Yargıtay 2. Ceza Dairesi, hırsızlık ve işyeri dokunulmazlığının ihlali suçlarından verilen mahkûmiyet hükümlerini bozma sonrası onarken, mala zarar verme suçundaki adli para cezası temyiz talebini parasal sınır nedeniyle reddetti.
Özet: Yüksek mahkeme, sanık hakkında hırsızlık ve iş yeri dokunulmazlığının ihlali suçlarından verilen mahkûmiyet hükümlerine yönelik temyiz taleplerini, duruşmada toplanan delillerin, gerekçenin ve hakimin takdirinin yerinde olduğunu belirterek onamış; öte yandan, mala zarar verme suçundan verilen 1.000,00 TL adlî para cezasının 6217 sayılı kanunun 26. maddesi uyarınca temyiz edilemez nitelikte olması sebebiyle bu yöndeki temyiz istemini reddetmiştir.
2. Ceza Dairesi         2023/28490 E.  ,  2025/17041 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/514 E., 2023/449 K.
SUÇLAR : Hırsızlık, işyeri dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama
I- Sanık hakkında mala zarar verme suçundan hükme yönelik temyiz talebinin incelenmesinde
14.04.2011 tarihinde yayınlanarak yürürlüğe giren 6217 sayılı Kanun'un 26. maddesi ile 5320 sayılı Kanuna eklenen ek 2. madde uyarınca doğrudan verilen 3.000 TL'ye kadar olan adlî para cezalarından ibaret mahkûmiyet hükümleri kesin olup, sanık hakkında mala zarar verme suçundan dolayı tayin edilen 1.000,00 TL adlî para cezasına ilişkin hükmün, cezasının türü ve miktarları itibarıyla temyizi mümkün bulunmadığından, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesi gereğince temyiz nedeninin, Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE,
II- Sanık hakkında hırsızlık ve iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin incelenmesinde ise
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Bozma üzerine yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hâkimin kanaat ve takdirine göre temyiz nedenleri yerinde olmadığından reddiyle hükümlerin Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.