Yüksek pozisyonlu davalının inşaat projesinde usulsüz fon kullanımı ve yönetim zaafiyetleriyle müvekkil şirketi büyük zarara uğratmasından kaynaklanan ticari tazminat davası.
Özet: Davacı şirket, hakim ortağının yönetim kurulu başkanı ve kendisinin de adi ortaklıktaki yetkili temsilcisi olan davalının, anahtar teslim götürü bedelle anlaşılan bir projede müteahhide hak ediş kuralları yerine dayanaksız avans ödemeleri yaparak ve ortaklığı kuruluş amacı dışında yetkisiz projelere dahil ederek, müvekkil şirketin aktardığı kaynakları usulsüz kullanmak suretiyle ciddi finansal zararlara uğramasına neden olduğunu ileri sürerek tazminat talep etmektedir.

T.C. İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/825 Esas
KARAR NO : 2026/55
DAVA : Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 12/05/2022
KARAR TARİHİ : 28/01/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle : 28.08.1988 tarihinde kurulduğunu, davalının işbu davaya konu eylemlerin gerçekleştiği tarihte ------ yönetim kurulu başkanı olduğunu, müvekkil şirketin o tarihteki yönetimi tarafından gayrimenkul, inşaat ve taahhüt sektörüne adım atılmasına yönelik alınan karar doğrultusunda; ilk yapılan işlerden birisi --------Ş. ile birlikte--------- de -------- projesinin gerçekleştirilmesi amacıyla bir adi ortaklık kurulması olduğunu, 16 Mart 2016 tarihinde kurulan bu Adi Ortaklıkta ------- 94051 oranında Müvekkil şirket ise %49 oranında iştirak ettiği davalı bu adi ortaklıkta müvekkil adına yetkili temsilci olarak ekte sunduğumuz karar kapsamında yetkilendirildiğini, dolayısıyla, davalının hem zarara konu eylemlerin gerçekleştiği tarihte müvekkil şirketin hâkim ortağı olan -------- yönetim kurulu başkanı olduğunu ve hem de zararın fiilen doğduğu Adi Ortaklıkta müvekkilin yetkili temsilcisi olduğunu, davalı hem kendisinin müvekkil şirketin hâkim ortağı olan Emekli Sandığında yönetim kurulu başkanı olması nedeniyle iştiraki ve talimatı altında olan müvekkil şirketi söz konusu faaliyetlere sokmuş ardından da kendisini müvekkil şirketin kurduğu adi ortaklığın da ortaklar kurulu başkanı olarak tayin ettirerek müvekkil şirketin adi ortaklıktaki yetkili temsilcisi olduğunu, içerisinde olduğu -------- kredilerden sorumlu genel müdür yardımcısı olduğunu, dolayısıyla, bulunduğu pozisyon itibariyle hem banka tarafında hem de müvekkil şirketin hâkim hissedarı olan emekli sandığı tarafında fiilen etkili-yetkili bir konumda olduğunu, ekte sunulan Adi Ortaklık Ana Sözleşmesi'nin 9. Maddesinde de --------Ş.'yi temsilen ve Ortak Kurulu Başkanı olarak -------- seçildiği açıkça gözüktüğünü, müvekkil şirketin yaptığı o tarihteki işlemlerle ilgili tespitleri sonucunda müvekkil şirketin ciddi zararlara uğratıldığı bir sürecin yöneticisi olduğu ortaya çıktığını, müvekkil şirketin de iştirak ettiği -------- kuruluş amacı sadece --------- projesinin gerçekleştirilmesi olmasına rağmen Adi Ortaklığın kuruluş amacı dışında birçok başka projeye de yetkisiz bir şekilde dahil olduğunu, adi ortaklık bünyesinde gerçekleştirilen -------- Projesi kapsamında müteahhit ------- projeyi anahtar teslim götürü bedelle bitirmeyi taahhüt ettiğini ancak, müvekkil şirketin Adi Ortaklığa aktardığı kaynaklar davalı -------- tarafından usulsüz ve dayanaksız şekilde kullanılarak, müvekkil şirket zarara uğratıldığını, --------- de başlayan kentsel dönüşüm çalışmaları kapsamında; --------Ş. --------, ------- ada -------ve -------- numaralı parsellerde yer alan taşınmazlar üzerinde --------- projesinin inşaası için arsa sahipleriyle