Mirasbırakanın üçüncü şahıstan davalı oğlu adına edindiği taşınmazda doğrudan temlik bulunmadığından muris muvazaası iddiasıyla açılan tapu iptali ve tescil davasının reddine dair istinaf kararının temyizce onanması.
Özet: Bir mirasbırakanın kendine ait bir taşınmazı satıp, elde ettiği bedelle üçüncü kişiden dava konusu başka bir taşınmazı oğlu adına tescil ettirmesi durumunda, mirasçıların bu işlemi muris muvazaası iddiasıyla tapu iptali ve tescili talebiyle yargıya taşıdığı davada, Yüksek Mahkeme, mirasbırakan ile davalı oğul arasında doğrudan bir temlik işlemi bulunmaması ve taşınmazın üçüncü kişiden satın alınması nedeniyle, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil davasının dinlenemeyeceğine hükmeden Bölge Adliye Mahkemesi kararını onamıştır.

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2734 E., 2024/1501 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 27. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : 2020/195 E., 2022/368 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacılar; mirasbırakan babaları.................'in 2005 yılında ..............'de bulunan bir dairesini satarak satışın üzerinden iki ay geçtikten sonra dava konusu 1863 parsel sayılı taşınmazı dava dışı 3. kişiden bedelini ödeyerek davalı oğlu adına satın aldığını, davalının birikimi olmadığından dava konusu taşınmazı satın alacak gücünün bulunmadığını, her ne kadar taşınmaz dava dışı 3. kişiden satın alınmışsa da işlemin muvazaalı olduğunu ileri sürerek tapu kaydının iptali ile miras payları oranında adlarına tescilini, olmadığı takdirde bedelinin tahsilini istemişlerdir. II. CEVAPDavalı; iddiaların doğru olmadığını, dava konusu taşınmazın adına tescil edilmesinin üzerinden 15 yıl, mirasbırakanın ölümünün üzerinden 12 yıl geçtiğini, hak düşürücü süre ve zamanaşımı itirazında bulunduğunu, ömür boyu mirasbırakanla beraber yaşadığını ve çalıştığını, dava konusu taşınmazı ise birikimleri ve mirasbırakan babasından borç alarak satın aldığını, babasından aldığı borcu da sağlığında düğün takılarını satarak ödediğini belirterek davanın reddini savunmuştur.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacılar, mirasbırakanın adına kayıtlı taşınmazını satarak dava konusu taşınmazı davalı oğlu adına 3. kişiden satın aldığını ileri sürmüşseler de bu iddialarını ispatlayamadıkları gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; somut olayda mirasbırakan tarafından davalıya yapılan bir temlik bulunmadığından muris muvazaası iddiasına dayalı tapu iptali-tescil davasının dinlenemeyeceği, davanın bu gerekçe ile reddinin gerektiği belirtilerek davacılar vekilinin istinaf başvurusunun değinilen yönden kabulü ile hükmün gerekçesi düzeltilmek suretiyle davanın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, mirasbırakanın mal kaçırmak amacıyla adına kayıtlı bir başka taşınmazı satıp dava konusu 1863 parsel sayılı taşınmazı davalı adına satın aldığını, somut olayda mirasbırakan ile davalı arasında bir devir olmasa da evin satışı için mirasbırakan tarafından para verildiğinden muvazaa hükümlerinin uygulanması gerektiğini, davalının da cevap dilekçesiyle mirasbırakandan para aldığını ikrar ettiğini, davanın kabulünün gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştirB. Değerlendirme ve GerekçeDava, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde bedel isteğine ilişkindir. Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden; 1950 doğumlu mirasbırakan ..........'in 10.10.2009 tarihinde ölümü ile geride davacı kızları ile davalı oğlunun mirasçı olarak kaldıkları, dava konusu 1863 parsel sayılı taşınmaz dava dışı 3. kişi ............adına kayıtlı iken 28.03.2006 tarihinde davalıya satış yoluyla devredildiği, mirasbırakan tarafından davalıya yapılan bir temlikin bulunmadığı anlaşılmaktadır. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı 187,80 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacılardan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.10.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.