Zorunlu müdafi eksikliği nedeniyle hırsızlık suçunda bölge adliye mahkemesinin duruşma açmadan verdiği bozma kararının usulen hatalı bulunarak Yargıtayca bozulması.
Özet: Hırsızlık suçundan verilen ilk derece mahkemesi mahkumiyet kararının istinaf incelemesinde, sanığın sorgusunda zorunlu müdafi görevlendirilmemesi nedeniyle Bölge Adliye Mahkemesinin dosyayı duruşma açmadan ve yeniden yargılama için göndermeden bozma kararı vermesi usuli hata olarak değerlendirilmiş; Yargıtay, bu hatalı bozma kararı üzerine verilen sonraki hükümleri hukuken geçersiz sayarak, Bölge Adliye Mahkemesinin tarafları çağırarak duruşma açıp delilleri değerlendirdikten sonra usulüne uygun şekilde yeni bir hüküm kurması gerektiği gerekçesiyle kararı bozarak dava dosyasını ilgili Daireye iade etmiştir.
2. Ceza Dairesi         2023/13095 E.  ,  2025/17003 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2023/45 E., 2023/180 K.
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin “Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.” ve aynı Kanun’un 294. maddesinin ise; “Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.” şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık müdafiinin temyiz isteminin, sanık hakkında etkin pişmanlığa ilişkin hükümlerin değerlendirilmediğine, kastın yoğunluğu,suçun işleniş biçimi,meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı gibi soyut kriterler alt sınırdan uzaklaşılarak hüküm kurulduğuna yönelik yapılan incelemede;
5271 sayılı Kanun’un 280/1-e-f maddesinde Bölge Adliye Mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hâllerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre, Milas 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.10.2021 tarihli ve 2018/107 Esas, 2021/639 Karar sayılı dosyasında hırsızlık suçundan verilen mahkûmiyet kararına yönelik yapılan istinaf incelemesi neticesinde, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 01.06.2022 tarihli ve 2021/3176 Esas, 2020/1972 Karar sayılı kararıyla; "5271 sayılı Kanun'un 150/3. maddesi uyarınca alt sınırı 5 yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlardan dolayı yapılan soruşturma ve kovuşturmada; sanığın müdafiinin bulunmaması halinde istemi aranmadan müdafi görevlendirilmesi gerektiği ve iddianamede sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/2, ve 143/1 maddeleri gereğince yargılanmasının talep edildiği hususu gözetildiğinde sanığın sorgusu sırasında zorunlu müdafinin görevlendirilmesi gerektiği" nedeniyle hükmün bozulmasına karar verildiği, bu bozma kararının aynı Kanun’un 280/1-e-f maddesinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesinin davanın yeniden görülmesine karar verilerek yapılacak duruşma sonucunda hukuka aykırılığın giderilmesi yerine dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı vermesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince yeniden hüküm kurulmasının yasal dayanağının bulunmadığı gözetilerek; İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 01.06.2022 tarihli ve 2021/3176 Esas, 2020/1972 Karar sayılı kararı(sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hüküm yönünden) ile bozma kararı üzerine verilen Milas 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.12.2022 tarihli ve 2022/491 Esas, 2022/740 Karar sayılı kararının(sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hüküm yönünden) hukukî değerden yoksun olduğu, 5271 sayılı Kanun’un 280/1-g maddesi uyarınca duruşma açılarak ve taraflar da çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre yeniden hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hükmün bozulmasına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/2. maddesi uyarınca İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.