T.C. Bakırköy 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi, davacı tescilli markalarıyla benzer ve kötüniyetli olduğu iddia edilen markaların hükümsüzlüğü talebini bilirkişi raporu ışığında Sınai Mülkiyet Kanununa göre değerlendirdi.
Özet: Davacının tescilli markalarına benzerliğini ve kötüniyetle tescil edildiğini iddia ederek davalıya ait iki markanın hükümsüzlüğünü talep ettiği davada, bilirkişi raporu, davalı markalarından birinin davacı markasıyla hem işaretsel hem de sınıfsal benzerlik göstererek Fikri Mülkiyet Kanununun 6/1. maddesi uyarınca karıştırılma ihtimali nedeniyle hükümsüzlük koşullarını taşıdığını, diğer davalı markasının ise sadece sınıfsal benzerliği olup işaretsel benzerlik bulunmadığından aynı madde kapsamında hükümsüzlük şartlarını karşılamadığını tespit etmiş ve kötüniyet iddiasının takdirini mahkemeye bırakmıştır.

T.C. BAKIRKÖY 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/232 EsasKARAR NO : 2026/3DAVA : Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : 11/11/2024KARAR TARİHİ : 16/01/2026KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 03/02/2026Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA : Davacı vekili dava dilekçesi ile, “..... ve ..... markalarının müvekkili adına tescilli olduğunu ve müvekkilinin 2001 yılında kurulduğunu, 35 yıllık elektromanyetik fren kavrama tecrübesi olan bir firma olduğunu, davalı şirketin ise, müvekkil şirket ...... Elektrik nezdinde işbu dilekçenin Mahkemeniz huzuruna iletildiği gün itibari ile %41 hissesi ile pay sahibi olan ayrıca münferiden temsil yetkisi olan yönetim kurulu başkanlığı yapmış ......'ın kurduğu ve paylarının tamamına sahip olduğu bir şirket olduğunu, dava dışı .....'ın müvekkil şirket ile aynı sektörde faaliyet göstermekte olan .... Elektronik Elektrik Makina Ve Güç Aktarma Sistemleri San. Ve Tic. Ltd. Şti.'yi kurduğunun ve ..... başvuru numaralı "..... başvuru numaralı ''.....'' markalarını tescil ettirildiğinin öğrenildiğini, söz konusu tescillerin müvekkiline ait markalarla benzer olduğunu ve keza kötüniyetli tescil edildiklerini, bu sebeplerle davalı şirket adına 07,09,35 nice sınıflarında kötüniyetli ve hukuka aykırı şekilde tescil edilen 10/11/2023 tarih .... başvuru numaralı "....." ve 05/01/2024 tarih ..... başvuru numaralı ''.....'' markaların hükümsüzlüğüne, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesi ile, eldeki davada, 6 harfli bir markada münferit bir harfin benzerlik gösterdiği iddiası inandırıcılıktan ve aklı selimden uzak olduğunu, davacının kullandığı marka ile müvekkilin kullanmış olduğu marka arasında karışıklığa meydan verecek bir benzerlik bulunmadığını, şöyle ki; markaların tescilli olduğu mal ve hizmetler ile telaffuz ve kelime unsurlarının birbirinden farklı olması, markayı oluşturan kavramların anlam bakımından farklı olmaları karşısında marka hükümsüzlüğünden bahsedilemeyeceği her türlü izahtan vareste olduğunu, öte yandan, hükümsüzlüğü talep edilen markalar yönünden kelimelerin bütün olarak söylenişinde ve markanın terkibinde çağrıştırma ve bağlantı kurma hususları da bulunmadığını, özel bir kasıt ile ikame olunan sui niyetli, haksız, yasal dayanaktan yoksun davanın reddini, masraf ve vekalet ücretinin de davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;Türk Patent ve Marka Kurumu'ndan davacı ve davalı adına kayıtlı marka tescil belgeleri celp olunmuştur.Dosya, davalı yana ait ..... tescil numaralı markaların hükümsüzlük koşullarının oluşup oluşmadığı hususlarında bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi 16/12/2025 tarihli raporu ile, "davacı dayanak ..... no.lu marka ve davalı hükümsüzlüğe konu .... açısından işaretsel benzerliğin ve sınıfsal benzerliğin söz konusu olduğu; karıştırılma ihtimali ve buna bağlı olarak gerçekleşecek hükümsüzlüğün varlığı için kural olarak hem işaret benzerliği hem de sınıfsal benzerlik gerektiğinden, belirtilen nedenlerle SMK m.6/1 anlamında hükümsüzlük