekkilin ... yaşamasını fırsat bilerek müvekkilin hesaplarında müvekkilin muvafakati olmaksızın birtakım usulsüz işlemler gerçekleştirdiğini, müvekkilinin 2013 yılında bankada usulsüz işlemlerin gerçekleştiğini, banka müdürü ... tarafından usulsüz işlemler yapıldığını öğrendiğini, akabindede ... gelerek, banka hesaplarını incelediğini, ... hakkında suç duyurusunda bulunduğunu, dava dışı ... gerçekleştirmiş olduğu usulsüz işlemler nedeni ile banka müşterilerini zarara uğratmaktan ... 2.Ağır Ceza Mahkemesi 2013/ Esas, 2018/ Karar sayılı dosyası ile yargılandığını ve 12 yıl 6 ay hapis ve 1.967.685,00 TL adli para cezası ile cezalandırıldığını, müvekkilinin yatırım hesabında usulsüz işlemler yapıldığını, tüm bu usulsüz işlemler yapılmamış olsaydı, yatırım hesabında olması gereken tutarın 240.634 .00 TL eksik olduğu öğrenmesi akabinde tazminat davasını açtığını, müvekkili tarafından ... 6.Asliye Ticaret Mahkemesi 2013/... Esas sayılı dosyası ile başlatılan ... mücadelesi tam tamına 10 yıl sonra ... 11.... Dairesi'nin 2022/ Esas ve 2023/ Karar sayılı dosyası ile sona erdiğini, ... karar ilamı ile istinaf mahkemesi kararı onanmış ve asıl alacak miktarı 240.634 TL'nin tamamı ile 07.04.2013 tarihinden itibaren işleyecek avans faizinden ...'nın sorumlu olmasına; bu miktarın 89.325 TL'si ile 07.04.2013 tarihinden itibaren işleyecek avans faizinden ise ... Bank A.Ş.'nin sorumlu tutulmasına kesin olarak karar verilmiştir. Kararın kesin olarak sonuç doğurması akabinde ... 3.Genel İcra Müdürlüğü 2024/... Esas sayılı dosyası ile davalı banka ve dava dışı ... aleyhine icra takibi başlatılmıştır. 12.02.2024 tarihinde ... Bank A.Ş. Tarafından yargılama sonucunda hükmedilen miktarında dava tarihi olan 07.04.2013 tarihinden itibaren işlemiş olan avans faizi ile birlikte toplamda 276.839,44 TL ödeme yapıldığını, her ne kadar yapılan yargılama sonucunda davalılar aleyhine tazminata hükmedilmiş, davalı banka tarafından dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile bir kısım ödeme yapılmış ise de müvekkilin zararı karşılanmadığını, müvekkilinin yurt dışında kazanmış olduğu dövizi Türk lirası birimine çevirmiş ve çevirmiş olduğu döviz ile davalı bankada yatırım hesabı açmış olması nedeni ile müvekkilin faiz ile karşılanamayan munzam zararı oluştuğunu, müvekkilinin 10 yıl sonra ve sadece ana paraya işletilen faiz ile bir kısım alacağını tahsil etmiş ise de faizi aşan munzam zararı doğduğunu, Söz konusu 10 yıllık süreçte döviz kuru yükseldiğini, Türk lirası büyük ölçüde değer kaybederek enflasyon karşısında eridiğini, hal böyle iken munzam zararın doğduğunun ve somut olarak ispata ihtiyaç olmadığını davacı müvekkilinin yıllardır yurt dışında emek ve çabaları ile çalıştığı ve biriktirdiği 44.500 İsviçre frangını yatırım yapmak amacı ile o günün kur karşılığı Türk lirasına çevirmiş ve davalı bankada açmış olduğu yatırım hesabında değerlendirmek istediğini, ancak davalı banka çalışanlarının yaptığı usulsüz işlemler ve davalı bankanın bu işlemlere ilişkin iç denetim mekanizmalarının eksik kalması nedeni ile müvekkil mağduriyet yaşamış ve dövizden çevirmiş olduğu parası yıllar içinde enflasyon karşından ciddi oranda değer kaybetmiştir. Müvekkil 10 yıl sonra dahi asıl alacağını tahsil edememiş ve faiz ile karşılanamayan munzam zararı meydana geldiğini, davanın kabulüne Fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik belirsiz alacak olarak 1.000 TL'nin haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı müvekkile verilmesine hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesi ile; davaya konu borç zamanaşımına uğradığını, zamanaşımı itirazları bulunduğunu, huzurdaki davada, davacı yanca iddia edilen zarar, belirlenebilir ve hesaplanabilir nitelikte olduğundan belirsiz alacak davası olarak açılan davanın esasa ilişkin inceleme yapılmaksızın doğrudan hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmesini, davacının ödenen temerrüt faizini aşan munzam zararı bulunmadığından, türk borçlar kanunun 122. maddesi gereğince yasal şartları oluşmayan işbu davanın esastan reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir.
