Kısıtlı Davacının Akli Zaafiyetinden Faydalanılarak Düzenlenen Kambiyo Senediyle İlişkili Araç Satışı Borcunun Menfi Tespiti ve Kötü Niyet Tazminatı Talebi Davasının Özeti.
Özet: Demans hastası olan kısıtlı davacı, kendisiyle ilgilenen davalı şirket yetkilisinin durumundan faydalanarak adına düzenlettiği araç satış senedine dayalı icra takibinde borçlu olmadığını, aracın bedelini ödediğini, davalı yetkilisinin daha önceki beyanları ve kendisine yapılan banka ödemelerinin borçsuzluğunu kanıtladığını iddia ederek menfi tespit ile kötü niyet tazminatı talep ederken; davalı şirket ise, mülkiyeti muhafaza kaydıyla satılan araç karşılığında alınan senedin henüz tahsil edilemediğini, davacının borçlu olduğunu ve borcunu ödediğini veya borçlu olmadığını ispat yükünün davacıda olduğunu savunmaktadır.

T.C. İstanbul Anadolu 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2022/885 Esas
KARAR NO : 2026/88
DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 12/11/2022
KARAR TARİHİ : 05/02/2026
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirket tarafından kısıtlı müvekkiline noterden satışı yapılmış --------- plakalı aracın satışına ilişkin satış bedelinin tamamının kısıtlı davacıdan tahsil edilmiş olduğuna dair noter huzurunda düzenlenmiş araç satış sözleşmesinde, davalı şirket yetkilisi tarafından resmi makam önünde yapılmış ikrar olduğunu, --------- plakalı aracın, taraflar arasındaki satışına ilişkin noter satış senedinin celbi gerektiğini, davalı şirket yetkilisi ---------, --------- E. Sayılı dosyasının 08.04.2021 tarihli duruşmasında, -------- İcra M. --------- E. Sayılı icra takibinnin müsteindatı olan kambiyo senedinin, davalı şirket adına kayıtlıyken, 2014 yılında kısıtlı davacıya satılmış olan --------- plakalı aracın satışına ilişkin oluşturulduğuna dair mahkeme içi ikrarı olduğunu, --------- E. Sayılı dosyasında mübrez olan 25.07.2022 tarihli SHU raporunda, davalı şirket yetkilisi ---------- SHU tarafından sorulan------- İcra M.-------- E. sayılı takibine ve borca dayanak olarak gösterilen senede ilişkin soruya verdiği cevapta, kısıtlı davacı ...'ın aslında hiçbir borcu olmadığına ilişkin ikrarı olduğunu, -------- E. Sayılı dosyasında mübrez olan dilekçe ekinde ibraz edilmiş olduğunu, 14.12.2020 tarihli --------- Hesap Ekstresindeki hesap hareketleri incelendiğinde, davalı şirket yetkilisi -------- tarafından, araç satışına konu edilen, takip dayanağı senedin düzenlenme tarihi öncesi ve sonrasında kısıtlı ...'a devam eden ödemeler yapıldığı görüldüğünü, alacaklı olduğunu iddia eden davalının, kendisine borçlu olduğunu iddia ettiği davacıya, banka yoluyla yıllara sari, devam eden ödemeler yapması, davalının iddiasının hayatın olağan akışına aykırı ve çelişkili olduğunu, aslında kısıtlı davacının, davalıya borçlu olmak bir yana, bilakis davalıdan alacaklı olduğu, kısıtlı davacının, kötü niyetlli davalıya kesinlikle borcunun olmadığını, davalı tarafından olmayan bir borca ilişkin, kısıtlı davacı aleyhine bir kambiyo senedi oluşturulduğu ve kullanıldığı, bunun aynı zamanda suç ta teşkil ettiği, kısıtlı davacının musab olduğu akli arıza sebebiyle telkinlere açık olduğu, menfaatlerini müdrik olmadığı, fiil ehliyeti olmadığı, kolayca kandırılabilir olduğuna ilişkin onlarca teşhis ve raporun bulunduğu, bütün bunların davalı şirket yetkilisi --------- vasi adayı olarak takip ettiği vesayet dosyasında mübrez olduğu, bakımevi işleten eski bir hemşire olarak, bakımından sorumlu olduğu, 2018 yılından bu yana davalının bizzat işlettiği -------- demans takipli hasta olarak kalan kısıtlı kardeşi ...'