Yargıtay, çocuğun sarkıntılık suretiyle cinsel istismarı suçundan verilen mahkumiyet hükmünü, bakanlık ve sanık temyiz itirazlarını reddederek oy birliğiyle onadı.
Özet: Yargıtay, bozma sonrası ağır ceza mahkemesince sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan verilen mahkûmiyet kararının temyiz incelemesinde, sanık müdafiinin dosyada soyut beyanlar dışında delil olmadığı ve şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği beraat verilmesi gerektiği yönündeki itirazlarını, yargılama sürecinin usul ve kanuna uygun yürütüldüğü, delillerin tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı ve hükmün hukuka uygun olduğu gerekçesiyle reddederek oy birliğiyle onamış; aynı zamanda, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekilinin davaya katılma ve hükmü temyize hakkı bulunmadığı gerekçesiyle temyiz talebini de oy birliğiyle reddetmiştir.

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2024/336 E., 2024/449 K.ıSUÇ : Sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarıHÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onamaİlk Derece Mahkemesince bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü:I. HUKUKÎ SÜREÇSanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçunu işlediği iddiası ile açılan kamu davasında, bozma üzerine yapılan yargılama sonucunda, Şanlıurfa 4. Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanığın sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan mahkumiyetine karar verilmiştir.II. TEMYİZ SEBEPLERİSanık Müdafiinin Temyiz İsteğiÖzetle, dosyada soyut beyanlar dışında delil olmadığına, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.III. GEREKÇEA. Şikayetçi Bakanlık Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun'un 20/2. maddesi uyarınca davaya katılma hakkı bulunan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına yokluğunda yapılan yargılamaya ilişkin olarak Mahkemelerce re'sen ihbarda bulunulmasının zorunlu olup olmadığı hususunda Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunca yapılan toplantı sonucunda verilen 13.12.2019 gün ve 2019/6 Esas, 2019/7 sayılı içtihadı birleştirme kararı ile Bakanlığa bildirimde bulunulmasının zorunlu olmadığının kabul edilmesi ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 237/2. maddesine göre kanun yolu muhakemesinde davaya katılma talebinde bulunulamayacağının anlaşılması karşısında, Bakanlık vekilinin davaya katılma ve hükmü temyize hakkı bulunmadığından vaki temyiz isteğinin reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.B. Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği Yönünden Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.IV. KARARA. Şikayetçi Bakanlık Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle Şanlıurfa 4. Ağır Ceza Mahkemesinin kararına yönelik şikayetçi Bakanlık vekilinin temyiz isteğinin, 5230 sayılı Kanun'un 8. maddesi gözetilerek 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 317. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği YönündenGerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenlerle Şanlıurfa 4. Ağır Ceza Mahkemesinin kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.12.2025 tarihinde karar verildi.