İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi, inşaat sözleşmesinden doğan alacak ve karşı alacak taleplerini içeren itirazın iptali ile tazminat davası yerel mahkeme kararının istinaf incelemesini gerçekleştirdi.
Özet: Bu hukuki belge, bir yüklenicinin tamamlanmamış inşaat işi için 347.000 TL bakiye alacak iddiasıyla başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptali talebiyle dava açtığı, buna karşılık mülk sahiplerinin ise yüklenicinin işi tamamlamadan bıraktığını öne sürerek kendilerine yapılan fazla ödemenin ve eksik iş bedelinin tahsili amacıyla 89.000 TLlik karşı dava açtığı bir uyuşmazlığın istinaf incelemesini konu almakta olup, ilk derece mahkemesi yüklenicinin itirazın iptali talebini reddetmiş ve mülk sahiplerinin karşı davasını kısmen kabul ederek 34.000 TLnin ödenmesine karar vermiştir.

T.C.

STANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
15.HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2024/1262
KARAR NO: 2026/127
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 28/03/2024
NUMARASI: 2022/391 Esas, 2024/199 Karar
DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali
KARAR TARİHİ : 03/02/2026
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ :
Davacı vekili asıl davada; müvekkili ile davalılar arasında ...'na ait inşaat sözleşmesine istinaden müvekkili şirketin 514.000,00 TL alacağı olduğunu, davalıların 167.000,00 TL lik ödemeyi peşin yaptığını ancak kalan 347.000,00 TL bakiye alacağını ödemediğini, davalılara sözlü ihtarlar ve Kartal ......Noterliğinin .../08/2015 tarih ... yevmiye sayılı ihtarı keşide ettiklerini ancak davalıların ihtara rağmen borcunu ödememesi üzerine İstanbul ... İcra Dairesinin ... sayılı dosyası ile takip başlattıklarını, davalılar tarafından borcu ödememek ve tahsili sürüncemeye sokmak amacı ile borca haksız ve kötü niyetli itiraz ettiklerini belirterek davanın kabulüyle davalının itirazının iptaline, takibin devamına, alacağın ticari faizleri ile tahsiline, haksız itiraz eden borçlu aleyhine alacağın %20'sınden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı- karşı davacılar vekili asıl davaya cevabında ve karşı davasında; müvekkili ile davacılar arasında İstanbul ...'nın bulunduğu mahallede bulunan konut ve misafirhane olarak kullanılması düşünülen bir villanın ek işlerinin yapımı için 09/01/2014 tarihinde sözleşme akdedildiğini, iş bu sözleşmede hangi işlerin yapılacağının belirtildiğini, ancak davacı şirketin sözleşmede belirtilen işleri tamamlamadan işyerini terk ettiğini, davacıların yarım kalan işleri tamamlayacakları vaadi ile müvekkilini oyaladıklarını, müvekkili tarafından B.Çekmece 3. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2014/... D.iş sayılı dosyası ile mahalinde keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırdıklarını, bilirkişiler tarafından davacıların yaptığı işler tespit edildikten sonra, müvekkili tarafından davacı tarafından yapılmayarak yarım kalan işleri başka bir firmaya yaptırdıklarını, davacıların sözleşme konusu işleri bitirip teslim etmediklerinden ücrete hak kazanmadıklarını belirterek davanın reddini talep ederek, müvekkilini davacılara çeklerle beraber toplam 189.000,00 TL ödediklerini, ayrıa 200 bin TL lik barter çeki verdiklerini, davacıların sözleşmeye konu işi yarım bırakmaları üzerine barter çekini iptal ettiklerini, yapılan bilirkişi incelemesine göre davacıların yaptığı işlerin bedelinin 100.000,00 TL olduğunu, müvekkili tarafından bu tespite itiraz ettiklerini, davacılara yapılan ödeme ve bilirkişilerin tespitine göre kabul anlamına gelmemekle beraber yapılan fazla ödeme tutarının 89.000,00 TL olduğunu, davacının yaptığı işlerin yargılama sırasında yeniden araştırılmasını talep ettiklerini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 89.000,00 TL belirsiz alacak davası ile davalılardan tahsilini talep ettiklerini belirterek asıl davanın reddine ve %20 den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, Karşı davalarının kabulü ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 89.000,00 TL nin en son ödemenin yapıldığı tarihten itibaren ticari faizi ile birlikte karşı davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı-karşı davalılar vekili karşı davaya cevabında; davalı tarafın karşı davasına konu alacak ile ilgili olarak müvekkillerine yapılan herhangi bir başvuru bulunmadığını, ayrıca davalı karşı davacılar taraından müvekkillerine iddia ettikleri kadar ödeme yapmadığını, bu hususun ticari defterlerin incelenmesinde ortaya çıkacağını, müvekkilinin iddia edildiği gibi işleri bırakıp gitmediğini, karşı davacının müvekkiline vaad ettiği ödemeleri süresinde yapmadığını ve müvekkiline ödeme için verilen çekleri durdurarak müvekkilini zor durumda bıraktığını, bu durumun düzeltilmesi için yeniden protokol ile eksik işleri ve ödemelerin yapılmasının planlandığını ancak karşı davacının bu protokole uymadığını, karşı davacının yaptırdığı tespitin bir geçerliği olmadığını belirterek karşı davanın reddini istemiştir.Mahkemece ilk olarak 2016/101 Esas - 2018/1352 Karar sayılı kararla, davacı-karşı davalı tarafın itirazın iptali davasının reddine; davacı-karşı davalı tarafın icra inkar tazminat talebinin ve davalı-karşı davacı tarafın kötüniyet tazminat talebinin reddine; karşı davanın kısmen kabulü ile; 34.000,00 TL tazminatın 04/03/2016 karşı dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davacı-karşı davanın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile karşı davanın davacılarına verilmesine, fazla istemin reddine karar verilmiştir.Bu karara karşı taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Dairemizin 2019/1343 Esas - 2022/860 Karar sayılı ilamıyla; Mahkemece, tespit raporunda bulunan fotoğraf ve tespitler ile karşı davacı tarafça sunulan faturalardan da yararlanılmak suretiyle sözleşme konusuna giren işlerin yüzde olarak ne kadarlık bir onanının tamamlandığı tespit edilip, bunun sözleşmede kararlaştırılan iş bedeline oranlanması suretiyle yüklenicinin sözleşme kapsamında hak ettiği iş bedelinin hesaplanması; ayrıca sözleşme dışında yüklenicinin yaptığını iddia ettiği 35.000,00 TL tutarlı olduğu belirtilen ilave işlerin yapılıp yapılmadığı, yapılmış ise miktar ve ölçü olarak nelerden ibaret olduğu belirlenip, yapıldıkları yıl serbest piyasa rayici ile bedeli tespit edilerek her iki bedel toplamından yüklenicinin iş sahibince kendisine ödendiğini kabul ettiği 167.000,00 TL'nin mahsubu ile sonucuna göre asıl ve karşı dava yönünden ayrı ayrı hüküm kurulması gerektiği gerekçesiyle, taraf vekillerinin istinaf taleplerinin kısmen kabulü ile kararın kaldırılmasına karar verilmiştir.Kaldırma kararı sonrasında, Mahkemece, önce ilk raporu hazırlayan bilirkişi heyetinden 20.01.2023 ve 15.05.2023 tarihli ek raporlar alınmış, bu ek raporlar Dairemizin kaldırma kararında belirtilen hususlar ile taraf itirazlarını karşılamadığından yeni oluşturulan bilirkişi heyetinden 28.02.2024 tarihli rapor alınmış ve bu son rapor hükme esas alınmak suretiyle, istinafa konu kararla; dinlenen tanık ...'ın bir kısım eksik işleri yaptığını belirttiği, tanık beyanından tüm eksik işlerin tanık tarafından tamamlanmadığının açıkça anlaşıldığı görülmekle davacı tarafın bilirkişi raporunun tanık beyanını dikkate almadan hazırlandığına ilişkin itirazının kabul edilmediği, Büyükçekmece 3. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2014/..... D.iş sayılı dosyasına sunulan raporu hazırlayan bilirkişi .......'nun dosyaya sunduğu dilekçeye göre tespit raporunda belirlediği 100.000,00 TL bedele KDV'nin dahil olmadığı, hükme esas alınan 28.02.2024 tarihli bilirkişi heyeti raporunda; Büyükçekmece 3. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2014/..... D.iş sayılı dosyasında yapılan tespitler, sözleşmede yer alan veriler, tarafların ve tanık beyanına göre yapılan yapılmayan işler tablo halinde tek tek açıklanarak işin tamamlanma oranının denetime elverişli şekilde tablo halinde (s.12-15) belirtildiği ve D.iş raporunda bilirkişi tarafından yapılan değerleme benimsenerek yapılan işin bedelinin 100.000,00 TL olarak kabul edildiği, bilirkişi raporunda yer verilen tabloya göre sözleşme konusu ince işlerin toplamı olan %52'deki oranının % 21,5, yüzde olarak da 21,5/52=0,41 olduğu, buna göre işin % 41’lik bir oranının tamamlandığı, sözleşme toplam bedeli üzerinden