ın akli rahatsızlıklarını davalının bilmemesinin imkansız olduğu, dolayısıyla davalı şirket yetkilisinin kötü niyetli olduğu izahtan vareste olduğunu, kısıtlı davacıya ait bütün bu teşhis ve raporları bilen ve aynı zamanda kısıtlı davacının bakım, tedavi ve rehabilitasyonundan da sorumlu olan, davalı ---------- sahibi, yetkilisi ve kısıtlı davacının kız kardeşi ----------, kısıtlı davacının bu zaafından kasten faydalanarak ve aynı zamanda kısıtlı davacıyı istismar ederek, kötü niyetle icra takibi yapmış olduğunu, suç teşkil eden bu eylem sebebiyle, İİK 72/5 md. amir hükmü gereği, davalı şirket aleyhine kötü niyet tazminatına mahkum edilmesi gerektiğini, Kısıtlı davacı müvekkili ...'ın, davalı şirkete borçlu olmadığının tespiti ve kötü niyetli davalı şirketin kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının bahsi geçen senet nedeniyle müvekkili şirkete borçlu olduğunu, senet nedeniyle borçlu olmadığını veya borcunu ödediğini ispat yükü davacıya ait olduğunu, -------- İcra Müdürlüğü'nün --------- E. sayılı dosyası ile 12.02.2019 tarihinde kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile 19.12.2014 düzenleme tarihli, 31.12.2017 vade tarihli, 72.000,00 TL bedelli kambiyo senedine dayanılarak ... aleyhine takip başlatıldığını, müvekkili şirkete ait -------- plakalı araç, mülkiyeti muhafaza kaydı ile davacı müteveffa ...'a satılmış ve karşılığında söz konusu 72.000,00 TL bedelli senet alınmış ancak işbu dilekçe tarihi itibarıyla söz konusu senet hala tahsil edilemediğini, söz konusu aracın satış bedelinin ödendiğini veya bahsi geçen senet nedeniyle borçlu olmadığını ispat yükü davacıda olduğunu, araç satışı karşılığında ...'dan yalnızca işbu senet alındığını, davacı yanın, müvekkili şirket yetkilisi ---------, bahsi geçen kambiyo senedinin --------- plakalı aracın satışına ilişkin oluşturulduğunu ikrar ettiğini beyan ettiğinini ve müvekkili şirket zaten bu hususu inkar etmemekte olduğunu, müvekkili şirkete ait aracın satışına istinaden alınan senet hala tahsil edilemediğinden ...'ın (vefat etmiş olduğundan mirasçılarının) bu borçtan sorumluluğu bulunmadığını, davacı yanın dava dilekçesine ek olarak sunduğu belgelerde görüleceği üzere --------- E. sayılı dosyasının 08.04.2021 tarihli duruşmasında, müvekkil şirket yetkilisi -------- da "Bakımevinde bulunan şirkete ait bir araç vardı. Ben aracı abime sattım. Ancak para almadım, senet aldım. Bu araç daha sonra kızı ---------verilmiş, ben bu senet nedeniyle icraya başvurdum, halen de parayı tahsil edebilmiş değilim." ifadelerine yer verdiğini, dolayısıyla söz konusu senetin hala tahsil edilememiş olup davacının mirasçılarının borcun ödendiğini ispatlaması gerektiğini, -------- plakalı aracın satışına ilişkin davacının bahsetmiş ve celbini talep etmiş olduğu noter huzurunda düzenlenmiş satış sözleşmesinde davacı yanın iddialarının aksine, araç satış bedelinin ödenmediğinin belirtilmediğini, davacı yanın iddia ettiğinin aksine müvekkili şirket yetkilisi--------, ...'