KANITLAR:
İcra dosyası, banka kayıtları, bilirkişi raporu, vs.
KANITLARIN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME :
Dava; taraflar arasında görülen ... 6. ATM'nin 2013/... E. Sayılı dosyasında alacak davasından ve buna dair yapılan tahsilattan sonrasında davacının davalıdan munzam zarar adı altındaki alacak isteminden ibarettir. Mahkememizce taraflar arasındaki alacak borç ilişkinin açıklığa kavuşturulması yönünden, banka kayıtları üzerinde Bankacı bilirkişi tarafından bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiştir. Alınan 13.06.2024 tarihli bilirkişi raporunda; alacaklının Temerrütü kabul edilir ise ... 6.Asliye Ticaret Mahkemesi 2013/... Esas sayılı dosyası ile başlatılan dava, ... 11.... Dairesi'nin 2022/ Esas ve 2023/ Karar sayılı dosyası ile 07.04.2013 tarihinden itibaren işleyecek avans faizinden , (alacaklının) temerrüt tarihi olarak kabul edilen 03.02.2022 tarihi arasındaki dönem arasında: davacının 89.325.00 TL asıl alacak için; avans faizi ile karşılanmayan munzam zararın 494.339.81 TL olduğunu, alacaklının temerrütü kabul edilmez ise: 07.04.2013 faiz başlangıç tarihi ile ödeme tarihi 12.02.2024 tarihleri arasındaki dönem arasında , davacının 89.325.00 TL asıl alacak için, avans faizi ile karşılanmayan munzam zararın 1.433.370.46 TL olacağı bildirilmiştir. Dosyanın bilirkişiye tevdi ile taraf vekillerinin itirazlarını karşılar ek rapor alınmasına karar verilmiştir. Alınan 16.09.2025 tarihli bilirkişi ek raporunda; Temerrüt tarihi ile tahsil tarihindeki enflasyon verilerini gösterir TEFE, TÜFE-ÜFE oranları, döviz kurları, altın fiyatları, işçi ücretleri ve en yüksek develet memuru aylığı dikkate alınarak 12.02.2024 ödeme tarihine göre ortalama değerleri alınmak suretiyle yapılan hesaplama yoluyla ,12.02.2024 tarihi itibariyle talep edilebilir değerlerin tespiti yapıldığını, 89.325,00 TL için Yatırım Araçları Güncellenmiş Değer 1. TÜİK Yİ-UFE göre 1.357.104,77 2. Döviz Kuru Hesabına Göre (Amerikan Doları) (... Döviz Kuru) 1.530.219,54 3. Altın Fiyatları Hesabına Göre 1.818.732,74 4. Asgari Ücret Üzerinden Hesaplama 1.825.828,20 5. Devlet Memur Aylığı Üzerinden Hesaplama 920.520,19 Topl. 7.452.405,44 7.452.405,44/5= 1.490.481,09 TL ortalama değeri, olay ve delillerin değerlendirilmesi Sayın Mahkemenize ait olmak üzere; 89.325.00 TL'nin faiz başlangıcı olarak kabul edilen temerrüt tarihi ile tahsil tarihindeki enflasyon verilerini gösterir TEFE, TÜFE-ÜFE oranları, döviz kurları, altın fiyatları, asgari ücret ve en yüksek develet memuru aylığı dikkate alınarak hesaplama yapılacağını, davacının iddiasını ... döviz fiyatlarındaki yükselme ile avans faiz getirisi arasındaki fark ile sınırlanmış ve talebe bağlı olarak yatırım araçlarının ortalaması alınarak değerlendirme yapılacağını, 89,325,00 TL'nin 07.04.2013-12.02.2024 ödeme tarihi arasındaki yatırım araçlarının ortalaması 1.490.481,09 TL, davacı yana işbu ilam ile kesinleşen 89.325,00-TL tutarlı ödeme farkının (1.490.481,09--89.325.00) =1.401.156,09 TL davacı yana işbu ilam ile kesinleşen 89.325,00-TL tutarlı alacağı için 126.407,11-TL tutarında faiz ödendiğini, asıl alacağa işlemiş faiz (-) 126.407,11 TL davacınınfaizle karşılanmayan zararı 1.274.748,98-TL olarak hesaplandığını bildirmiştir. ... Mahkemesi Genel Kurulu /7/2025 tarihinde, ... (B. No: 2024/41763) başvurusunda ...'nın 35. maddesinde güvence altına alınan mülkiyet hakkı ile bağlantılı olarak ...'nın 40. maddesinde düzenlenen etkili başvuru hakkının ihlal edildiğine karar vermiştir.Anılan kararın gerekçesinde ; 'Davacı vekili 26/11/2025 tarihli değer artırım dilekçesi ile; müvekkilinin munzam zararının 1.433.370,4Anayasa’nın 35. ve 40. maddeleri, devlete özel ... kişileri arasındaki alacakların enflasyon karşısında uğrayacağı önemli ölçüdeki değer kayıplarını giderecek hukuki altyapı ve mekanizmaları oluşturma sorumluluğu yüklemektedir. Bu kapsamda