şartlarının mevcut olduğu, davacı dayanak ..... no.lu marka ve davalı hükümsüzlüğe konu ...... açısından sınıfsal benzerliğin söz konusu olduğu ancak işaretsel benzerliğin söz konusu olmadığı, karıştırılma ihtimali ve buna bağlı olarak gerçekleşecek hükümsüzlüğün varlığı için kural olarak hem işaret benzerliği hem de sınıfsal benzerlik gerektiğinden, belirtilen nedenlerle SMK m.6/1 anlamında hükümsüzlük şartlarının mevcut olmadığı, davalı markalarının tescilinde SMK m.6/9 kapsamında kötüniyetin bulunup bulunmadığı hususunun ve buna bağlı olarak verilecek hükümsüzlük kararının kapsamının takdirinin Mahkemenize ait olduğu" hususlarını tespit ve rapor etmişlerdir.Dava, davalı adına kayıtlı markaların hükümsüzlüğü talebine yöneliktir.SMK'nun 25.md'si hükümsüzlük hallerini düzenlemektedir. Buna göre 5.md'deki mutlak red; ve 6.md'deki nisbi red sebepleri hükümsüzlük sebebidir. SMK 6/1.maddesine göre, tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.SMK 5/1-ç maddesine göre, Aynı veya aynı türdeki mal veya hizmetlerle ilgili olarak tescil edilmiş ya da daha önceki tarihte tescil başvurusu yapılmış marka ile aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer işaretler tescil edilemez.Karıştırılma ihtimali ortalama tüketicilerin her iki işaret arasında bir şekilde bağlantı kurmasıdır. Eğer mal veya hizmetin aynı işletmeden ileri geldiği yönünde bir algılama ortaya çıkıyor, yani bir işletmeye ait mal veya hizmet başka bir işletmeye ait mal veya hizmet ile karıştırılıyor ve bu nedenle satın alınıyor ise doğrudan karıştırma ihtimali; eğer mal veya hizmetin markası birbirinden ayırd ediliyor ancak bunların aynı işletmenin markaları olduğu ya da bu mal veya hizmetin aralarında ekonomik bağlantı bulunan işletmelerden geldiği biçiminde bir algılama oluşuyor ise bu halde de dolaylı karıştırma ihtimalinden söz edilecektir. Somut olayın değerlendirilmesinde, davacının davaya dayanak markalarından ..... no.lu "......" ibareli marka ve davalının hükümsüzlüğe konu ...... tescil nolu "...... " ibareli markaların 07,09,35. Sınıflarda tescilli olduğu, bu markalar açısından yapılan değerlendirmede taraf markalarında yer alan "...... " ve "....." kelime unsurlarının işitsel, kavramsal ve anlamsal olarak benzerlik gösterdiği, bu benzerlik unsurunun SMK 6/1 kapsamında taraf markaları açısından ilişkilendirilme ihtimali de dahil iltibas tehlikesinin mevcut olduğu, bu kelime ve kavramlar arasındaki benzerliğin ortalama tüketicilerin her iki işaret arasında bağlantı kurulabileceği, dolayısıyla karıştırılma ihtimalinin de mevcut olduğu, davacı dayanak ..... no.lu marka ve davalı hükümsüzlüğe konu ..... açısından davacının, gerek Türkiye’deki marka tescil önceliği, gerekse de görsel, işitsel ve anlamsal açıdan taraf markalarının benzerlik içermesi nedeniyle tüketici zihninde yarattığı imaj nedeniyle taraf markaları arasında bağlantı kurulabileceği, tarafların faaliyet gösterdikleri alan dikkate alındığında, markanın hitap ettiği kesimin dikkat seviyesinin ortalama halkın göstereceği dikkat seviyesi olan ortalama düzeyde olacağı bu markaları taşıyan malların aynı işletmeden geldiği ya da bunların üreticileri arasında işletmesel bir bağlantı olduğunu düşünebileceği, kelime unsurunun davalı markasında da benzer şekilde yer almakta olduğu ve bu haliyle davalı markasının davacı markasına yanaşma iradesi gösterdiği, ortalama tüketici nezdinde, taraf işletmeleri arasında bağlantı ihtimali de dahil olmak üzere iltibas tehlikesi doğurabileceği, bu açılardan markaların karıştırılabileceği sonuç ve kanaatiyle bu marka yönünden SMK 6/1 maddesi gereğince sübut bulan davanın kabulüne karar verilmiştir.Davacı dayanak ..... no.lu "......" marka ve Davalı hükümsüzlüğe konu ..... tescil numaralı "......" açısından Taraf markaları “.....” ibaresini ortak şekilde içermekte olduğu, Taraf markalarının, farklı kelime unsurlarıyla birlikte bütünsel ve farklı bir marka haline geldikleri, farklı bir kompozisyon