İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, eski çalışanların müşteri portföyünü kullanarak haksız rekabet ettikleri iddiasıyla açılan tazminat davasının, yazılı rekabet yasağı sözleşmesi olmadığı gerekçesiyle reddi.
Özet: Uluslararası nakliye alanında faaliyet gösteren bir şirket, eski çalışanlarının işten ayrıldıktan sonra rakip bir firma adına müvekkil şirketin müşteri portföyünü kullanarak haksız rekabet oluşturduğunu ve kendisine zarar verdiğini iddia ederek maddi tazminat talebinde bulunmuştur; ancak mahkeme, SGK kayıtlarında davalıların davacı şirkette çalıştığı görülse de taraflar arasında kanunun aradığı şartlara uygun yazılı bir rekabet yasağı sözleşmesi bulunmadığı ve davalıların eylemlerinin haksız rekabet kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, haksız fiil olarak nitelendirilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar vermiştir.

T.C.

İZMİR
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2017/1213 Esas
KARAR NO : 2018/1243
DAVA : Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 31/10/2017
KARAR TARİHİ : 06/11/2018
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin uluslararası nakliye işleri organizasyonu alanında faaliyet göstermesi dolayısıyla müşteri ve tedarikçi portföyü yurtdışı menşeli şirketlerden oluştuğunu, davalılar ... ve ...’nin, müvekkili şirkette çalıştıkları dönemde şirket yetkililerinin talimatları doğrultusunda yurtdışındaki müşteriler ve tedarikçiler ile görüşme yapan ve irtibatta bulunan çalışanlar olduğunu,Davalılar ... ve ...’nin, müvekkili şirket bünyesindeki çalışmalarına hiçbir haklı nedenleri olmadığı halde 28.09.2017 tarihli noter bildirimi ile kendileri son verdiklerini,davalıların işten ayrılmalarının akabinde “... Kargo” isimli taşımacılık şirketi adına müvekkil şirketin müşterilerine gerek mail ve gerekse telefon yoluyla ulaşan davalılar müvekkil şirketten edindikleri gizli bilgileri kullanmak suretiyle müvekkil şirkete zarar vermeye ve kendilerine haksız menfaat temin etmeye çalıştıklarını,davalıların müvekkil şirketten ayrılmaları sonrası hemen çalışmaya başladıkları ... Kargo unvanlı şirketin, müvekkil şirketin iştigal konusunda faaliyet göstermediği halde davalıların müvekkil şirketin müşteri portföyünü bu şirkete taşımaya çalışmaları ile aynı konuda faaliyet gösterme çabası içine girdiklerini,davalıların bu çabalarının Özen ve Sadakat Borcuna aykırılık teşkil ettiği gibi haksız fiil ve haksız rekabet niteliğinde olduğunu,bu nedenlerle davalıların müvekkil şirketten elde etikleri bilgileri ve müvekkil şirketin uzun yıllara dayalı olarak yoğun emek ve yatırım sonucu oluşan müşteri portföyünü kullanmak suretiyle müvekkili şirketin zararına ve kendilerine haksız menfaat teminine yönelik eylem ve işlemlere son verilmesi ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 10.000TL. maddi tazminatın ticari işleri uygulanan avans faiz uygulanmak suretiyle davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiş olmakla yapılan açık yargılama sonunda;
GEREKÇE: Davalılar cevap dilekçelerinde, iş sözleşmesi sona erdikten sonra işçinin rekabet etmeme borcunun ancak bir sözleşme kararlaştırılabileceğini, taraflar arasında rekabet yasağına dair bir sözleşme bulunmadığını, hatta taraflar arasında akdedilmiş bir iş sözleşmesi de bulunmadığını, davalıların eğitimlerinin ve çalışma alanlarının lojistik üzerine olduğunu, davalıların yeni işe başlamaları ile davacıcının uğradığı bir zararın da bulunmadığını, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
SGK dan gelen yazı cevaplarında, davalıların, davacı şirkette çalışmalarına dair kayıt bulunmaktadır. Ancak davacı tarafça tarafça iş sözlemesi sunulmamıştır. Taraflar arasında yazılı bir iş sözleşmesi yoktur. Davamız, dava dilekçesindeki açıklanışına göre haksız rekabete dayalı tazminat davası niteliğinde olup davanın dinlenebilmesi için taraflar arasında yazılı iş sözleşmesi içersinde veya iş sözleşmesi dışında ayrı bir yazılı sözleşme ile haksız rekabet hükümlerinin yasada belirtilen koşullara uygun olarak düzenlemesi gerekir. Davacı taraf dava dilekçesini bu minvalde açıklamış olmasına rağmen duruşmada bu kez davasını haksız fiile dayalı olarak açtıklarını ifade etmiş ise de; davalıların yeni iş kurmaları ve müşterilerle irtibata geçme eyleminin haksız fiil ile değil haksız rekabete dayalı olarak açıklanabileceğinden davacının bu ifadesinin yerinde olmadığı ve davalı tarafça da aynı şekilde anlaşılmak sureti ile haksız rekabet eyleminin kabul edilmediği görülmüş,taraflar arasında yasanın aradığı koşulları barındıran bir rekabet yasağı içeren sözleşme bulunmadığından davanın reddine karar vermek gerektiği kanaat ve sonucuna varılmıştır.
HÜKÜM:
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın REDDİNE,
2- Karar ve ilam harcı olan 35,90.-TL harcın peşin alınan 170,78.TL harçtan mahsubu ile bakiye artan harç olan 134,88.-TL harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde yatırana iadesine,
3- Davacının yaptığı yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4- Davalı taraflar kendini bir vekille temsil ettirdiğinden avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince hesap edilen ve takdir olunan 2.180,00.- TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalılara verilmesine,
5- Kullanılmayan gider avansının hüküm kesinleştiğinde ve istek halinde yatırana iadesine dair,
Gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık yasal istinaf süresi içinde, İstinaf yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 06/11/2018
Katip ...
e-imzalı
Hakim ...
e-imzalı