anlaşmaya vardığını ve muhtelif tarihlerde arsa sahipleriyle peyder pey arsa payı karşılığı inşaat sözleşmeleri imzaladığını, daha sonra -------- ile -------- arasında imzalanan 18.03.2016 tarihli Sözleşme ile müvekkil şirket ile --------- arasında bu inşaatın yapılması için bir adi ortaklık kurulduğunu, hemen paralelinde bu adi ortaklık -------- ile imzaladığı Mart 2016 tarihli Sözleşme ile --------- projesinin yapım işini bu şirkete devrettiğini, bu sözleşmeye göre; Müteahhit --------- projeyi götürü bedelle toplam 180.487.586-TL'ye anahtar teslim yapmayı taahhüt ettiğini, inşaat için gerek 3. Kişilere yapılan satışlar gerekse de ----------, sağladığı kaynak olmak üzere 400 milyon TL üzerinde bir kaynak sağlanmasına rağmen halihazırda bu inşaat yarı seviyelerinde tamamlanabildiğini dolayısıyla inşaata sözleşmede yazılı bedelden iki misli kaynak aktarılmasına rağmen inşaat yarı seviyesinde tamamlandığını, bu noktada davalı ---------, müvekkil şirketin Adi Ortaklığa aktardığı kaynakları usulsüz biçimde kullanarak ve müteahhitlere yapılmaması gereken ödemeler yaparak haksız ve hukuka aykırı olarak müvekkil şirketi çok ciddi zararlara uğrattığını, davalı --------- yukarıda anılan işlemler nedeniyle bilerek ve isteyerek ve yetkisi olmaksızın müvekkil şirketin zararına hareket etmiş ve müvekkil şirketi zarara uğrattığını, davalı Müteahhit ile imzalanan sözleşmede hak ediş usulü ödemeler yapılması gerekirken yukarıda bahsedilen “dayanaksız avans ödemeleri” şeklinde ödenmemesi gereken paraları --------ödediğini dolayısıyla Sözleşmede -------- ödemelerin açıkça hak ediş şartına bağlı olacağı kararlaştırılmış olmasına rağmen önden karşılıksız para verilerek müvekkilin diğer Zzararlarımızın yanında öncelikle şu an hesaplayabildiğimiz faiz zararına sebebiyet verdiğini, bu şekilde müvekkilin onayı olmadan Müteahhit'e ödenen bedellerin Müteahhit tarafından ne kadarının inşaatta kullanıldığının da belirsiz olduğunu, zira bu avansların alınması ve satış gelirleri de dikkate alındığında inşaatın çoktan bitmesi gerekirken yine de inşaatın bitmemiş olması bu avansların inşaatta kullanılmadığına dair şüpheler uyandırdığını, buna dair Müteahhit ile müvekkil şirket arasında devam eden hukuki ihtilaf nedeniyle söz konusu avanslarla ilgili farklı gerçeklere ulaşılması halinde bunlara dair de tazmin taleplerimizi ve her türlü yasal hakkımız saklı kalmak kaydıyla; bu aşamada bu avansların müvekkil talimatı olmaksızın ödenmesi nedeniyle doğan ve yıllık % 9 oranı üzerinden hesaplanan 28.801.642,60-TL faiz alacağının tahsili talepli olarak işbu davayı açtıklarını, söz konusu zararın Adi Ortaklık kayıtları üzerinde yapılacak bilirkişi incelemesi ile ortaya çıkacağını belirterek davanın kabulüne karar verilmesini ve dava sonunda alacağın elde edilmesinin temini zımmında davalıya ait taşınmazların satılarak paraya çevrilmesi için ve davalının mal varlığı üzerinde ihtiyati tedbir mahiyetinde ihtiyati haciz kararı verilmesini yine davalıya ait her türlü mal, hak ve alacakların ü kişilere devrini önlemek amacı ile davada verilecek karar kesinleşinceye kadar ihtiyati tedbir ile davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekilinin davaya cevap dilekçesine göre özetle; ---------, --------- arazisi için ödediği (daha sonra mahsup konusu olan) 30.000.000,00 TL'nin 14.700.000,00 TL'lik kısmının şimdilik 500.000,00 TL'sinin ve --------- tarafından müteahhit firmaya ödenen avanstan doğan ve yıllık %9 faiz oranı üzerinden hesaplanan 28.801.642,60.