5. Hukuk Dairesinin kamulaştırmasız el atma bedelinin tahsili davasında, imar planıyla sağlık tesisi alanı ayrılan taşınmazdaki belediye sorumluluğu ve pasif husumet incelemesi.
Özet: İmar planında uzun yıllardır kamu hizmet alanı (hastane tesisi) olarak ayrılması sebebiyle mülkiyet hakkı kısıtlanan bir taşınmaz için kamulaştırmasız el atma bedelinin tahsili istemiyle açılan davada, ilk derece mahkemesi Ankara ... Belediyesinin sorumluluğuna hükmederek taşınmaz bedelinin ödenmesine ve tapu kaydının iptaline karar vermiş, diğer davalı kurum yönünden ise pasif husumet yokluğu nedeniyle davayı reddetmiştir; davalı belediye vekilinin, idari yargı görevliliği, uzlaşma şartı eksikliği ve kamulaştırma yapmadığı yönündeki istinaf başvurusu, taşınmazın uzun süre kamu planlamasında kalması ve belediyenin kamulaştırma veya takas yükümlülüğünü yerine getirmemesi nedeniyle sorumluluğun devam ettiği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddedilmiş olup, dava kararın temyizi üzerine Yargıtay önüne gelmiştir.
5. Hukuk Dairesi         2025/4180 E.  ,  2025/15016 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2023/1186 Esas, 2024/727 Karar
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara Batı 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/137 Esas, 2023/143 Karar
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın davalı ... yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, davalı ... bakımından kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı ... vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkilinin Ankara ili, ..., ... Mahallesi 480 41... parsel sayılı taşınmazda hissedar olduğunu, bu taşınmazın imar planında ''... alanı'' olarak ayrıldığından tasarruflarının kısıtlandığını, kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin yasal faizi ile birlikte davalı idareden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; açılan davanın hukuka aykırı olduğunu, uzlaşma yoluna başvurulmadan dava açıldığından davanın reddine karar verilmesini, görev ve yargı yönünden davanın reddini talep ettiklerini, dava konusu taşınmazın ... alanı olarak gösterildiği halde idarelerince kamulaştırma işlemi yapılmadığını, imar planında ... alanı kullanımından çıkartılarak sahiplerinin tasarrufuna bırakılması yönünde 23.11.2011 tarihli ve 194856 sayılı Valilik oluru alındığını ve bakanlıklarının 26.01.2012 tarihli ve 2360 sayılı yazıları ile uygun görüldüğünü, ... Belediyesine 07.02.2012 tarihli ve 20910 sayılı yazı ile bildirildiğini, ... Belediye Başkanlığının 26.11.2018 tarihli ve 15971 sayılı yazısı ile gönderilen imar durum belgesinde dava konusu taşınmazın Özel ... alanı olarak ayrıldığının anlaşıldığını, taşınmazın mülkiyetinin de çok sayıda şahsa ait olması nedeniyle taşınmazla ilgili müvekkili idarenin bir tasarrufu bulunmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; idari yargının görevli olduğunu, ayrıca husumetten, dava şartı yokluğundan ve esastan da davanın reddi gerektiğini ileri sürmüştür.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın ... yönünden husumetten reddine, ... yönünden ise kabulü ile taşınmaz bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili ile davacıya ödenmesine, dava konusu taşınmazdaki davacı payının tapusunun iptali ve dahili davalı ... adına tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; idari yargının görevli olduğunu, davacı tarafından yapılan usulüne uygun bir uzlaşma başvurusu olmadığından dava şartı yokluğundan davanın reddi gerektiğini, müvekkili idarece yapılan bir kamulaştırma işlemi bulunmadığından davanın husumetten reddi gerektiğini, belirlenen bedelin yüksek olduğunu ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın 2003 onay tarihli uygulama imar planında "... Tesisleri Alanı(Bölge Hastanesi)" kullanımına ayrılmış iken, Ankara Valiliği İl ... Müdürlüğünün 07.02.2012 tarihli yazısı ile “taşınmazın çok paydaşlı oluşu, kamulaştırmada yaşanacak güçlükler dikkate alınarak ... alanından çıkartılarak vatandaşların kullanımına tahsis edilmesi” yönünde İl ... Müdürlüğü'nün ihtiyacı olmadığının ... Bakanlığından da olur alınmak suretiyle görüş bildirildiği, buna bağlı olarak ... ... Belediye Başkanlığınca yapılan 11.08.2015 onay tarihli ... planı değişikliği ile taşınmazın “özel ... tesis alanı” olarak yeniden düzenlendiği, bu plan doğrultusunda hazırlanan 1/1000 ölçekli uygulama imar planını değişikliğinin ... ... Belediye Encümeni’nin 13.05.2016 gün ve 1013 sayılı kararı ile onanarak kesinleştiği ve taşınmazın uygulama imar planında "Özel ... Tesisi Alanı" olarak belirlendiği, alanı ve imar durumu da