Yargıtay 2. Ceza Dairesi, hırsızlık suçunda bozma sirayeti nedeniyle temyiz isteminin reddi ve dava zamanaşımı dolayısıyla mahkumiyet hükmünün bozularak davanın düşürülmesine hükmetti.
Özet: Bu Yargıtay kararı, hırsızlık suçundan verilen mahkumiyet hükümlerini incelemiş olup, bir hükümlünün önceki bozmanın kendisine sirayet etmesine rağmen yeni hükmü temyiz etme yetkisi bulunmadığından temyiz istemini reddetmiştir. Diğer yandan, sanık hakkındaki mahkumiyet hükümlerini bozarak, suç için öngörülen sekiz yıllık dava zamanaşımının, zamanaşımını kesen son işlem tarihi olan 18.03.2015ten 10.05.2023 tarihli hükme kadar dolduğunu ve davanın zamanaşımı nedeniyle düşmesi gerektiğini belirterek, yeniden yargılama yapmaksızın kamu davalarının düşürülmesine hükmetmiştir.
2. Ceza Dairesi         2025/8431 E.  ,  2025/16979 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/249 E., 2023/226 K.
HÜKÜMLÜ : ...
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, düşme
I. Hükümlü ...'ın Temyiz İstemi Yönünden
Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 15.09.2021 tarihli, 2020/12178 Esas, 2021/14173 Karar sayılı kararında diğer sanık ... hakkındaki bozmanın, aynı suçu işleyen ve temyiz isteminde bulunmayan hükümlü ...'a da sirayet ettirilmesinin, hükümlü ...'e bozmadan sonra verilen 10.05.2023 tarihli kararı temyiz hakkı vermeyeceği ve sirayet müessesesinin yasal sonucu gereği hükümlünün bu hükmü temyiz etme yetkisi bulunmadığından, hükümlünün temyiz isteminin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 317. maddesi gereğince Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE,
II. Sanık ... Hakkında Kurulan Hükümlere İlişkin Temyiz İstemi Yönünden
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun’un 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Sanığın yargılama konusu eylemlerine uyan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/1-b. maddesinde tanımlanan suç için öngörülen cezaların üst sınırına göre, aynı Kanun'un 66/1-e maddesinde belirtilen 8 yıllık dava zamanaşımının, zamanaşımını kesen son işlem olan 18.03.2015 tarihli mahkûmiyet hükmünden itibaren 10.05.2023 tarihli hüküm tarihine kadar gerçekleşmiş olduğu gözetilerek, davaların zamanaşımı nedeniyle düşmesi kararı yerine yazılı şekilde mahkûmiyet hükümleri kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı Kanun'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davalarının 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi gereğince zamanaşımı nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.