-TL zararın şimdilik S00.000,00-TL'si olmak üzere toplam da 1.000.000,00 -TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsilinin talep edildiğini ancak, davacı tarafından ikame olunan dava hakikat dışı iddialarla ve yasal dayanaktan yoksun, haksız ve hukuka aykırı olarak açıldığını, ayrıca davacı şirket tacir olduğunu, Türk Ticaret Kanununun 3, 4 ve 5'nci maddeleri gereğince huzurdaki dava da-------- Asliye Ticaret Mahkemelerinin görevli olduğunu, dava zamanaşımı süresi zarfında açılmadığını, davacı şirket, --------- eski ortağı olduğunu, huzurda görülen dava ikame edilmeden evvel --------- Ön Protokolü ve -------- Ön Protokolü-Tadil Protokolü hükümlerince adi ortaklıktan çıktığını ve ortaklığın eski hissedarı olması sebebiyle Adi Ortaklıktan her ne nam adı altında olursa olsun herhangi bir hak ve alacağı kalmadığını en geniş anlamda geri dönüşü olmaksızın Adi Ortaklığı ibra ettiğini, adi ortaklıkta, ortaklığın tüzel kişiliği bulunmadığından salt adi ortaklık olarak husumet ehliyeti bulunmadığı gibi ortaklardan sadece birinin dava açma hak ve yetkisi ya da birine karşı dava açılması da mümkün bulunmadığını, --------- Ön Protokolünün 3.1.2 maddesinde, ---------Ş., hisselerinin 6 48'ni ---------Ş'ye 4 1'ni de ---------- devrettiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN İNCELENMESİ VE GEREKÇE:Dava hukuki niteliği itibari ile ; adi ortaklık sözleşmesi nedeni ile davacı şirketi temsil eden davalının sözleşmenin diğer ortağına haksız kazanım sağlaması nedeni ile açılan alacağına ilişkindir. Mahkememiz -------- Esas--------- karar sayılı dosyasında; sayılı ilam ile :adi ortaklık sözleşmesi nedeni ile davacı şirketi temsil eden davalının sözleşmenin diğer ortağına haksız kazanım sağladığı iddiası ile açılan tazminat istemine ilişkin işbu dava ticari dava niteliğinde olduğundan TTK'nın 5/A maddesi gereğince dava şartı arabuluculuk sistemine tabi olduğu, davacının süre verildiği halde dava açmadan önce arabuluculuğa başvurduğuna dair beyanda bulunulmadığı, görevsiz mahkeme aşamasında da arabuluculuğa başvurulmadığı, nihayetinde ara buluculuk son tutanağın sunulmadığı gerekçesiyle " arabuluculuğa ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine" karar verilmiştir.Mahkememiz hükmü davacı tarafça istinaf edilmiştir. Mahkememiz dosyası -------- sayılı ilamında;Somut olayda, Asliye Hukuk mahkemesi'nin görevsizlik kararı 07/03/2023 tarihinde kesinleşmiş olup davacının görevli mahkemece yapılan yargılama safahatında 14/04/2023 tarihinde arabulucuya başvurduğu, 29/05/2023 tarihinde arabuluculuk sürecinin anlaşmazlık ile sonuçlandığı, buna dair son tutanağın görevli mahkemece henüz esasa girilmeden dosyaya ibraz olunduğu anlaşılmaktadır.Buna göre mahkemece , davanın esasına girilerek taraflarca gösterilen delilerin top- lanması, yapılacak yargılama sonunda hasıl olacak sonuç dairesinde karar tesisi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar tesisi usul ve yasaya aykırı bulunmuştur. Açıklanan nedenlerle, davacının istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, HMK 353/1-a-6 md gereğince tespit edilen eksiklikler yeniden yargılama gerektirdiğinden dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir. şeklinde mahkememiz hükmü bozulmuştur. Dava konusunda uzman bilirkişiye verilerek, rapor alınmıştır. Bilirkişi raporunda; tarafların beyanları ve delilleri ışığında, belgelerin tüm hukuki değerlendirme ve takdiri Sayın Mahkemenizin görev alanına ait olduğu işaret edilmek suretiyle: Davalının, işlemleri alınan kararlar çerçevesinde