Önalım hakkından kaynaklanan tapu iptali ve tescil davasında akrabalık ilişkisi iddiası ile istinaf ve temyiz kesinlik sınırları çerçevesinde yapılan usul incelemesi.
Özet: Davacı, hisseli taşınmazlardaki payların davalıya satılması üzerine önalım hakkını kullanarak tapu iptali ve tescil talep etmiş, davalı ise akrabalık ilişkisi savunması yapmıştır. İlk derece mahkemesi davanın kabulüne karar vermiş, ancak dava değerinin istinaf kesinlik sınırının altında olması sebebiyle davalının istinaf başvurusu mahkeme ve bölge adliye mahkemesince reddedilmiştir. Davalı vekilinin, eksik inceleme ve gerçek değerin kesinlik sınırını aşacağı iddiasıyla yaptığı temyiz başvurusu Yargıtay tarafından kabul edilerek dosya incelemeye alınmıştır.
7. Hukuk Dairesi         2025/4471 E.  ,  2025/4351 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2025/928 E., 2025/942 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Aybastı 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2023/142 E., 2025/19 K.
Taraflar arasındaki ön alım hakkından kaynaklanan tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, İlk Derece Mahkemesince 10.03.2025 tarihli ek karar ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 346. maddesi gereğince istinaf talebinin reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi ek kararının davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince 12.06.2025 tarihli ek kararla, kesin karara yönelik temyiz dilekçesinin reddine karar verilmiştir.
Ek karar davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin dava konusu 8 adet taşınmazda hissedar olduğunu, dava dışı hissedarlardan ... mirasçılarının 24.11.2022 tarihinde ... yevmiye numarası ve ... 'ın 07.02.2022 tarihinde ... yevmiye numarası ile hisselerini davalıya sattıklarını belirterek, önalım hakkına dayalı olarak 2 54... parsel, 2 55... parsel, 2 55... parsel, 2 56... parsel, 2 60... parsel, 2 61... parsel, 2 61... parsel ve 2 61... parsel sayılı taşınmazlarda davalı adına kayıtlı payın iptali ile müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili 03.11.2023 tarihli beyan dilekçesinde; müvekkilinin devreden kişilerle arasında akrabalık ilişkisi olduğunu, devrin satış amacıyla yapılmadığını, Yargıtay içtihatlarında akrabalar arasında önalım hakkının kullanılamayacağına ilişkin kararlar verildiğini belirterek; davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 16.01.2025 tarihli ve 2023/142 Esas, 2025/19 Karar sayılı kararıyla; davalı ile ona pay satan kişiler arasında akrabalık ilişkisi bulunuyor ise de, davada söz konusu temlikin söz konusu saikler ile gerçekleştirildiğine yönelik süresi içerisinde herhangi bir savunma ve delil sunulmadığı gerekçesiyle; davanın kabulü ile dava konusu taşınmazlardaki davalı hissesinin iptali ile davacı adına tesciline dair kesin olmak üzere karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuş, İlk Derece Mahkemesi 10.03.2025 tarihli ek karar ile, anılan kararın kesin olarak verildiği görüldüğünden davalı vekilinin istinaf talebinin 6100 sayılı Kanun'un 346. maddesi gereğince reddine karar verilmiştir.
2. İlk Derece Mahkemesinin 10.03.2025 tarihli ek kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuş, Bölge Adliye Mahkemesi 17.04.2025 tarihli ve 2025/928 Esas, 2025/942 Karar sayılı ilâmıyla; Mahkemece kabul edilen ve davacı tarafça depo edilen dava değerinin 5.865,00 TL olup, karar tarihi itibariyle istinaf kesinlik sınırı olan 40.000,00 TL'nin altında kaldığı, verilen kararın miktar itibariyle kesin nitelikte olduğu ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun Yerel Mahkemece reddine karar verilmesinde usul ve kanuna aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, davalı vekilinin İlk Derece Mahkemesinin 10.03.2025 tarihli ek kararına yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine dair kesin olmak üzere karar verilmiştir.
3. Bölge Adliye Mahkemesinin kararının davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince 12.06.2025 tarihli ek kararla, davalı vekilinin talebinin 6100 sayılı Kanun'un 361. maddesi ve 362/1-(a) hükmü gereğince miktar itibariyle kesin olması nedeniyle reddine karar verilmiştir.
4. Bölge Adliye Mahkemesinin 12.06.2025 tarihli ek kararı, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle;
1. Eksik inceleme nedeniyle kararın istinaf kesinlik sınırının altında kaldığını, keşif yapılarak davaya konu taşınmazların gerçek değerinin tespiti halinde dava miktarının istinaf ve temyiz kesinlik sınırının üstünde olduğunun anlaşılacağını,
2. Müvekkilinin davacı tarafla ve hisselerini hibe eden ... ve ... mirasçıları ile akrabalık ilişkilerinin bulunduğunun davacı tarafın dinlettiği tanık beyanları ile ispatlandığını,
3. Yanlış hukuki değerlendirme ile hak kaybına uğradıklarını beyan etmektedir.
B.Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; ön alım hakkından kaynaklanan tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Başlangıçta dava değerinin belirlenmesinde inisiyatif davacıda ise de, Kanun'un 26. maddesinde düzenlenen “taleple bağlılık” ilkesi sadece davacının değil, davalının da taleplerinin nazara alınmasını emrettiğinden, kanun yoluna başvurulması halinde davacının talepleri yanında, davalının taleplerinin de mahkemece değerlendirmeye alınması gerekir. Aksi hâlde, davacının belirlediği değeri aşan davalı taleplerinin dikkate alınmaması, verilen kararın davalı tarafından kanun yoluna götürülmesi ve denetlenmesi engellenmiş olacaktır. Bu durum, davalının davada kendisini savunmasına ve adil yargılanmasına engel olacak nitelikte bulunduğundan, temyiz hakkının dava değerine veya hüküm altına alınan değerine göre belirlenmesi sırasında Kanun'un 341/3,4 hükümleri ile 362/2 hükmü uyarınca istinaf ve temyiz sınırı belirlenirken davalı tarafın ileri sürdüğü taleplerin de nazara alınması kanuna, hukuka ve hakkaniyete uygun bir değerlendirme olacaktır.
Kural olarak ön alım davalarında dava değeri; tapuda gösterilen satış bedeli olup istinaf ve temyiz kesinlik miktarının tespitinde bu miktar esas alınmakta ise de; somut uyuşmazlıkta tapuda "satış" olarak gösterilen işlemin gerçekte "bağış" olduğu savı ile işlemde muvazaa iddiasında bulunulmaktadır. Bu durumda, öncelikle Mahkemece dava değerinin re'sen tespiti ile belirlenecek miktarın dava değeri olduğunun kabul edilerek kanun yolu hakkında değerlendirme yapılması gerekmektedir. Tapuda satış bedeli olarak gösterilen bedelin İlk Derece Mahkemesince peşinen dava değeri olarak kabul edilerek 10.03.2025 tarihli ek kararla istinaf dilekçesinin reddine ve Bölge Adliye Mahkemesince 12.06.2025 tarihli ek kararla temyiz dilekçesinin reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
1. Yukarıda açıklanan nedenlerle; Bölge Adliye Mahkemesinin 12.06.2025 tarihli ek kararın KALDIRILMASINA,
2. Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin yatırılan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
16.10.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.