Yargıtay 2. Ceza Dairesi, hırsızlık suçundan mahkumiyet hükmünde, Bölge Adliye Mahkemesinin duruşma açmadan verdiği bozma kararının hukuka aykırılığı nedeniyle kararı bozmuştur.
Özet: Yargıtay, Bölge Adliye Mahkemesinin sanıkların savunma haklarının kısıtlandığı gerekçesiyle verdiği bozma kararının, Ceza Muhakemesi Kanununun 280/1. maddesinde duruşma açılmaksızın bozma verilebilecek sınırlı haller arasında yer almadığını, bu tür bir durumda duruşma açılarak tarafların çağrılması ve delillerin yeniden değerlendirilmesi gerektiğini göz ardı etmesi nedeniyle usuli hataya düştüğünü tespit ederek, bu yanlış bozma kararı üzerine verilen sonraki hükümlerin hukuki değerden yoksun olduğu gerekçesiyle istinaf kararını bozmuştur.
2. Ceza Dairesi         2023/2267 E.  ,  2025/16983 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2019/487 E., 2019/2195 K.
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddine
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle ve hükmedilen cezanın türü ve süresine göre sanık ... müdafiinin duruşmalı inceleme isteminin reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık ... müdafiinin temyiz isteminin, sanığın avcılık amacıyla olay yerinden geçtiğine, tanığa teşhis yaptırılmadığına, sanığın cezalandırılması için yeterli delil bulunmadığına ilişkin olduğu; sanık ... müdafiinin temyiz isteminin, sanığın olay günü avlanmak amacıyla olay yeri civarına gittiğine, tanığın faillerin yüzünü göremediğine, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
5271 sayılı Kanun’un 280/1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde Bölge Adliye Mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hâllerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre, Amasya 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.10.2017 tarihli ve 2015/417 Esas, 2017/187 Karar sayılı dosyasında verilen mahkûmiyet hükümlerine yönelik yapılan istinaf incelemesi neticesinde, Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 03.05.2018 tarihli ve 2018/1028 Esas, 2018/1340 Karar sayılı kararı ile; istinabe yasağına aykırı davranılması ve sanıkların yokluğunda duruşma yapılması suretiyle savunma haklarının kısıtlanması nedenleriyle hükümlerin bozulmasına karar verildiği, ancak bu bozma kararının 5271 sayılı Kanun’un 280/1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesinin davanın yeniden görülmesine karar verilerek yapılacak duruşma sonucunda hukuka aykırılığın giderilmesi yerine dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı vermesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince yeniden hüküm kurulmasının yasal dayanağının bulunmadığı gözetilerek; Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 03.05.2018 tarihli ve 2018/1028 Esas, 2018/1340 Karar sayılı bozma kararı ile bozma kararı üzerine verilen Amasya 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.12.2018 tarihli ve 2018/345 Esas, 2018/832 Karar sayılı kararının hukukî değerden yoksun olduğu, 5271 sayılı Kanun’un 280/1-g maddesi uyarınca duruşma açılarak ve taraflar da çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre yeniden hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hükümlerin bozulmasına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafilerinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin bu sebepten dolayı Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/2. maddesi uyarınca Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.