ın hiçbir borcu olmadığına ilişkin hiçbir şekilde ikrarı olmadığını, davacı vekilinin somut olayları çarpıtarak mahkemeyi yanıltmaya ve haksız davasını haklı çıkarmaya çalıştığını, dava dilekçesi ekinde ...'a ait --------- hesap hareketleri sunularak ...'ın müvekkili şirketten alacaklı olduğu iddia edilmiş olduğunu ve bu iddianın da mahkemeyi yanıltmaya yönelik olduğunu, davacının, ...'ın fiil ehliyeti olmadığını, kolayca kandırılabilir olduğunu iddia ederek aslında araç satış bedelinin tamamının tahsil edilmiş olduğuna dair noter huzurunda düzenlendiğini iddia ettiği araç satış sözleşmesinin geçersiz olduğunu ifade etmekte ve bu da davacı yanın beyanları arasındaki çelikşiyi ortaya koyduğunu, davacının, müvekkili şirketin ...'ı istismar ettiği ve kötü niyetle icra takibi başlattığı iddiası gerçeğe aykırı olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.Mahkememizce müteveffa ... yönüyle ATK dan rapor aldırılmasına karar verilmiş olup alınan raporda; işlem tarihine teşmil ettirilemeyeceği, muris hakkında işlem tarihinde fiil ehliyetini müessir ve kişide şuur ve hareket serbestisi ile olayları kavrayıp onlardan sağlıklı sonuçlara varabilme yeteneğini ortadan kaldıracak veya azaltacak mahiyet ve derecede akıl hastalığı, akıl zayıflığı, bunama hali veya organik defisiter araz içinde bulunduğunu gösteren tıbbi bulgu ve belgeye rastlanmadığı, mevcut sistemik hastalıkların da tek başına fiil ehliyetini etkilemeyeceği, işlem tarihinde telkinlere mukavim olabileceği, kendi hür iradesi istikametinde serbest olarak eylem ve işlemlere girişebileceği tıbbi kanaatine varıldığı, bu duruma göre ...’ın 19/12/2014 tarihinde fiil ehliyetine haiz olduğu yönünde rapor sunulduğu görülmüştür.Alınan ATK raporuna karşı davacı tarafça yapılan itirazların değerlendirilmesi bakımından bu kerre ATK Üst Kurulundan rapor alınmasına karar verilmiş olup, Üst Kurulun sunmuş olduğu rapor ile ...’ın 19/12/2014 tarihinde fiil ehliyetine haiz olduğu saptanmıştır.
Tetkik edilen dosya kapsamı bütün olarak değerledirildiğinde; Dava, bir adet bono nedeniyle İİK 72/3.maddesi uyarınca takipten sonra açılmış menfi tespit davasıdır.
-------- İcra Dairesi'nin --------- Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde, alacaklının --------- Şti. ve borçlunun ... olduğu, alacaklı tarafından tarafından borçlu hakkında 19/12/2014 düzenleme tarihli, 31/12/2017 vade tarihli, 72.000,00 TL bedelli, keşidecisi, ... olan, lehtarı ---------- Şti. olan bono nedeniyle 72.000,00 TL asıl alacak 7.243,40 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 79.243,40 TL üzerinden takip başlatılmış olduğu görülmüştür.--------- Esas sayılı dosyasında verilen 07/11/2022 tarihli ara karar ile kızı ...'ın davacıya geçici vasi olarak atanmış olduğu anlaşılmıştır.Dava açıldıktan sonra davacının 25/11/2022 tarihinde vefat ettiği geriye mirasçı olarak eşi ... ve kızı ...'ın kaldığı, ...'ın ------- Sulh Hukuk Mahkemesince kısıtlandığı ve ...'ın vasi olarak atandığı, 13/12/2022 tarihli ara karar ile ...'ı --------- Esas sayılı menfi tespit davasında temsil etmek ve gerekli olan işlemleri yapması amacıyla 2022 yılı AAÜT uyarınca ahzu kabz ve ibra yetkileri hariç olmak üzere avukata vekaletname vermek üzere ...'a husumete ilişkin izin ve yetki verildiği anlaşılmıştır.Davacı ..., müteveffa ...'ın mirasçısı ve diğer mirasçı ...'ın vasisi olarak davaya devam etmiştir.
Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; Davacı, söz konusu senedin bedelsiz olduğunu ve bononun düzenlendiği tarihte davacının fiil ehliyetinin olmadığını iddia etmiştir.
Davalı davaya ve takibe konu bononun, davalının davacıya noterde satışını gerçekleştirdiği araç satış bedeline ilişkin olduğunu iddia etmiş olup 10/12/2014 tarihli ---------- yevmiye nolu noter satış senedinde satıcının davalı, alıcının davacı olduğu, aracın ---------- plakalı araç olduğu, satış bedelinin 72.000,00 TL olduğu ve araç satışı bedelinin peşin ödenen kısmının bulunmadığı, mülkiyeti saklı tutmak şartı ile karşı tarafa satılıp teslim edildiği, satış bedelinin ödenmesi için alıcıya süre verildiği, satıcıya verilen emre muharrer senetler kısmında alıcı tarafından imzalanmak sureti ile 1 adet emre yazılı senet verildiği, senedin vadesinin 31.12.2017, bedelinin 72.000,00 TL ve senedin tanzim tarihinin 19/12/2014 olduğu hususlarının yazılı olduğu görülmüştür.Aracın tescil kaydının incelenmesinde ... adına tescilli olduğu, sahiplik belge türünde "noter mülkiyeti muhafazalı" ibaresi yazdığı anlaşılmıştır.
Davacı dava dilekçesinde; satış bedelinin tamamının davacıdan tahsil edilmiş olduğunun noter huzurunda düzenlenen araç satış sözleşmesinde yazıyor olduğunu iddia etmiş ise de, söz konusu aracın noterde düzenlenen araç satış sözleşmesi ile davalı satıcı tarafından davacı alıcıya satıldığı ve bedelin mülkiyeti saklı tutmak şartı ile karşı tarafa satılıp teslim edildiği, satış bedelinin ödenmesi için alıcıya süre verildiği, satıcıya verilen emre muharrer senetler kısmında alıcı tarafından imzalanmak sureti ile 1 adet emre yazılı senet verildiği, senedin vadesinin 31.12.2017, bedelinin 72.000,00 TL ve senedin tanzim tarihinin 19/12/2014 olduğu hususlarının yazılı olduğu, resmi belge içeriğinin aksinin aynı mahiyette bir belge ile ispat edilmesi gerektiği, fakat davacının buna ilişkin bir belge sunamadığı, senet bedelinin ödendiğine dair de herhangi bir delil sunulmadığı, yine her ne kadar davacı tarafından dava dilekçesinde davacının fiil ehliyeti olmadığı iddia edilmiş ise de Mahkememizce davacının senedin imzalandığı tarihte fiil ehliyeti olup olmadığına ilişkin Adli Tıp Kurumundan rapor alınmış ve alınan rapor ile itiraz üzerine alınan raporda davacının senedin düzenlendiği tarihte, kendi hür iradesi istikametinde serbest olarak eylem ve işlemlere girişebileceği, fiil ehliyetine haiz olduğunun bildirildiği, davalının delil listesinde yemin deliline de dayanmadığı, tüm bu hususlar dikkate alındığında davacının iddialarını ispatlayamadığı anlaşılmakla davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın reddine,
Karar harcı olan 732,00 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
Suç üstü ödeneğinden karşılanan tebligat - posta- kep ücretleri toplamı 4.152,5 TL ile ATK tarafından kesilen 2 adet fatura toplamı ‭14.925‬,00 TL olmak üzere toplam da 19.077,5 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
Davalı tarafça karşılanan 87,75 TL yargılama gideri masrafının davacı taraftan tahsili ile davalıya verilmesine,
Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca takdir edilen 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı tarafa verilmesine,
Gider avansından sarf edilmeyen fazla yatan miktarın karar kesinleştiğinde IBAN/hesap numarası bildirilmesi halinde buraya, aksi halde ---------- ile konutta ödemeli olarak taraflara İADESİNE,
Dair, davalı vekilinin yüzüne karşı, davacı tarafın yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.05/02/2026