İşverence sağlanan servis aracını beklerken yaşanan kazanın iş kazası olarak tespiti davasında kurumun temyiz başvurusunun Yargıtayca reddedilerek kararın onanması.
Özet: İşveren tarafından sağlanan servis aracını, işveren tarafından belirlenen durakta beklerken üçüncü bir aracın çarpması sonucu yaralanan davacının geçirdiği olayın iş kazası olduğunun tespiti talebiyle açılan davada, davalı kurumun olayın iş kazası olmadığını savunmasına rağmen ilk derece mahkemesi ve bölge adliye mahkemesi kazayı iş kazası olarak nitelendirmiş; davalı kurumun bu karara yönelik temyiz başvurusu, olayın 5510 sayılı Kanunun 13/1-(e) maddesi kapsamında iş kazası olduğuna dair gerekçenin usul ve kanuna uygun bulunması üzerine yüksek mahkemece onanmıştır.

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/537 E., 2025/927 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 1. İş MahkemesiSAYISI : 2023/377 E., 2024/94 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, davalı şirkette kalite kontrol elemanı olarak çalıştığını, 03.02.2023 tarihinde işveren tarafından belirlenen servis güzergahında bulunan durakta, işveren tarafından sağlanan servis aracını beklediği sırada üçüncü kişiye ait bir aracın çarpması sonucu yaralandığını, sürekli iş göremezlik geliri bağlanması için davalı Kuruma yaptığı başvurunun olayın iş kazası olmadığı gerekçesiyle reddedildiğini ileri sürerek, davacının 03.02.2023 tarihinde geçirdiği kazanın iş kazası olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.II.CEVAP1.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının 03.02.2023 tarihinde geçirdiği kaza ile ilgili olarak davalı şirketçe derhal iş kazası bildiriminde bulunulduğunu, olayın Kurumca iş kazası sayılmamasında işverenin hiçbir dahli olmadığını, tüm yasal sorumluluklarını yerine getirdiği için davacının davalı şirkete yönelik taleplerinde hukuki bir yararının bulunmadığını, davanın kabulü halinde dahi şirket aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini belirterek, davanın reddini istemiştir.2.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; Kurum işleminin yerinde olduğunu, servis beklenilen esnada vuku bulan olayın iş kazası olarak değerlendirilemeyeceğini belirterek, davanın reddini istemiştir.III.İLK DERECE MAHKEME KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yapılan yargılama, toplanan deliller, celp ve ibraz olunan bilgi ve belgeler, Kurum kayıtları, tanık beyanları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davanın kabulü ile davacının 03.02.2023 tarihinde uğradığı kazanın, 5510 sayılı Kanun'un 13/1-(e) maddesine uygun şekilde iş kazası olduğunun tespitine karar verilmiştir.IV.İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V.TEMYİZA. Temyiz Yoluna BaşvuranlarBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.B. Temyiz SebepleriDavalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, 5510 sayılı Kanun'un 13. maddesi ve 2016/21 sayılı Genelge hükümlerine göre olayın iş kazası olarak sayılamayacağını, Kurum aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesinin de hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.C. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, iş kazası olduğunun tespitine ilişkindir.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARARAçıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.