devlet, özel ... kişileri arasındaki uyuşmazlıklarda tarafların menfaatleri arasındaki adil dengenin sağlanmasına yönelik tedbirleri almakla mükelleftir.Alacaklının alacağını geç tahsil etmesi halinde, enflasyon karşısında meydana gelen değer kaybının giderilmemesi, alacağına gerçek değeriyle ulaşmasını engellemekte; borçlunun ise borcunu gerçek değerinin altında ödemesine yol açmaktadır. Bu durum, taraflar arasındaki adil dengeyi alacaklı aleyhine bozmakta ve alacaklıya ölçüsüz bir külfet yüklemektedir.3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun ile alacakların enflasyon etkisiyle uğradığı değer kaybının telafisi ve tazmini için bir ... yolu oluşturulmuştur. Anılan Kanun'un genel gerekçesi incelendiğinde; borçlunun borcunu zamanında ödememesinden kazançlı çıktığı, dava ve icra yoluna başvurulmadan ödemede genellikle bulunulmadığı zira dava ve takip sırasında geçecek her sürenin borçlunun lehine çalıştığı, belirtilen durumun dava ve icra takiplerini artırdığı belirtilmiştir. Ayrıca gerekçede borçluların sadece haklarında dava açılmasına ve icra takibinde bulunulmasına sebebiyet vermekle kalmayıp bunların uzaması için her türlü yola başvurduğuna değinilerek tasarının kötü niyetli kişilerin bu davranışlarının önüne geçilmesi, kanuni faiz ve temerrüt faizinin günün koşullarına uydurulması için düzenlendiği ifade edilmiştir. Dolayısıyla kanun koyucunun iradesinin enflasyonun neden olduğu sorunları ortadan kaldırmak olduğu açıktır. Ancak Kanun'un 1. maddesine göre kanuni faiz yüzde yirmi dördü aşamamaktadır. Dolayısıyla anılan düzenlemeler ile farklı hukuki konular için bir kısım oranların tespit edildiği anlaşılmakla birlikte, bu düzenlemelerin enflasyon oranları ile bağlantısının kurulmadığı görülmektedir. Bir başka deyişle enflasyon karşısında alacakların değer kaybının önlenmesi maksadıyla düzenlenen 3095 sayılı Kanun'da yer verilen faize ilişkin hükümlerin teorik düzeyde dahi değer kaybının önlenmesine ilişkin başarı şansı sunma kapasitesinin bulunmadığı anlaşılmıştır.3095 sayılı Kanun ile öngörülen ... yolunun somut olaya etkisine ilişkin yıllık faiz oranları ve enflasyon verileri incelenmiş ve başvuruya konu uyuşmazlıkla ilgili olarak 3095 sayılı Kanun'da belirlenen faiz oranlarının enflasyon oranlarının altında kaldığı görülmüştür. Bu nedenle başvurucunun -borçlunun borcunu zamanında ödememesinden kaynaklı olarak geç kavuştuğu- alacağının enflasyon karşısında değer kaybına uğradığı açıktır.Konusu bakımından somut olaydaki ile benzer nitelikler taşıyan bazı uyuşmazlıklarda faizi aşan zararlar, 818 sayılı mülga Kanun'un 105. ve 6098 sayılı sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 122. maddesi uyarınca munzam zarar davası yoluyla giderilmeye çalışılmıştır. 1980'li yıllardan bu zamana kadar bazı yargı kararlarında enflasyon olgusunun zararın ispatı için yeterli görülerek bu davaların kabul edildiği ancak bazı kararlarda ise munzam zarar talebinin enflasyon etkisi dışında somut bir zarara ilişkin olması gerektiği gerekçesiyle reddedildiği görülmektedir.Dolayısıyla 818 sayılı mülga Kanun'un 105. ve 6098 sayılı Kanun'un 122. maddeleri kapsamında munzam zarar davasının alacakların enflasyon karşısında değer kaybının tazmin edilmesini güvence altına almadığı ve bu yöndeki içtihadın etkili bir ... yolunun bulunduğu yönünde gelişme göstermediği görülmüştür. Bu nedenle alacağın enflasyon nedeniyle uğradığı değer kaybının tazmin edilmesi açısından 818 sayılı mülga Kanun'un 105. ve 6098 sayılı Kanun'un 122. maddeleri kapsamında munzam zarar davasının da teorik düzeyde başarı şansı sunma kapasitesinin bulunmadığı değerlendirilmiştir.Sonuç olarak ... sisteminde başvurucunun alacağının enflasyon karşısında uğradığı değer kaybının tazmin edilmesini sağlayacak etkili bir ... yolunun bulunmadığı kanaatine varılmıştır. ' denilmiştir. ... Mahkemesi açıklanan gerekçelerle mülkiyet hakkı ile bağlantılı olarak etkili başvuru hakkının ihlal edildiğine ve pilot karar usulünün uygulanmasına karar vermiştir. Dava konusu somut olayda da, yukarıda değinilen ... kararına konu olaydaki gibi ; ... 