hesaplama yapıldığında 400.000,00 x 0,41=164.000,00 TL tutarında işin tamamlandığı, bilirkişiler tarafından yerinde yapılan inceleme ile yapılan gözlem, BAM kararında belirtildiği üzere dosya içeriğinde bulunan belgelere göre; davacı-karşı davalı tarafından iddia edilen toplam 35.000,00 TL bedelli ilave işlerin, tariflerinin yeterince açık olmaması, miktarlarının, belirtilmemesi, fatura vb. evrak görülememesi nedenleriyle, dosyada yer alan belgelere göre tespit edilen 42 m²yerden ısıtma işinin yapılmış olduğu, ön çatı kısmı olarak belirtilen bölümün mimari projesi üzerinden alınan ölçülerle 38m²olarak hesaplama yapmanın mümkün olduğu anlaşılmakla, ilave işler bedleinin bilirkişi raporunda tespit edildiği üzere 19.320,00 TL olduğunun kabul edildiği, bu kapsamda davacı-karşı davalı hak edişi ve ilave işler ile ilgili yaptığı işlerin toplam tutarının; 164.000,00 TL + 19.320,00 TL = 183.320,00 TL+ KDV olduğu, davalı-karşı davacı tarafça davacı-karşı davalıya ödediğini kabul ettiği 167.000,00 TL tutarın mahsubu sonucuna göre davacı-karşı davalı tarafın bakiye alacağın 16.320,00 TL + KDV % 18 (2.937,60 TL) olmak üzere toplam 19.257,60 TL olduğu, buna göre karşı davanın reddi gerektiği, davacı-karşı davalının gönderdiği ihtarnamenin tebliğ tarihi ve verilen 1 haftalık ödeme süresine göre davalı-karşı davacının 26.08.2015 günü temerrüde düştüğü, buna göre asıl davaya konu takipte davacı-karşı davalının talep edebileceği işlemiş faiz miktarının 81,71 TL olduğu, icra takibine konu alacak miktarı borçlu davalı-karşı davacı tarafça belirlenebilir nitelikte olmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddedildiği gerekçesiyle,1-İstanbul .... İcra Dairesi'nin ... Esas Sayılı dosyasına yapılan itirazın 19.257,60 TL asıl alacak ile 81,71 TL işlemiş faiz yönünden iptaline; takibin belirtilen miktarlar üzerinden takip talebinde yazılı şartlarla kaldığı yerden devamına, fazlaya ilişkin istemin (330.565,03 TL) reddine, 2-İcra inkar tazminatı talebinin reddine, 3-Karşı davanın reddine, karar verilmiştir.
Davalı-karşı davacı vekili istinafında;
1-)BAM kararından sonra önceki bilirkişilerden alınan ek raporlarda bilirkişilerin, davacı tarafın yaptığını iddia ettiği "ilave işler"le ilgili dosyada hiçbir belge bulunmadığı belirtip, varsayıma dayalı olarak hesap yaptıklarını açıkladıklarını ve 20.01.2023 tarihli ek raporlarında; müvekkillerinin borcunun olmadığını, aksine davacıların 76.093,20 TL fatura borcu, 13.350,00 TL nakit borcu olduğunu belirttiklerini, ancak ayni bilirkişilerin davacı tarafın itirazları nedeniyle daha sonra verdikleri 15.05.2023 tarihli ek raporlarında ise; yine varsayımlardan hareketle KDV dahil hesaplama yapıldığında önceki raporda belirledikleri meblağları tespit ettiklerini, ancak KDV hariç hesaplama yaptıklarında bu kez müvekkillerinin 4.650,00 TL nakit borcu olduğu sonucuna vardıklarını,Bu rapora da itiraz edilmesi üzerine Mahkeme başka bir heyetten 28.02.2024 tarihli raporun alındığını, bu raporda bilirkişilerin mahalline gittiklerini ancak taşınmazın el değiştirmesi nedeniyle "inceleme tarihinde kapalı olan dava konusu taşınmaza girilemediğini, incelemenin dışarıdan gözlem şeklinde yapıldığını" belirttiklerini, başka bir anlatımla bilirkişilerin önceki bilirkişilerin yaptığı gibi yine varsayımlara dayalı hesap yaptıklarını, bilirkişilerin raporun 12 ve devamı sayfalarındaki listede tamamlanma oranını tespit ettiklerini, ancak burada yapılmayan işler içinde yapılmış gibi oran verildiğini ve %52 olarak tespit edilen ince işler içinde % 21,5 kısmının yapıldığını tespit edip daha sonra yeni bir hesaplama ile bunun %41 olduğunu belirtip yapılan işler bedelinin 164.000,00 TL olduğunu belirttiklerini, oysa yapılan işler bedelinin kabule göre 400.000 x 0,21= 84.000,00 TL olması ve yapılan ödeme olarak kabul edilen 167.000,00 TL den mahsubu suretiyle karşı davanın (83.000,00)TL yönünden kabul edilmesi gerektiğini,
2-)İlave işlerle ilgili olarak dosyaya davacılar tarafından müvekkillerinin imzasını taşımayan bir liste sunulduğunu, BAM kararında öncelikle bu işlerin "yapılıp yapılmadığının tespit edilmesi" istendiğini, ancak raporun 15.sayfasında belirtildiği üzere bilirkişiler bina içine giremediklerinden ilave işlerin yapılıp yapılmadığını tespit edemediklerini, bu nedenle ilave işlerle ilgili olarak iddiasını ispatlayamayan davacı-karşı davalılara yemin teklif hakları olduğu hatırlatılıp bir sonuca varılması gerekirken, sadece davacı beyanına dayalı olarak ilave işler bedelinin 19.320,00 TL olarak hesap edilerek sonuç olarak 19.257,60 TL yönünden takibin devamına karar verildiğini, davacı tarafından ispatlanamayan ilave işler yönünden davanın reddi gerektiğini belirterek,
kararın kaldırılarak, asıl davanın reddine, karşı davalarının kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.Uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı-karşı davalı yüklenici, davalı-karşı davacı ise iş saibidir.Taraflar arasında imzalanan 18/12/2013 tarihli sözleşme ile ... bölgesinde bulunan ...'a ait ... ince işlerinin ... tarafından götürü bedelli olarak yapılması kararlaştırılmıştır. Davacı-karşı davalı yüklenici asıl davada, müvekkili şirketin 514.000,00 TL alacağı olduğunu, davalıların 167.000,00 TL ödediğini, bakiye 347.000,00 TL alacaklarının ödenmediğini belirterek, 347.000,00 TL asıl alacak ve 2.904,34 TL işlemiş ticari faiz toplamı 349.904,34 TL'nin davalı-karşı davacıdan tahsili için başlatılan takibine yapılan itirazın iptalini talep etmiş; davalı-karşı davacı iş sahibi ise 189.000,00 TL ödeme yaptıklarını, davacı-karşı davalının ise 100.000,00 TL'lik iş yaptığını belirterek 89.000,00 TL fazla ödemenin iadesini istemiştir.Dosya kapsamı değerlendirildiğinde;
Mahkemece, Dairemizin kaldırma kararı sonrasında ilk raporu hazırlayan bilirkişi heyetinden alınan 2 adet ek raporun Dairemizin kaldırma kararında belirtilen yol ve yönteme uygun olmadığı, yeni oluşturulan bilirkişi heyetinden alınan 28.02.2024 tarihli raporun kaldırma kararında belirtilen hususlar ve yöntem dikkate alınarak hazırlandığı, bu raporda, kaldırma kararında belirtilen şekilde yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde, davacı-karşı davalı yüklenicinin davalı-karşı davacı iş sahibinden talep edebileceği bakiye ve ilave iş bedeli toplamının 16.320,00 TL + KDV olarak belirlendiği, raporda ve kararda bakiye bedele ilave edilen KDV'ye ve mahsupta esas alınan ödenen bedele ilişkin ayrıca ve açıkça bir istinaf itirazı bulunmadığı,İstinaf dilekçesinde, sözleşme kapsamında yapılan işlerin oranının hükme esas alınan raporda %21,5 olarak belirlendiği ileri sürülmüş ise de, rapordaki %21,5'luk oranın yapılan ince iş kısımlarının tüm inşaat işlerine (kab inşaat işleri dahil) oranı olduğu, taraflar arasındaki sözleşmeye konu işler sadece "ince işler" olduğundan ve "yapılan ince iş kısımlarının" "tüm ince işlere" oranı raporda %41 olarak hesaplandığından davalı-karşı davacı vekilinin bu yöne ilişkin istinafının da yerinde olmadığı,Mahkemece kabul edilen işlemiş faiz ile reddedilen icra inkar tazminatına yönelik taraflarca istinaf itirazında bulunulmadığı anlaşılmakla, Mahkemece 28.02.2024 tarihli bilirkişi raporu doğrultusunda asıl ve karşı davaya ilişkin verilen kararlar usul ve yasaya uygun bulunmaktadır.Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalı-karşı davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-İSTANBUL .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin ..../03/2024 tarih ve 2022/... Esas, 2024/. Karar sayılı kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davalı-karşı davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan REDDİNE,
2-Asıl davada alınması gereken 1.321,06 TL nisbi istinaf karar harcından davalı tarafça peşin olarak yatırılan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 893,46 TL harcın davalı-karşı davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
3-Karşı davada alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından davalı tarafça peşin olarak yatırılan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 304,40 TL harcın davalı-karşı davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
4-Davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA,
5-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 03/02/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.