yaptığı, yapılan işlemler sonucunda herhangi bir zararın tespit edilemediği, şeklinde raporunu sunmuştur. Tüm dosya kapsamı,toplanan deliller, istinaf ilamı ve bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde; davacı şirketin iştiraki olan Vakıflar bankası --------- iştiraki olarak 28/08/1988 tarihinde kurulduğu, davalı --------- sandık yönetim kurulu başkanı olduğu, davacı şirketin faaliyet alanının inşaat sektörü olduğu, dava dışı ---------ş ile birlikte --------- projesinin gerekçeleştirilmesi amacıyla adi ortaklık kurulduğu, adi ortaklıkta ---------ş % 51 oranında, davacı şirketin % 49 oranında pay sahibi olduğu, davalının bu dönemde iştirakin yönetim kurulu başkanı olması nedeniyle davacı şirkete bu ortaklık ilişkisi içerisine soktuğu ve zarar görmesine neden olduğu iddiası ile tazminat davası açılmış olup, taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümü için davacının defterleri ile dava dışı sandığın karar defterleri incelenmiş buna göre sandık ile davacı şirketin ortaklık yapısının şu şekilde olduğu tespit edilmiştir. Ortaklar kurulunun ortaklığın en üst kurulunun ortaklar kurulu olduğu, ---------ş nin ---------ş iki temsilcisinin yer aldığı, ---------ş temsilen 1. Asil üye olarak -------- , ikinci asil üye olarak --------- yer aldığı, ---------ş temsilen 1. Asıl üye ----------, ikinci asil üye --------- olduğu, ortaklar kurulu başkanın ---------- , başkan yardımcının -------- olduğu, inşaat yapımına ilişkin sözleşmenin -------ş ile --------ş arasında imza altına alındığı ve alt yüklenici sıfatı ile inşaatı yükleneceği, 2016-2017-2018 faaliyet döneminde finansal tabloların gerçeği yansıttığı, ------ fonlarının yönetiminde piyasanın yakından takip edilerek en güvenli ve verimli şekilde günün ekonomik şekillerine uygun olarak rasyonel bir şekilde değerlendirildiği, 2016-2017-2018 yıllarına ait bilanço ve gelir gider tablolarının oy birliği ile kabul edildiği, yönetim ve denetim kurulunun oy birliği ile ibra edildiği, davalının yapmış olduğu işlemler ve alınan kararlar nedeniyle yapılan işlemler sonucunda herhangi bir zararın tespit edilemediği, -------- Soruşturma sayılı dosyasında aldırılan bilirkişi raporunda da , -------- yapılan işlemlerde ve alınan kararlarda tek başına imzasının bulunmadığı, yapılan işlemler sonucunda bir zarar oluşmadığı yönünde rapor aldırılmış ve mahkememizce aldırılan rapor ile savcılıkta aldırılan rapor arasında çelişki bulunmadığı, her iki bilirkişi raporunda da bir zararın bulunmadığının tespit edildiği, --------Ş ile ---------Ş arasındaki adi ortaklığın 16/03/2016 tarihli sözleşme kapsamında birbirlerine gayri kabili rücu ibra ettiğini kabul ve beyan ettiğini , bu hali ile yönetici sorumluluğundan kaynaklı bir zararın söz konusu olmadığı anlaşılmakla, davacının davasının reddine karar vermek gerekmiş olup, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın REDDİNE,
2-Alınması gerekli 732,00- TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 17.077,50- TL harcın mahsubu ile bakiye 16.345,5 TL nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-Avukatlık asgari ücret tarifesine göre davalı için takdir olunan 156.000.000- TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı tarafından herhangi bir masraf yapılmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
6-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine,
Dair, Davacı Vekilinin ve Davalı Vekilinin yüzlerine karşı tebliğden itibaren 2 hafta süre içinde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.28/01/2026