Yargıtayın çocuğun cinsel istismarı suçlamasında, destekleyici delillerden yoksun soyut beyanlara dayalı mahkumiyetin hukuka aykırı bulunarak sanığın beraatle tahliyesi kararı.
Özet: Çocuğun cinsel istismarı suçundan yargılanan sanık hakkında, ilk derece mahkemesince kıyafet üzerinden cinsel bölgeye dokunma eylemiyle verilen mahkumiyet hükmünün istinaf mahkemesince esastan reddedilerek onanmasına rağmen, Yargıtay tarafından mağdurenin beyanlarının yan delillerle desteklenmemesi ve şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı kanıt bulunmaması gerekçeleriyle söz konusu hükmün bozulmasına ve sanığın derhal tahliyesine hükmedilmiştir.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2025/882 E., 2025/958 K.SUÇ : Çocuğun cinsel istismarıHÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : BozmaBölge Adliye Mahkemesince verilen karar temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü : I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçunu işlediği iddiası ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, İstanbul 29. Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanığın katılan mağdurenin ön özel bölgesini kıyafet içinden okşadığı şeklinde gerçekleştiği kabul edilen olayda mahkumiyetine dair hükmün istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.II. TEMYİZ SEBEPLERİSanık Müdafiinin Temyiz İstemiÖzetle, katılan mağdure ve katılan annenin beyanlarının çelişkili olduğuna, husumetin bulunduğuna, katılan mağdurenin sanık hakkında daha önceden de benzer iddialar ileri sürdüğüne, kararın bozulması gerektiğine ilişkindir. III. GEREKÇE İntikal şekli ve zamanı, katılan mağdure ve katılanın aşamalardaki beyanları, savunma, tanık ifadesi ve tüm dosya kapsamı dikkate alındığında; sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair katılan mağdurenin yan delillerle desteklenmeyen soyut beyanları dışında her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilerek İlk Derece Mahkemesince sanığın beraatine karar verilmesi gerekirken mahkûmiyet hükmü kurulması karşısında söz konusu hükme yönelik istinaf başvurusunun kabulü yerine esastan reddine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.IV. KARARGerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, bozma sebebine göre sanığın TAHLİYESİNE, başka suçtan tutuklu veya hükümlü olmadığı takdirde derhal salıverilmesinin ilgili yerlere en seri şekilde bildirilmesi için müzekkere yazılmasına, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca İstanbul 29. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.12.2025 tarihinde karar verildi.