6.Asliye Ticaret Mahkemesi 2013/... Esas sayılı dosyasından verilen karar yaklaşık 10 yıl sonra ... 11.... Dairesi'nin 2022/ Esas ve 2023/ Karar sayılı kararı ile kesinleşerek, - uyuşmazlığa ilişkin kesin hükmün tesis edildiği - kesinleşen hüküm ile asıl alacak miktarı 240.634 TL'nin tamamı ile 07.04.2013 tarihinden itibaren işleyecek avans faizinden ...'nın sorumlu olmasına; bu miktarın 89.325 TL'si ile 07.04.2013 tarihinden itibaren işleyecek avans faizinden ise ... Bank A.Ş.'nin sorumlu tutulmasına kesin olarak karar verilmiş; kararın kesin olarak sonuç doğurması akabinde ... 3.Genel İcra Müdürlüğü 2024/... Esas sayılı dosyası ile davalı banka ve dava dışı ... aleyhine başlatılan icra takibi sonucu 12.02.2024 tarihinde davalı ... Bank A.Ş. Tarafından yargılama sonucunda hükmedilen miktarında dava tarihi olan 07.04.2013 tarihinden itibaren işlemiş olan avans faizi ile birlikte toplamda 276.839,44 TL ödeme yapılmıştır. ...'ın çeşitli Daireleri tarafından enflasyon nedeni ile alacağına geç kavuştuğunu , bu nedenle munzam zararının oluştuğuna ilişkin talepte bulunan davacıların davalarının reddi gerektiği yönünde müstekar içtihat oluşmuştur.Dolayısıyla , ...'nin yukarıdaki kararı ...'ın konuya ilişkin müstekar uygulaması ile çelişen bir karar vermiştir. Bilindiği gibi Anayasamızın 153.maddesinde : “... Mahkemesi kararları yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını, gerçek ve tüzel kişileri bağlar” denilmektedir. Diğer yandan ... ...; tüm organlarıyla hukuka bağlı, her türlü eylem ve işlemi yargı denetimine açık, yargının bağımsız ve tarafsız olduğu ve tam bir ... güvenliğinin sağlandığı devlettir. Bu hali ile ...'nın açık amir hükmü ile ... ... ilkesi bir arada değerlendirildiğinde, ...'nin kararı doğrultusunda, enflasyon oranları, satın alma paritesi karşısında, davacının alacağına geç kavuşması sonucu , mülkiyet hakkının ihlal edilmemesi gerekmekte olup, buna göre, davacının alacağına geç kavuşmasından ötürü munzam zararının doğduğu ve davalının da bu alacağı geç ödenmesine neden olduğundan, davacının zararından sorumlu olduğunun kabulü gerekmiş ; alınan 16.09.2025 tarihli bilirkişi raporundaki hesaplama benimsenerek, rapor doğrultusunda, davanın aşağıdaki gibi kabulü gerekmiş ; zarar davalının ödeme tarihinde gerçekleştiğinden, bu tarihten itibaren faize hükmedilerek aşağıdaki karar vermek gerekmiştir.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlere,
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile, 1.274.748,98 TL'nin 12.02.2024 ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin reddine,
2-Harçlar yasası gereği alınması gereken 87.078,10-TL harçtan peşin alınan 24.907,60-TL harcın mahsubu ile bakiye 62.170,50-TL harcın davalıdan tahsiline,
3-7155 sayılı Kanunun 23. Maddesi ile 6325 sayılı Kanunun 18/A-12-13 maddeleri uyarınca 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye ödenmesine,
4-Davacı tarafından yapılan aşağıda dökümü yazılı 10.475,00-TL yargılama gideri üzerinden kabul red oranına gör hesaplanan 9.315,80-TL ile peşin alınan 24.907,60-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye giderlerin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davacı yararına ölçümlenen 196.464,86-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Karar kesinleştiğinde taraflarca yatıralan avansın kullanılmayan kısmının HMK 333.md.uyarınca yatıranlarına iadesine,
Dair davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren HMK’nın 341. Ve 345. Maddeleri gereğince 2 haftalık yasal süre içinde ... Bölge Adliye Mahkemesi’ne ... açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.23/12/2025
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır