Yargıtay 4. Ceza Dairesinin hakaret suçunda, sanığın eksik araştırma ve katılan vekilinin 3359 sayılı Kanun ek 12. maddesi itirazlarını reddederek mahkumiyet hükmünü oy birliğiyle onaması.
Özet: Hakaret suçundan ilk derece mahkemesince verilen mahkumiyet hükmünün bölge adliye mahkemesince istinaf başvurusunun reddedilmesiyle kesinleşmesinin ardından, sanığın delil yetersizliği ve şüpheden sanık yararlanır ilkesiyle, katılan vekilinin ise sağlık personeline yönelik suçlara ilişkin artırım talebiyle yaptığı temyiz başvurularını inceleyen yüksek mahkeme, isnat edilen eylemin hakaret niteliğinde olduğunu, sanık hakkında 3359 sayılı Kanunun ek 12. maddesinin uygulanamayacağını ve mahkemenin takdir ve gerekçesinin yerinde olduğunu belirterek, tebliğnamedeki bozma görüşüne katılmayarak, oy birliğiyle temyiz istemlerinin esastan reddine ve hükmün onanmasına karar vermiştir.
4. Ceza Dairesi         2023/8646 E.  ,  2025/17271 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2022/2570 E., 2022/3004 K.
SUÇ : Hakaret
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde sunulduğu ve temyiz dilekçelerinde temyiz sebebine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık hakkında hakaret suçundan İlk Derece Mahkemesince verilen mahkumiyet hükmüne yönelik yapılan başvuru üzerine Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanığın temyiz istemi; katılan beyanlarına itibar edilmesinin yerinde olmadığına, şüpheden sanığın yararlanacağına, eksik araştırma ile hüküm kurulduğuna ilişkindir.
2. Katılan vekilinin temyiz istemi; 3359 sayılı Kanun'un Ek 12. maddesi uyarınca cezadan artırım yapılması gerektiğine ilişkindir.
III. GEREKÇE
Sanık savunması, katılan anlatımları, tanık ...'nin beyanları ile tüm dosya kapsamından sanığın mahkumiyetine ve 3359 sayılı Kanun'un Ek 12. maddesi sağlık personeli ve yardımcı sağlık personeline yönelik işlenen suçlara yönelik düzenleme içerdiğinden sanık hakkında uygulanmamasına ilişkin Mahkemenin takdir ve gerekçesi yerinde bulunmuş, sanığın ve katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddine karar vermek gerekmiş, sanığın katılana söylediği kabul edilen sözler hakaret niteliğinde olduğundan tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir.
Sanığa yükletilen hakaret eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı;
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Tekerrüre esas alınan kararın esas numarasının "2018/381" yerine "201/381" olarak yazılmasının yerinde düzeltilebilir maddi hata olduğu anlaşıldığından, yapılan incelemede hukuka aykırılık görülmemiştir.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararında sanık ve katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289/1. maddesi ile sair nedenler yönünden yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca Kırklareli 5. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
28.10.2025 tarihinde karar verildi.