dikkate alındığında sorumluluğun Ankara ... Belediye Başkanlığına ait olduğu anlaşıldığından mahkemece söz konusu idarenin davaya dahil edilmesi ve sorumluluğuna karar verilmesi doğru olduğu gibi, uzun yıllar programa alınmayan imar planının hayata geçirilmemesi nedeniyle kamulaştırma ya da takas cihetine gitmeyen davalı idarece, pasif ve suskun kalınmak ve işlem tesis edilmemek suretiyle taşınmaza müdahale edildiği; bu haliyle idarenin, mülkiyet hakkının özüne dokunan ve bu eylemi ile kamulaştırmasız el koyma olgusunun gerçekleştiğinin kabulü ile idareden değer karşılığının verilmesini isteyebileceği açık olup adli yargının görevli olduğu, dava konusu taşınmaza imar planında ayrılma amacına uygun fiilen el atılmadığı anlaşılmakla birlikte, 1996 onay tarihli 1/1000 ölçekli imar planı kapsamında "... Tesis Alanı" kullanımında iken, sonrasında Ankara 11.İdare Mahkemesinin 2021/715 Esas, 2022/577 Karar sayılı kararı ile iptaline karar verilen imar planı değişikliğinin Ankara Valiliği İl ... Müdürlüğünün 07.02.2012 tarihli ve 20911 sayılı yazısı ile Valilik ve Bakanlığın onayından geçen talepleri uygun görülerek taşınmazın imar planında kullanım amacının ''Özel ... Alanı'' olarak değiştirildiği dikkate alındığında sorumluluğun davalı ... Başkanlığında bulunduğunun kabulü ile arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza emsal mukayesesi yapılarak, dava konusu taşınmaz ile emsallerin vergiye esas değerleri de kıyaslanmak suretiyle değerinin tespit edilerek davalı idareden tahsiline, dava konusu taşınmazdaki davacı payının iptali ile davalı idare adına tapuya tesciline, 6745 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle 2942 sayılı Kanun'a eklenen Ek 1 inci maddesinde hukuki el atma düzenlendiğinden ve 7421 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi ile 2942 sayılı Kanun'a eklenen Ek Madde 4’ün son fıkrası uyarınca hukuken el atılan dava konusu taşınmaza ilişkin tespit edilen tazminat bedeli yönünden maktu harca hükmedilmesine, 04.11.1983 tarihinden sonraki döneme ilişkin el atmalarda nispi vekâlet ücretine hükmedilmesine dair Anayasa Mahkemesi kararı ile ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi de dikkate alınarak hükmedilen bedel üzerinden nispi vekâlet ücreti takdirine dair kararda, taşınmazın paydaşı tarafından açılan davada tespit edilen metrekare birim bedeli de dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden bir isabetsizlik görülmediği belirtilerek davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın husumetten reddi gerektiğini, davacının davaya konu taşınmazın kullanım kararını bilerek satın aldığı gözetilerek hakkın kötüye kullanılması yasağına aykırı olarak açılan davanın reddi gerektiğini, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu Ek 4 üncü madde uyarınca maktu harca hükmedilmesinde bir isabetsizlik bulunmamakla birlikte, maktu harca tabi bir davada vekâlet ücretinin de maktu olarak belirlenmesi gerekirken nispi vekâlet ücretine hükmedilmiş olmasının usul ve kanuna aykırı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin idareden tahsili istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesi ve alınan rapor uyarınca bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesi yerindedir.
3. Dava konusu taşınmaz 1/1000 ölçekli uygulama imar planında özel ... alanında kaldığından ve fiili bir el atma bulunmadığından, tasarrufu hukuken kısıtlanan taşınmaz bedeline hükmedildiğinden davacı lehine maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekmekte ise de bu husus davalı vekili tarafından açıkça istinaf sebebi yapılmadığından istinaf aşamasında ileri sürülmeyen bu hususun temyiz nedeni de yapılamayacağı anlaşıldığından bozmaya da konu edilmemiştir.
4. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukukî nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre; davalı ... vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
5. Buna karşın, dava konusu taşınmaz tapuda ... Mahallesinde kayıtlı olduğu halde, infazda tereddüt uyandıracak şekilde hükümde ... Mahallesi olarak gösterilmesi bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının reddine,
2. Kamu düzeni uyarınca temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
3. İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (1) numaralı bendinin 2 nci ve 3 üncü alt paragraflarındaki “... Mahallesi” ibaresinin hükümden çıkarılması, yerlerine ayrı ayrı “... Mahallesi” ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Davalı idareden peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
20.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.