ve içerik kazandıkları, her birinin bütünü itibariyle bıraktığı etkinin de farklı bulunması sebebiyle karıştırılmaya sebebiyet verebilecek derecede aralarında yakınlık bulunmadığı, ortalama tüketicinin, bu markaları taşıyan malların aynı işletmeden geldiği, markanın bir serisi olduğu ya da bunların üreticileri arasında işletmesel bir bağlantı olduğunu düşünmeyeceği ve genel anlamda markalar arasında iltibasın oluşmayacağı tespit ve kanaatiyle bu marka yönünden sübut bulmayan davacının davasının reddine karar verilmiştir.Davacının davaya konu markalar ile ilgili kötüniyet iddiası yönünden yapılan incelemede;Kötüniyetten ne anlaşılması gerektiği ve hangi koşullarda varlığının kabul edilmesi gerektiği her somut olayda ayrıca değerlendirilmesi gereken bir husus olmakla birlikte "ticari dürüstlük kurallarına aykırı olarak ve başkasının markasını ele geçirmeye, başkasının markasının tanınmışlığından haksız yarar sağlamaya yönelik olarak, "önceki marka sahibini tescil konusu ürünleri pazarlamaktan alıkoyma, piyasaya girmesini engelleme amacı ile" yapılmış tesciller kötüniyetli kabul edilmektedir. Hukukumuzda iyiniyet asıldır. Yani kötüniyet iddiasında bulunan bu iddiasını ispat külfeti altındadır. Davalı markasından reddine karar verilen ..... tescil numaralı "....." markası ile ilgili işitsel, kavramsal ve anlamsal bir yakınlık bulunmadığı, karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı hususları da dikkate alınarak hükümsüzlüğüne karar verilen ..... tescil nolu "....." ibareli markası yönünden ise davacı, dava dışı ..... isimli kişinin kurduğu firma üzerinden bu tescilin yapıldığını ve bu şahsın davacı ..... nezdinde davanın açıldığı tarihte %41 hissesi ile pay sahibi olduğunu beyan ederek kötüniyet iddiasında bulunmuş ise de tek başına kısmi hisse sahibi olmasının somut olay açısından kötüniyetli kabul edilmesi için yeterli olmayacağı, dolayısıyla dosya kapsamında davaya konu olayda davalının kötüniyetli tesciline delalet eder yeterli ve somut delil dosyaya sunulmadığı, davacının markasından haksız yarar sağlama iddiasının söz konusu olamayacağı ve bu iddianın ispatlanamadığı kanaatine varılmıştır. Tüm bu nedenlerle davacının davasının kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan gerekçelerle;1-Davacının davasının KISMEN KABULÜ İLE;-Davalıya ait ..... tescil numaralı markanın hükümsüzlüğüne, karar kesinleştiğinde sicilden terkinine, -Davacının davalıya ait ...... tescil numaralı markaya yönelik davasının reddine, 2-Alınması gereken 732,00 TL ilam harcından, peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 304,40 TL harcın, davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,3-Davacı kendisini vekille temsil ettirmekle, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre kabul edilen marka hükümsüzlüğü davası yönünden 55.000,00 TL vekalet ücretinin, davalıdan alınarak davacıya verilmesine,4-Davalı kendisini vekille temsil ettirmekle, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre red edilen ..... tescil numaralı markanın hükümsüzlüğü davası yönünden 55.000,00 TL vekalet ücretinin, davacıdan alınarak davalıya verilmesine,5-Davacı tarafça yatırılan 427,60 TL başvurma harcı ve 427,60 TL peşin harç olmak üzere toplam 855,20 TL harç giderinin, davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafça yapılan 10.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 204,36 TL posta-tebligat masrafı olmak üzere toplam 10.204,36 TL yargılama giderinden, davanın kabul ve reddi oranında hesaplanan 5.102,18 TL'sinin, davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına, 7-Karar kesinleştiğinde kalan gider avansının yatıran tarafa iadesine,Kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde mahkememize verilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliyesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzlerine karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 16/01/2026Katip .....Hakim .....